Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 12 dk.
Sayfa Sayısı:
148
Basım Tarihi:
Mart 2017
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 2017
Yayınevi:
Ehil Yayınları
ISBN:
9786059918749
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2026 92. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 19:16
Haktan başkasıyla sohbete itibar etme. İnsanların zararından kurtulmak için istenen uzlete itibar etme. Ama insanların kendisinin zararından kurtulması için kişinin istediği uzlete itibar edilir. Korkunun sebebi zat değilse, ona itibar etme. Basiretsizlikten kaynaklanan umuda itibar etme. Bir tevekkülde Hak vekil değilse, ona itibar etme. Bir makamın senin üzerinde hükmü kalırsa, ona itibar etme. Senden istifade ettiği şeyden dolayı seninle arkadaşlık edene itibar etme. Allah için seninle arkadaşlık edene itibar et. Allah’a aldanma, ama O’ndan ümidini de kesme. O’nun sevgisini arzu etme; fakat O’ nu sevmeyen biri olmaya da razı olma. O’nu ispat etme, ama nefyetmeye de meyletme. Aman ha, tevhitten sakın ayrılma, vesselam!
Hayata Dair
NasihatnameMuhyiddin İbn Arabi · Ehil Yayınları · 2017190 okunma
10/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2021 27. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mayıs 2021 05:23
İbn-i arabi'nin günümüze uyarlanan dili ile anlaşılır ve öğüt verici bir kitap. Herkesin kütüphanesinde olması gereken bir eser. Hadislerle desteklemiş ve Müslümanlara yol gösterici.
NasihatlerMuhyiddin İbn Arabi · Gelenek Yayınevi · 2017190 okunma
9/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2019 25. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 18 Temmuz 2019 17:33
Bu zamanda biz gençlerin kendisine yön verecek güvenilir alimleri bulması maalesef ki zor. Çünkü görüyoruz ki bugün doğru diyen yarın azıtıyor, bugün itibar ettiğin yarın çok farklı bir şekilde önüne çıkabiliyor. Tüm bu karmaşa zamanında benim gibi kendi çapında bir şeyler öğrenmek isteyen ve feyz almak isteyen kişiler için Arabi'nin kısa kısa nasihatlerin yer aldığı bu kitap tam size göre... Güzel ve doğru ilim öğrenip onunla amel etmek temennisiyle...
1000Kitap
NasihatlerMuhyiddin İbn Arabi · Gelenek Yayınevi · 2017190 okunma
9/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2020 22:36
Güzel nasihatlerin olduğu bir kitap. Nasihatler verilirken Kur'an'ı Kerim'den ve Peygamber (s.a.v) efendimizden izler görülüyor. Bu da İbn Arabî'nin Kur'an ve sünnet perspektifinden nasihatler verdiğini gösteriyor. Bu kitabı okumamdaki amaç şuydu: Maalesef ki bize hakkıyla nasihatler verebilecek büyüklerimiz pek az veya yakın çevremizde böyle nasihatler verebilecek bilgi düzeyine sahip büyüklerimiz yok. Dolayısıyla böyle bir ihtiyacı sürekli hissediyorum. İşte bu kitap ile çok az da olsa bu nasihat ihtiyacımı karşılamış oldum. Sadece okumanızı değil 'nasihat' almanızı da tavsiye ederim. Selamlar ve sevgiler...
Din
NasihatlerMuhyiddin İbn Arabi · Gelenek Yayınevi · 2017190 okunma
10/10
·148 syf.··
2024 17. kitabı
Çok güzel bir kitaptı. Kısa kısa çok hayatı bilgiler veriyor. Ara ara açık okunması gereken bilgiler ve herkesin kütüphanesinde olmalıdır. İbn-i Arabi okumak isteyenler bu kitaptan başlayabilirler, dili çok basit ve anlaşılır.
NasihatlerMuhyiddin İbn Arabi · Gelenek Yayınevi · 2017190 okunma
10/10
·148 syf.·
2025 21. kitabı
İbn Arabi alim ve Allah dostudur. Bu yüzden onun sözleri ve nasihatleri değerlidir. Bu eser de onun güzel ve düşündürücü öğütlerini görüyoruz. Belki bir öğüdü bizi değiştirir..
Din
NasihatlerMuhyiddin İbn Arabi · Gelenek Yayınevi · 2017190 okunma
10/10
·148 syf.·
2023 32. kitabı
Muhyiddin İbn Arabi hazretlerinin bu küçük risalesini lütfen herkes okusun-okuttursun; okuyanlar bir süre sonra tekrar okusun. Her müslümana lazım olacak, bireysel, ailevi ve toplumsal o kadar zengin bir çerçevede öyle güzel nasihatler veriyor ki; bir müslümanın üzerindeki ölü toprağını atıp yaratıcısının rahmetine ve sevgisine bizleri yine O'nun vesilesiyle yönlendiyor. Herkesin okumasını ümit ediyorum.
1000k
NasihatlerMuhyiddin İbn Arabi · Gelenek Yayınevi · 2017190 okunma
Puan vermedi·148 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
Ya Rab! Ne ile sana yaklaşayım ? Bende olmayanla.. Sende olmayan nedir ? " Zillet ve Muhtaçlık! " SubhanAllah Ibni Arabi büyük islam alemi zamanının Şeyh ' ul Ekberi 4000 eser bırakıp zamanımıza 400 tane kadarı intikal etmiş. Fususu'l Hikem eserinin yazarıdır. Fususu'l Hikem o ki bizzat Hz.Peygamber (sav) rüyasında görmüş onun emri ile yazılmıştır. Bu eserinde de kısa kısa nasihatlerde bulunmuştur. Genel manada geniş bilgi ve malûmat içeren kitaplarını okumak sakıncalıdır. O derece de olmayan avam takımının anlayacağı eserler değildir. Kendi de bizzat benim eserlerimi şeriaatın bâtıni nı bilmeyenin okuması haram 'dır , buyurmuştur. Büyük alimdir , evliyaullah ' tandır. Lâkin diğer eserlerinin okunması sakıncalıdır. " Marifet Allah ' ı bilmektir. " vesselâm
NasihatlerMuhyiddin İbn Arabi · Gelenek Yayınevi · 2017190 okunma
Aklınla Kalbin Arasında Kaldıysan?
8/10
·148 syf.··
Beğendi
·
2023 90. kitabı
Akılla idare edilen bir sevgide hayır yoktur." (İbn Arabi, Fütûhât-ı Mekkiyye) Aklınla kalbin arasında kalmışsan kalbinin sesini dinle çünkü kalbin kendine göre sebepleri vardır akıl buna yol bulamaz
Aşk
NasihatlerMuhyiddin İbn Arabi · Gelenek Yayınevi · 2017190 okunma

Yazar Hakkında

Muhyiddin İbn ArabiYazar · 166 kitap
Muhyiddin İbnü'l-Arabî (Arapça: مُحِي اَلدِّينْ اِبْنُ الْعَرَبِي; d. 28 Temmuz 1165 - 10 Kasım 1240) ya da tam adıyla Muhyiddîn Muhammed bin Ali bin Muhammed el-Arabî el-Hâtimî et-Tâî (Arapça: أَبُو عَبْدُ الله مُحَمَّدْ بِنْ عَلِي بِنْ مُحَمَّدْ بِنْ اَلْعَرَبِي اَلحَاتَمِي اَلطَّائِي), ünlü İslâm düşünürü, mutasavvıf, yazar ve şair. Şeyhü'l Ekber unvanı ile de bilinir. Muhyiddin İbn-i Arabi, Muvahhidun döneminde Mursiye (Murcia), İspanya’da doğdu. Bilinmeyen bir sebeple 8 yaşında ailesiyle birlikte İşbiliye’ye (bugünkü Sevilla) geldi (muhtemelen babasının memuriyeti nedeniyle). Ailesi Arap Tayy kabilesine mensuptu. Yakın cedleri hakkında fazla bir şey bilinmiyorsa da, anne ve baba tarafından nüfuz ve itibar sahibi kimseler olduğu anlaşılıyor. Akrabaları arasında tasavvufî bilgilere sahip kimseler vardı. İlk tahsilini bu şehirde yaptı, uzun bir süre burada kaldı. Çocuk yaşlarında 'Ahmed İbnu’l-Esirî' adında genç bir Sufi ile arkadaş oldu. Hakkındaki kayıtlara göre İbnu'l-Arabî, bu tahsil sırasında bir aralık Halvet'e çekilen İbnu'l-Arabi, halvetinden keşf yoluyla edindiği çeşitli bilgilerle çıkmıştır. Endülüs'de bir süre daha kaldıktan sonra, seyahate çıktı. Şam, Bağdad ve Mekke'ye giderek orada bulunan tanınmış alim ve şeyhlerle görüştü. 1182'de İbn-i Rüşd ile görüştü. Bu görüşmeyi eserinde anlatır. Bu İbnu Rüşd’ün bilgi'nin akıl yolu'yla elde edileceğini söylemesiyle meşhur olduğu yıllardır. 17 yaşındaki genç Muhyiddin gerçek bilgi'nin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı. Bu senelerde 'Şekkaz' isminde bir şeyh'le tanıştı. Bu zat küçük yaşlardan itibaren ibadete başlayan, Allah korkusu taşıyan, hayatında bir kerecik olsun ‘ben’ dememiş olan ve uzun uzun secde eden bir kimsedir. Muhyiddin o ölene kadar onunla sohbete devam etti. 1182-1183'de İşbiliyye’ye bağlı Haniyye’de 'Lahmî' isimli bir şeyhden, bu zatın adını taşıyan bir mescidde Kur'an dersi aldı. 1184-1185'de 'Ureynî' isimli bir şeyh’le tanıştı. Eserlerinde Ondan ilk hocam diye bahseder, çok faydalandığını söyler. 'Ureynî', Ubudiyet [kulluk] meselesinde derin bir bilgiye sahipti. Bu yıllar'da 'Martili' adlı bir şeyhten de istifade etti. Ureynî O’na:’Sadece Allah’a bak’ derken Martilî‘Sadece Nefsine bak, nefsin hususunda dikkatli ol, ona uyma’ diye öğüt vermişti. Martilî’ye bu zıt önerilerin içyüzünü sordu. Bu zat, kendi nasihatinin doğruluğunda ısrar edecek yerde, ‘Oğlum, 'Ureynî'’nin gösterdiği yol, doğru yolun ta kendisidir. Ona uyman lazım. Biz ikimiz de, kendi halimizin gerekli kıldığı yolu sana göstermişizdir’ dedi. Bu yıllar'da İşbiliyye’de Kordovalı Fatma adında yaşlı bir kadına (tanıştıklarında 96 yaşındadır) 14 sene hizmet etti. Bu kadın, erkek ve kadınlar arasında müttaki ve mütevekkile olarak temayüz etmişti. Çok iyi bir kimseyle evliydi. Yüzünün İbn Arabi'nin bakmaktan utanacağı kadar güzel olduğu söylenir. 1189'da Ebu Abdullah Muhammed eş-Şerefî adında biriyle tanıştı. Kendisi doğu İşbiliyye’li olup, Hatve ehlindendi. Beş vakit namazını Addis Camii'nde kılan bu zatın ibadete aşırı düşkünlüğünden namaz kılmaktan ayaklarının şiştiği söylenir. Arabi, İşbiliyye’deyken (1190) hastalanıp okuma kabiliyyet'ini kaybetti. İki yıl bu halde kaldıktan sonra 589'da (Hicri) Sebte Şehri'ne giderek orada ahlak makamına erdiğini söylediği İbnu Cübeyr ile tanıştı. Bir süre sonra İşbiliyye’ye döndü. Aynı yıl Tlemsen’e geldi. Burada Ebu Medyen (ö.594)[1] hakkında gördüğü bir rüyayı anlatacaktır. 1196'da Fas’a gitti. Orada yaptığı Seyahatler sırasında büyük şöhret kazandı. 1198'de tekrar Endülüs’e geçti. Gırnata Şehri dolaylarındaki Bağa kasabasında Şekkaz isimli bir şeyhi ziyaret etti. Onun Tasavvuf yolu'nda karşılaştığı en yüce kimse olduğunu söyler. 1199-1200'de İlk defa Hac için Mekke’ye gitti. Orada [el-Kassar] (Yunus ibnu Ebi’l-Hüseyin el-Haşimi el-Abbasi el-Kassar) isimli bir şahıs'la sohbet etti. Hac’dan sonra Mağrib’de, oradan da Ebu Medyen’in şehri olan Becaye'de bulundu. Bir süre sonra tekrar Mekke’ye geldi ve "Ruhu’l-Quds", "Tacu'r-Rasul" adlı eserler'ini yazdı. 1204'de Medine, Musul, Bağdad'da bulundu. Musul'da, "et-Tenezzülatu'l-Musuliyye" yi yazdı. Musul’dan ayrıldıktan sonra Konya’ya geldi. Orada tanıştığı Sadreddin Konevî’nin dul annesi ile evlendi. Konya’da iken "Risaletü’l-Envar" ı yazdı. Selçuk Meliki tarafından hürmet ve ikram gördü. Sonra Mısır’a geçti. Orada Futuhat-ı Mekkiye'deki sözlerinden ötürü Mısır uleması tarafından hakkında verilen idam fetvasıyla yüzyüze gelince gizlice oradan kaçtı.Tekrar Mekke’ye geldi ve burada bir süre kaldı. Bağdad ve Halep’de bir süre dolaştıktan sonra 612/1215 de tekrar Konya’ya geldi. 617 de Şam’a yerleşti. Zaman zaman civar şehirlere seyahatler yaptı.Şam'da kendisinin Fütuhat'tan sonra en büyük eseri olarak kabul edilen Fusus'u kaleme aldı(627/1230). İbn Arabi bu eseri rüya'sında Peygamber'den ümmetine aktarmak üzere aldığını belirtir. 638 de 22 R.Evvel’de (1240) Şam'da öldü. Kabri Şam şehri dışında Kasiyun dağı eteğindedir. 1516 yılında I. Selim, Şam’ı Osmanlı toprağı yaptığında oraya türbe, camii ve imaret inşa ettirdi. Medfun bulunduğu türbenin kubbesinde -İbn Arabi'nin kendisine ait olduğu iddia edilen- 'bütün yüzyıllar yetişdirdikleri büyük insanlarla tanınır, benden sonraki yüzyıllar benimle anılacak' mealindeki bir beyit yazılıdır.