Devekuşuna Mektuplar-1

Önce İnsan

Haldun Taner
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·156 syf.·
2024 165. kitabı
Haldun Taner serisini bitirmeme az kaldı. Bir yorumcunun da dediği gibi Haldun Taner her yazdığı okunması gereken ender yazarlardan biri. Entelektüel kapasitesi, dili kullanma ve ifade becerisi, zamanının toplumsal, kültürel, siyasi olaylarını doğru değerlendirme yeteneği, ince mizah anlayışıyla, özgür düşünce sahibi ve topluma yön veren, ışık tutan müthiş bir sanatçı. Tiyatrolarını okuyanlar bilirler ki Haldun Taner tartışılmayacak bir oyun yazarıdır. Hikâyelerini okuyanlar bilirler ki sizi alıp o hikâyeye götürür. Düzyazıları ise her bir cümlesi inci gibi değerlidir ve altını çizmek isteseniz hemen tüm kitabı çizmeniz gerekir. 1957-1960 yılları arasında gazete köşe yazılarından seçmeler var bu kitapta. O günün sorunlarını, önerilerini arkadaşı Devekuşuna anlatır bu yazılarda. O dönemdeki olaylara az çok vakıf olanlar büyük keyif alacaklardır bu yazılardan. Dönemle ilgili hiç bir fikri olmayanlar için ise dipnotlarda kısa açıklamalar çok faydalı olabilirdi. Ama Haldun Taner, kendi yaşadığı zamanla sınırlı kalmayan bir sanatçı olduğundan kendini anlatamama, anlaşılamama gibi bir sorun taşımıyor zaten. Şu ana kadar 22 kitabını okuduğum yazarın bilgi ve kültür birikimi yanısıra efendi kişiliği de saygıyı her yönden hak ediyor. Umarım kitapseverler, böyle gerçek bir sanatçıyı bir an önce keşfederler...
Önce İnsanHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 201687 okunma
Haldun Taner, Önce insan
Puan vermedi·156 syf.··
2022 15. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 08 Aralık 2022 18:03
Haldun Taner'le çok geç olmadan tanıştığım için çok mutluyum. İnce, derin, vurgulayıcı ve öğretici sözleri takdire şayan. Yaşadığı dönemin ideolojisine kapılmadan kendi doğrusunda ve demokrasiyi hakikaten savunan düşünürlerden. Ben bu kitabını okurken öyle gördüm, hissettim.
Önce İnsanHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 201687 okunma
9/10
·156 syf.··
2021 102. kitabı
Haldun Taner'in 1957-1960 arasında Tercüman gazetesindeki Devekuşu'na Mektuplar köşesinde yazdığı yazılardan oluşmuş bir kitap. Taner'in zeki, insancıl ve vatanperver bakış açısını gündelik olaylar hakkındaki yazılarında da görmek güzel oldu. Burada da bir yorumda yazıldığı üzere, Taner'in konu ettiği güncel olayların bir dipnot halinde verilmesi daha iyi olurmuş, sözgelimi Kubalı olayını 2021 yılında bu kitabı okuyan bir okuyucunun bilmesi düşük bir olasılık. Bu açılardan daha kapsamlı bir editör müdahalesi olabilirmiş. Yazarı sevenlere öneririm.
Önce İnsanHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 201687 okunma
9/10
·149 syf.··
Beğendi
·
2021 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2021 20:29
Müthiş bir gözlem, zeka, kültür ve hiciv yeteneği. Haldun Taner'e hayran kaldım. 1 puan kırmamın sebebi ise baskıdan dolayı. Zira yazılar 1957-1958 tarihinden. Mesela bir üniversite hocasından bahsediliyor. O zaman gündem olan bir konu. Okuyanların anladığına eminim ama benim şu an kimden bahsedildiğini anlamak için arama motoruna başvurmam gerekiyor. Dipnot ile verilebilirdi ufak bilgiler halinde. Onun haricinde kitap mükemmeldi.
Önce İnsanHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 201687 okunma
9/10
·156 syf.··
2022 103. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2022 20:45
Haldun Taner’in 1957 ve 1960 yılları arasında Tercüman gazetesinde yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Seneler önce yazılmış olmasına rağmen güncelliğini hiç kaybetmiyor. Yazarın tarafsızlığı dillere destan. Düzyazı konusunda ülkemizin en önemli yazarı bence. Herkese tavsiye ederim.
Edebiyat
Önce İnsanHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 201687 okunma

Yazar Hakkında

Haldun TanerYazar · 41 kitap
Haldun Taner, öykü, tiyatro ve kabare yazarı, öğretim üyesi ve gazeteciydi. Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından birisidir. Türkiye'de epik tiyatro türü ve kabare tiyatrosunun öncüsüdür. 1915 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası Ahmet Selahaddin, Son Osmanlı Meclis-i Mebusanı üyesi ve mütareke yıllarında yazıları, dersleri ve nutuklarıyla ülkenin bağımsızlığını savunmuş bir aydındır. Beş yaşında iken babasını kaybetti. Annesiyle birlikte büyükbabasının konağında yaşadı. Vatana hizmeti geçenlerin ve şehit olanların çocuklarına tanınan haktan yararlanarak parasız yatılı olarak girdiği Galatasaray Sultanisi'ndeki orta öğrenimini 1935 yılında tamamladı. Mezuniyetinden sonra devlet tarafından Heidelberg Üniversitesi'nde öğrenim görmek üzere Almanya' ya gönderildi. Siyasal Bilgiler alanındaki öğrenimini geçirdiği ağır tüberküloz nedeniyle 1938’de yarıda bıraktı ve yurda döndü. 1938-1942 yılları arasında Erenköy Sanatoryumunda tedavi gördü. Yüksek öğrenimini 1950'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Filolojisi Bölümü’nde tamamladı. 1950-54 yıllarında üniversitenin sanat tarihi kürsüsünde asistanlık yaptı. Edebiyat yaşamına gençlik yıllarında yazdığı skeçlerle başladı. "Töhmet" adlı ilk öyküsü Yedigün dergisinde "Haldun Yağcıoğlu" takma ismiyle 1946'da yayınlandı. New York Herald Tribune Gazetesi'nin 1953'te İstanbul'da düzenlediği öykü yarışmasında "Şişhaneye Yağmur Yağıyordu" öyküsüyle birinci oldu. 1956'da Varlık Dergisi'nin araştırmasında yılın en beğenilen öykücüsü seçildi. Asistanlığı sırasında yazdığı Günün Adamı oyunu, İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda sahnelenmeden yasaklandı. Asistanlığı bırakıp Viyana'ya tiyatro bilimi eğitimi için gitti. 1955-1957'de Max Reinhardt Tiyatro Akademisi'nde öğrenim gördü. Viyana'daki bazı tiyatrolarda reji asistanı olarak çalıştı. 1957'de tekrar Türkiye'ye döndü. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nde edebiyat ve sanat tarihi, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ile İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde tiyatro tarihi okuttu Bir yandan da Tercüman Gazetesi'nde (1952-1960) köşe yazıları yazmayı ve oyun yazarlığını sürdürdü. 1950'ler de oyun yazmaya başlayan ve tiyatrodaki ilk eserlerinde dramatik türün başarılı örneklerini veren Haldun Taner, ardından epik tiyatro denemelerine girişmişti. Türk Tiyatrosu'nda ki ilk epik tiyatro örneği olan "Keşanlı Ali Destanı" adlı oyunu ile dünya çapında tanındı. Bu oyun yurt dışında Almanya, İngiltere, Çekoslovakya, eski Yugoslavya'nın çeşitli kentlerinde oynandı. Atıf Yılmaz tarafından sinemaya aktarıldı (1964). Daha sonraki dönemlerde konularını güncel olaylardan alan siyasal-sosyal taşlamaların ağır bastığı oyunlar yazdı. Epik tiyatro ve kabarenin alanında verdiği yapıtlar çağdaş Türk tiyatrosunun klasikleri oldu. Eşsiz bir arı Türkçe kullanan Haldun Taner, Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının ve tiyatrosunun önde gelen yazarları arasına girdi. Devekuşu Kabare'yi (1967), Bizim Tiyatro'yu, Tef Kabare Tiyatrosu'nu kurdu. Küçük Dergi'yi çıkardı. Fıkra yazarlığını 1973'ten itibaren Milliyet'te sürdürdü. Öyküleri ve yazıları Yedigün, Ülkü, Yücel, Varlık, Küçük Dergi, Yeni İnsan dergilerinde de yayınlandı. Filme de alınan "Kaçak"(1955) ile "Dağlar Delisi Ferhat" (Lütfi Akad ve Orhan Kemal'le birlikte, 1957) adlı senaryoları sırasıyla Türk Film Dostları Derneği'nin senaryo ödülünü ve Basın-Yayın Senaryo Armağanı'nı kazandı. Sancho'nun Sabah Yürüyüşü(1969) ile Bordighera Uluslararası Mizah Festivali Öykü Ödülü'nü, tiyatro dalında da Sersem Kocanın Kurnaz Karısı(1971) oyunuyla 1972 Türk Dil Kurumu Tiyatro Ödülü'nü kazandı. Sedat Simavi Vakfı 1983 Edebiyat Ödülü'nü Pertev Naili Boratav'la paylaştı. Milliyet Gazetesinde "Deve Kuşuna Mektuplar" başlığı altında haftalık köşe yazıları yazan Taner, güncel olayları değerlendirdiği bu yazılarda yaşadığı dönemin bir çeşit edebi belgeselini sundu. Yazarlığının yanı sıra İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsünde ve Edebiyat Fakültesinde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde edebiyat, sanat tarihi ve tiyatro dersleri veren Haldun Taner, Milliyet Gazetesi yazarlığı yaparken 7 Mayıs 1986'da İstanbul'da hayatını yitirdi. Adı, İstanbul Şehir Tiyatroları’nın Kadıköy'deki sahnesine verilmiştir. Bilgi Yayınevi, bütün eserlerini dizi halinde basmıştır. Milliyet gazetesi Haldun Taner anısına 1987'den beri her yıl Haldun Taner Öykü ödüllerini düzenlemektedir.