Bu kitabın bu hayattaki en sevdiğim beni en çok içine alan,sürükleyen, merak unsuru uyandıran kitap olduğuna karar verdim. Yazarın hayal dünyasının genişliğine hayran kaldım. Bir kitapta bu kadar çok olay olur da birbirine bağlanır mı? Birsürü olay, birsürü karakter ve hepsinin birbirine bağlanış şekli.. bunu ancak deha olan bir yazar olan Alexandre Dumas yapabilirdi. Hiç bitmesini istemediğim, okudukça bi kitap okuyor değil de kafamdan yansıyan bir projeksiyondan dizi izliyor gibiydim. Kitabı okuyan bir okur değil de aslında kitabın içinde yaşayan bir izleyiciydim. Bu kitabu okurken kitabın dışında kalınması imkansız, resmen kitabın içinden bir el çıktı beni çekti içine aldı ve bırakmadı. Bu yoğunluğum içinde vakit yaratarak bu kitabı 1.5 hafta gibi kısa bi sürede bitirmek verdiğim en doğru kararlardandı. Edmond Dantes’ in ne aşamalardan geçtiğini, hangi güçlüklere kol kanat gerdiğini görüyoruz ve bu güçlüğü kendisine çektirenlerin yanına kâr kalmaması için elinden geleni ardına koymaması aslında bu kitabın temel konusu. İntikam ateşinin bu kitapta asla sönmediğini görüyoruz. Kötü insanların yüzü gülebilir evet mutlu olabilirler ama bu geçici mutluluğa aldanmamak lazım. “Karma is a bitch” kalıbının hikayeleşmiş halini gördüm aslında. Gün gelir devran döner, yaptıkların yanına kâr kalmaz. Tanrı iyilikleri de görür kötülükleri de görür ve en beklemediğin anda seni sırtından bıçaklar , yaptıklarını burnundan fitil fitil getirir. Tanrı aslında kötü insanları cezalandırmak için Edmond Dantes’i yani namıdeğer Denizci Simbadı hattaaa en bildiğimiz adıyla Monte Kristo’yu araç olarak kullanmıştır. Suçsuz, masum insanlara zarar vermek, onları acılar içinde bırakmak dünyanın en kötü hadiselerinden biri olsa gerek. Bunu kitabın her kelimesinde her cümlesinde hissediyorsunuz
Monte KristoAlexandre Dumas · Antik Kitap · 201037,2bin okunma
Her satırında acaba bir sonraki satırda ne olacak diyerek heyecanla okuduğum çok sevdiğim bir kitap oldu. O kadar güzel bir betimlemesi var ki yazarın tamamen kitabın içinde yaşadım diyebilirim sanki orada görünmez bir kahramanmışım gibi. Bir yandan hemencecik bitsin diye uğraşırken bir yandan da hiç bitmesin istedim çünkü gerçekten çok iyi bir kitaptı. Kurgusuyla, betimlemesiyle, sevinci ile üzüntüsüyle her şeyiyle mükemmeldi. Hayatın insanın karşısına ne çıkaracağını bilemiyoruz, onlarda bilemediler planlar yaparken hayatın karşılarına çıkardıklarını yaşadılar; hepimiz gibi. İşte bu yüzden ertelemeyin sevmeyi, umut etmeyi, ağlamayı, gülmeyi, bir de anı yaşayabilmeyi... Hayatı ertelemeyin çünkü ertelemek yaşamın mayasını kaçırır.
Monte KristoAlexandre Dumas · Antik Kitap · 201037,2bin okunma
Anna Karenina'dan sonra okurken elimden bırakmak istemediğim kitaplardan biri de Monte Kristo'ydu. Kitabın akıcılığı mükemmeldi. Okumayı düşünenlere tavsiye ederim.
Kitabın konusu ise, Firavun gemisinin kaptanı yolda ölünce kaptanın yerine geçen baş karakter Edmond Dantes gemiye limana kadar kaptanlık yapar. Tüm mürettebat Edmond'un her söylediğini severek yapmaktadırlar. Çünkü hepsi Dantes'i sevmektedir. Tabi ki bir kişi dışında geminin ikinci kaptanı olan Danglars, kaptanlğı kaptırdığı için Dantes'e kin gütmektedir. Gemi Limana ulaşınca Dantes direk babasının yanına koşar. Daha sonra yetim olan sevgilisi Mersedes ile buluşur. Fakat gittiğinde Mersedes'e aşık olan Fernand'ın da orada olduğunu görür. Fernan aynı zamanda Mersedes'in kuzenidir. Mersedes ve Dantes evlilik kararını Dantes'in babasına açıklamak için yola çıkarlar. Yolda Fernand, Danglars ve Kadrus'u bir masada oturup içki içerken görürler. Daha sonra onlarla bir iki kelime konuştuktan sonra yola devam ederler. Bu şeytani üçgeni oluşturan karakterler Dantesten kurtulmak için bir plan yaparlar. Düğün günü askerler gelir ve Danstes'i götürürler. Dantes'in hapsedilmesi ile birlikte olay örgüsü devam eder.
Kitap içerisinde hangi koşullarda olursanız olun ''Ümit etmek ve Sabırla beklemekten'' vazgeçilmemesine bir çok bölümde değinilmiştir. Çünkü ümit etmek insanın hayata tutunmasını sağlamaktadır. Ümidini yitirmiş bir kişi ruhsuz bir bedene dönüşür. Hiçbir şeyden keyif almamanıza yol açar.
Farya ile karşılaşan Dantes'in hayatı bir anda değişmektedir. Dantes onun sayesinde birçok yeni şey öğrenir. Bu durum size bir şeyler katacak insanlarla arkadaşlık kurmamız gerektiğini göstermektedir. Çünkü, bazı insanlar vardır size yeni şeyler kazandır ve hayatınızı değiştirir. Bazı insanlar vardır size bir şey
Monte KristoAlexandre Dumas · Antik Kitap · 201037,2bin okunma
Gerçekten mükemmel bir kitaptı mükemmel bir öykü mükemmel bir son her anı her bölümü ayrı zevk verdi maceraya gerçekten yaşamak istiyorsanız bu kitap okumalısınız keşke bir filmi olsa bu kitabın
İki defa okuduğum en güzel klasiklerden biri.
İftiraya uğrayan genç denizci Edmond Dantes, şüphe girdabında sevgilisi Mercedes'i, babasını, özgürlüğünü bir anda kaybeder. Acı ve korkunç tecrübelerle dolu bu dönemde, zindanda tanıştığı rahip sayesinde hem zengin hem bilgili bir adam yani Monte Kristo Kontu olur. İlmik ilmik işlediği planlarla gençliğini, sevdiklerini elinden alanlardan intikamını alır.
Coğrafya, tarih, din,çeşitli iş kolları, karakterlerin ruhsal durumları sayamayacağım birçok unsur incelikle konu edilmiş. Akıcı ve sürükleyici. Dumas'a saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum.
2006 yılında ilk okuduğumda bana kitap okumayı sevdiren kitap (10 sene sonra tekrar okuduğumda daha bir sevdim kitabı).
Olay örgüsü ve anlatım örnek alınacak derecede iyidir. İntikamın ilk kitabı olabilir bu roman. Öyle ki hikayenin içinde ki bir çok olay zaman zaman filmlerde kullanılmıştır (Türkiye için en bilindik olanı 'Ezel' dizisidir.)
Yazarın insan ve mekan betimlememeri size o zaman da o insanları tanıyormuşsunuz hissi veriyor ve bu sayede romanın içine giriveriyorsunuz. Özellikle hapishaneden kaçışın anlatıldığı bölümü bire bir yaşıyorsunuz ve o sayfalar hem hemen bitsin hem de hiç bitmesin istiyor, elinizden bırakamıyorsunuz.
Bana göre her yönüyle bir başyapıt.
En başta şunu söylemek gerekiyor, sakın Timaş'tan okumayın.
Tüm zamanların en iyi intikam romanlarından biri. İddialı bir giriş oldu ama bunu çürütebilecek kadar intikam romanı okumuş birinin çıkacağını da sanmıyorum. Filmi de olduğundan hikayeyi az çok hepiniz biliyor olmalısınız. Genç denizcimiz Edmond Dantes'in tek hayali Mercedes ile evlenmektir. Bunun içinse önünde iki engel vardır. İlki tahmin ettiğiniz üzere para, ikincisi ise Edmond'un en yakın dostu Fernand Mondego. Mondego da güzeller güzeli Mercedes' e aşıktır. Ve bir gün çıktıkları bir sefer sırasında Edmond, yumuşak yürekliliği yüzünden ufak bir belaya bulaşır. Daha doğrusu bir iyilik yapar ve bu iyilik başta Fernand Mondego olmak üzere birkaç kişi tarafından uygulanacak ve hepsine büyük çıkarlar sağlayacak müthiş bir planın başlamasına neden olur. Türlü entrika sonunda Edmond kendini bir zindanda bulur ve ölene kadar da orada kalacaktır. Sonrasında yan hücredeki komşusu Abbé Faria ile tanışır ve asıl hikaye başlar. Edmond'un yaşamak için tek bir amacı vardır artık; intikam.
Hiç suçu olmadığı halde suçlu ilan edilip değer verdiği her şey elinden alınan genç bir adamın, mucizevi şekilde geri dönüp hayatını çalanlarla hesaplaşmasının destansı bir öyküsüdür Monte Kristo Kontu.
Monte KristoAlexandre Dumas · Antik Kitap · 201037,2bin okunma
çoğu kişi kişi kitabın hakkını vererek çeşitli yorumlar yapmış benim en çok canımı sıkan şey mercedes'in tüm bunları hakketmediği oldu. belki de hikayede masum olan tek kişi kendisiydi .Yıllarca sevgilisinin yasını tutup sevmediği bir adamla evlenip , üstelik ona bir çocuk veren bir kadın. Kitapta sürekli hasta olduğu yazılıydı. Düşünün bir ömrü neredeyse hiç mutlu olmadan geçiriyor. Dantes'i ilk görüşte tanıyacak kadar ona aşık. işin sonunda ise hiç bilmediği ülkede alışık olduğu servet olmadan yaşamak zorunda kalıyor. Tabii ki dantes ,ile sonsuza kadar mutlu yaşadılar gibi gerçeğe uzak bir son beklemiyordum ancak , yaşadıklarını hiç hakketmedi. en azından akıbeti daha tatmin edici olabilirdi.
Offf offf off diye sözlerime başlamak istiyorum....
1552 sayfalık bir yapıt artı 1500 sayfa daha olsa daha okurdum, öyle harika bir kitap.
Heyecan, aksiyon, entrika, aşk, nefret, kin, intikam !
Ne ararsan var. Ve müthiş bir kurgu, müthiş bir anlatım enfes bir kitaptı.
Çok kalın olduğu için okumayı yarıda bırakırım korkusuyla eliniz gitmeyebilir ama hiç göz korkutacak bir kitap değil. Akıp gidiyor resmen hiç sıktığı bir bölümüne rastlamadık.
Kitabımız 1815 zamanlarında, 18.Louis kralı ve N. Bonapart kavgalarının olduğu esnalarda, kendi halinde bir kaptan yardımcısına bir mektubu bir adrese teslim edilmek üzere verilmesiyle başlıyor.
Adrese teslim edilmek üzere iyi niyetle alınan bu mektup suçsuz yere kaptana iftira atılmasına ve türlü oyunlarla hapishaneye girmesine sebep oluyorlar.
Bütün hayallerine kavuşmak üzereyken biranda ailesinden, dostlarından ve büyük aşkından koparılıp bir şatoya hapsedilen Edmond Dantes; uzun yıllar sonunda bir şekilde hapisten çıkıyor ve onu suçsuz yere hapse attıran kişilerden intikamını almaya başlıyor.
Atılan her bir adımı hayranlıkla okuyacaksınız. Meraktan sayfaları ilerledikçe çoğu tahminlerinizin boşa çıktığını göreceğiniz bir kitap.
Sonunda da yaaa bitmesee keşke diyosunuz. :)
Bitmesini istemeyeceğiniz, asla elinizden düşürmeyeceğiniz ve de acaba ne olacak diye heyecandan uykunuzu bile kaçırabileceğiniz bir kitap.
Keyifli okumalar. Hayırlı akşamlar...
Monte KristoAlexandre Dumas · Antik Kitap · 201037,2bin okunma
Ezel dizisinin bu kitaptan esinlenerek ortaya çıkmasından beridir bu kitabı okumak için sabırsızlanıyordum.
Alexandre Dumas’ın dönemin Fransasından esinlenerek yazdığı bu roman kesinlikle okunmaya değer.
İntikam duygusunu sevmeyen biri olarak söylüyorum ki bu kitabı okumak bana güzel şeyler kattı. Bilginin önemini, edinilen bilginin kullanılmadığı sürece öğrenilemeyecegini.
Özellikle Ümidimizi kesmemeyi ve sabır etmeyi öğretti. Adaletin er ya da geç yerini bulduğu gerçeğini ve ümidi yitirdiğin anda önüne çıkabilecek mucizeleri, hayatın zorluklarına direnip, mutlu olacağın günlerin geleceğini, birer birer hayatıma kazıdı.
Okumayı düşünenlere şiddetle tavsiye ediyorum..
Alexandre Dumas Pére... Fransız yazar. Monte Kristo Kontu, Üç Silahşörler, Siyah Lale ve Demir Maske gibi tarihi romanlarıyla tanınır. Üçyüze yakın macera romanı yazmıştır. 19. yüzyılın en verimli ve en sevilen Fransız yazarlarındandır. Önce oyunları daha sonra da tarihsel romanlarıyla büyük ün kazanmıştır. Özellikle, Kardinal Richeliey dönemindeki gözüpek kahramanı anlattığı romantik tarzda yazdığı Üç Silahşörler (1844) ve Monte Kristo Kontu (1845) en tanınmış yapıtlarındandır. Dumas'nın renki, açık yürekli, kimi zaman pek inandırıcı olmayan bir üslupla kendi olağanüstü yaşamındaki olayları aktardığı Anılar (1852-54) adlı yapıtı romantik dönem Fransız edebiyat yaşamına ışık tutar. Dumas, geçimini sağlamak amacıyla genç yaşta Paris'e gitmiştir. Avukat olmayı planlamış ama geleceğin Fransa Kralı Orléans dükü Louis-Phlippe'nin hizmetine girmiştir. Sonra da şansını tiyatroda denemeye karar vermiştir. Yazdığı oyunlar döneminde olduça ilgi görmüştür. III. Henry ve Sarayı (1829) adlı oyununda Dumas, Fransız Rönesansının gösterişli bir tablosunu çizmiştir. Napoléon Bonaparte (1831) yeni ölen imparatorun efsaneleşmesini sağlamıştır. Dumas, oyun yazarken tarihsel romanla da ilgilenmeye başlamış ve renkli bir tarihsel fonla, genellikle 16. ve 17. yüzyılda geçen heyecanlı öyküler yazmayı hedeflemiştir. Kalıcılığını da oyunlarıyla değil, bu tarihsel romanlarıyla sağlamıştır. Romanlarındaki kahramanlarında iyi-kötü ayrımı oldukça belirgindir. Victor Hugo gibi romantik akımın başlıca yazarlarındandır. Dumas başarı kazandıkça kendini pahalı zevklere vermiş ve borçlarını ödeyebilmek için daha fazla yazmaya başlamıştır. Aynı zamanda gazeteciliğe de başlamış, gezi kitapları yazarak para kazanmaya çalışmış ama başarılı olamamıştır. Alexandre Dumas'nın eserlerini, özellikle de "Üç Silahşörler"'i yazarken tarihi oldukça saptırdığı, olaylara fazlasıyla hayâl gücünü kattığı söylenir. Bu söylentiler kulağına kadar gelince Dumas, "Tarihe tecavüz ettiğimi söylediler ama çok güzel çocuklar doğdu" demişti. Alexandre Dumas 1870'te, Dieppe yakınlarında ölmüştür.