Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·190 syf.··
Beğendi
·
2024 20. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2024 20:24
Bachmann'in kitabını okurken çevrilmiş olmasına rağmen O'nun bir şaire olduğunu anlayabiliyorsunuz, en derinlerinizde. Ben naçizane (öznel olarak) her biri farklı deneyimlerle yazılmış öykülerde altını çizdiğim cümlelerden paylaşacağım müsadenizle... Mesela dünyamı sorgularken kendi içimde ,düşündüğüm hislerin dışa vurumu olarak şu cümleler: "Düşüncelerin önüne durulamaz ve onları uzatacak bir araç da yoktur. Ayrıca evrenin sağında uçulmuş, solunda uçulmuş fark etmez çünkü her şey zaten uçmaktadır ve uçuş uçuş içinde olursa uçmalar ve dönmeler o kadar iyi olur, çünkü bilinir böylelikle ne çok dönüldüğünü ve hiç bir yanda tutunacak bir yer olmadığı, insanın tepesindeki yıldızlı gökte bir yer olmadığı.... Ama senin benliğinde, içeride, senin adeta yukarılara çıkamayarak uçmaya pek katılamadığın ,tutunacak bir yerlerin bulunmadığı ama uçmalar ve füze rampaları ile ilişkisiz eski sorulardan durgun ve koyu bir lapanın yer aldığı direksiyonu ancak kısa hamlelerle ve ancak belli belirsiz döndürebildiğin tarih içinde bir ahlâka rastlamadığından bir ahlâkın hazırlandığı, içinde ahlâkın ahlâkını aradığı ve hesabın doğru çıkmadığı yerde. Birinin bir çukur kazıp içine kendi düştüğü ,senin saplanıp kaldığın ve sağa sola dönüp durduğun, yine de içinden çıkamadığın ve bundan böyle kalakaldığın yerde. Çünkü kafanda bir ışık çakmaz( ve ışık hızı üzerinde bütün bilgileri bilmen neye yarar o zaman ?)dünyaya, sana ,bütün yaşamalara ve yaşamamalara ve ölümlere ilişkin bir ışık kafanda çakmaz o yerde. Çünkü o yerde yalnız işkence vardır. Çünkü sen kendi bayağı dilinde gereken sözcüğü bulup dünyayı çözüme kavuşturamazsın. Ancak denklemi çözebilirsin ve dünya aynı zamanda bir denklemdir. Dünya aynı zamanda bir denklemdir, çözülür denklem ve altın eşit altın, pislik eşit pisliktir Ama senin
Otuz YaşIngeborg Bachmann · Bağlam Yayıncılık · 1989108 okunma
Otuzuncu Yaş
Puan vermedi·176 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2024 11:06
Kitapta özellikle ilgimi çeken kısım şu oldu '' İnsanlığın, bazen ekonomik, bazen ekonomi kurallarına aykırı yürütülen ahlak bütçesinde, derin bir saygı ve anarşi birlikte hüküm sürüyor. Her yerde ortalığa açılmış tabular dururken, öte yandan alasagi edilen maskeler." Yukarıdaki kısmı açıklayacak olursam eğer, günümuzdeki ilişkiler üzerinde pek çok yakın anlamıyla varolmustur. Yazarın dediği gibi insanlığın artık ekonomik olarak ahlak üzerinde deger yargısında bulunduğu bunun olmasıyla birlikte insanligin bir taraftan saygınlık beklerken bir taraftanda o değer yargısısindaki ekonomik tutumu yani zıt olan tutumu gözler önüne seriyor. Bu öyle bir hale bürünüyor ki artık insanlık bunu derin bir şekilde icsellestirebiliyor ve tabu haline getiriyor. Aslında bunun tamamen yanılsama olduğu gercegidir. Hiç kimse bu takılan maskeyle bu aşağılıkca ortada dolaşan ikilemde derin bir saygıya ulusamayacagi gerçeğini gözümü gözümüze sokmuştur.
Edebiyat
Otuzuncu YaşIngeborg Bachmann · Yapı Kredi Yayınları · 2023108 okunma
Felsefi derinlikli öyküler
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 139. kitabı
Egalité Ingeborg Bachmann, modern felsefeden beslenerek yarattığı nefis metinlerle ölümsüzleşti. Bu kitabında, 1956-7 yıllarında taslak metinlerini oluşturduğu öyküleri var. Her biri filozof gibi düşünülmüş ve kuyumcu titizliğiyle işlenmiş bu metinler ağır ağır, düşüne taşına okunmayı hak ediyor ve öyle gerekiyor. Yalnızlık, ölüm, dil/dilsizlik, cinsiyet gibi temel konulara varolanlardan çok farklı bakışa sahip.
Edebiyat
Otuzuncu YaşIngeborg Bachmann · Yapı Kredi Yayınları · 2023108 okunma
10/10
·576 syf.··
2015 353. kitabı
Ali Çolak'ın "Bir Bahçe Düşü" denemesinde -bir kitap okudum hayatım değişti derlerya öyle bir kitap okudum- diyerek kitabı övüyor tabi ben o kitabı alıp okumaliydim "Otuzuncu Yaş" olunca ismi merak etmemek elde değildi. Ali Çolak' a katılmamak elde değil kendime sorular sormayı, geçmişimi yargılamayı öğretti Bachmann bana.Önce korkuttu endişelendirdi ' eyvah gençliğim gidiyor!' diye.Sonra yeni yeni ısındığım 30 yaşımı sevdirdi bana. 30'lu yaşlarda insan çok az şey bildiğinin farkına varır diyor yazar gercekten doğru.20'li yaşlarda çok şeyi hatta herşeyi bildiğini sanırken 30' larda, kendini uçsuz bucaksız bir romanda, yolunu kaybetmiş biri olarak görüyor. Öğrenilecek, okunacak çok sey var; gidilecek, görülecek,gezilecek...Zaman çok hızlı acımasızca geçiyor. İnsan otuzunda kendini yetersiz hissetmeye, adamakıllı sorgulamaya başlıyor;doğrularını gözden geçiriyor bir bir. 30'lu yaşlara gelmisseniz bu kitabın kapısını çalmalısınız... Tavsiye Ederim...
Otuzuncu YaşIngeborg Bachmann · Yapı Kredi Yayınları · 2015108 okunma
Puan vermedi·576 syf.··
Beğendi
·
2021 17. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2021 18:59
İngeborg Bachmann, birbirlerine Avusturya'nın tarihi ile bağlanmış, vatan duyguları iğdiş edilmiş veya ağır yaralanmış pek çok karakterin ardından bize mükemmel bir edebiyat serüveni sunuyor. Kıyıda köşede kalmış, sahibinden gizli bir yaşam süren içteki tüm tereddüt ve öfkeleri, harika anlatımıyla açığa vuran Bachmann, okumayanlar için kesinlikle tavsiye edebileceğim bir isim.
Edebiyat
Otuzuncu YaşIngeborg Bachmann · Yapı Kredi Yayınları · 2015108 okunma

Yazar Hakkında

Ingeborg BachmannYazar · 11 kitap
Ingeborg Bachmann 20. yüzyılın en önemli Avusturyalı kadın yazarlarındandır. Avusturya’nın Klagenfurt kentinde doğdu. 1945-1950 yılları arasında Innsbruck, Graz ve Viyana Üniversitelerinde felsefe, psikoloji ve Alman filolojisi okudu. Çalışmalarında özellikle Heidegger ve Wittgenstein üzerinde yoğunlaştı. Heidegger’in varoluşçuluk felsefesi üzerine yazdığı tezle doktorasını verdi. İlk şiirleri 1948/49 yıllarında yayımlandı. 1959/60 yıllarında doçent unvanıyla Frankfurt Üniversitesi’nde şiir konulu dersler verdi. 1964’te Georg Büchner Ödülü’nü aldı. Aralarında Fransa, İngiltere, İtalya ve A.B.D.’nin de bulunduğu pek çok ülkeye yolculuk etti. 1965’ten itibaren Roma’da yaşamaya başladı. 1973’te çıktığı Polonya yolculuğunda Auschwitz ve Birkenau toplama kamplarını gördü. Aynı yıl Roma’daki evinde çıkan yangında ağır yaralanarak hayatını kaybetti.