Yeni yazarlar keşfetmeyi seven biri olarak; yine bir sahaf güzelliği ile karşınızdayım. Şunu söyleyebilirim ki kesinlikle yerinde bir tercih olmuş olmalı ki kitap pişman etmekten öte muazzam bir keyifle okundu. Yazarın kalemini, kelime tercihlerini, iç içe geçmiş düşünceleri, huzursuz eden sakinliği ve her hikayesine konu ettiği bir böcekle; -evet yanlış okumadınız, böcekler- gördüğümüz, rahatsız olduğumuz, yeri gelip maruz kaldıklarımızla bir şekilde ‘yolları kesişenleri’ okuyoruz aslında. Herkesin/hepimizin en büyük derdi; değişen, gelişen hatta yok olan veya başkalaşan yaşamlarla koca bir hayatta kalma mücadelesi değil midir zaten?
•
"Bizler eğlenirken hep öyle birileri yok mudur, kenarda köşede: görmediğimiz, göremediğimiz, görmek istemediğimiz, görmeye dayanamayacağımız birileri... Çalışan, hizmet eden ya da bir köşede sessizce acı çeken? Gözkapakları bu yüzden vardır sanırım: göz göre göre yaşayamıyoruz."
•
“Acılar insanı olgunlaştırır dediklerine bakmayın: O iş bir seferde olmuyor, önce enikonu ahlaklaşıyor insan, acılaşıyor, hatta bazen kötücülleşiyor. Olgunluk ancak daha sonra, çok sonra… O da kısmen, olduğu/olabildiği kadar… Üstelik her zaman değil… Belki… Bazen… Yaşam cömert davranıp sonradan bir şeyleri düzeltebilmişse… Kendiyle yüzleşip hesaplaşmaya fırsat bulanabilmişse…”