Yayımlandığı günden bu yana büyük yankı uyandıran, romantizm ile şehveti iliklerimize kadar hissettiren ve zaman zaman yatak odalarımızı şenlendiren bir roman serisi "Grinin Elli Tonu"... Yazar E.L James'in kalemi sayesinde, kitaplardan filmlerine göre daha keyif aldık. James, Anastasia'nın ağzından seriyi bitirmesinin ardından bu sefer "Özgür" adlı romanında Christian ile devam ediyor. Bu şehvetli hikayeyi baş erkek karakterin görüşünden dinlemek ve Christian'ın Anastasia'ya olan tutkusunu derinlere kadar hissetmek, biz okurlar için güzel bir deneyim oldu. Tabii Christian'ın itaat sevdası, terk edilme problemi, psikolojik sorunları ve biyolojik ailesiyle ilgili gerçekleri net bir şekilde öğrenmemiz; onun tam karakter analizini yapabilmemiz açısından da oldukça önemli bir detaydı. Tüm serinin ardından bu son kitabı okumamla daha çok emin olduğum bir durum da var: Birbirlerine denk gelmeselerdi, Christian Ana'sız ve Ana da Christian'sız yapamazlardı, ikisi de savrulur giderdi. Ana muhtemelen vasat seks hayatlı sıradan bir evlilik yapardı, Christian da itaat temalı BDSM yaşamı ve psikolojik sorunlarıyla mutluluğu bir türlü yakalayamazdı. Onlar, Ana'nın sarhoş olup Christian'la birlikte otelde kaldıkları günden bu yana birbirleri için yaratılmışlar Gerçek hayatta cidden ulaşılması çok zor bir mertebe... Yazarımız, gösterişten uzak durmuş, oldukça tutkulu ve yalın bir üslup benimsemiş. Kitap bu ya 806 sayfa olabilir; ancak oldukça sürükleyici... Ben kendimi kaptırıp iki günde bitirdim. İnsan tabii ki bu güzel kitap 806 değil 1806 sayfa olsun istiyor orası ayrı! Ve bence Christian-Ana'nın evli-mutlu-çocuklu hayatını görmek istiyorum, yapımcılar bir film daha planlasa bu çok mutlu ederdi!
Christian Grey ile Anastasia Steele'in bu mutlu gününde sizleri de aramızda görmekten