Sonbaharın hüznü bu malikaneye düştü. Trevelyan'ın lordlarının ölümü bu aileyi hiç beklenmedik kararlarla sarsarken bunu en çok kendi abisinin kaybını yaşayan Maxim hissetmişti.
Hovarda, kendi zevkine ve lüksüne düşkün eskinin "yedeği" şimdinin Trevelyan ailesinin tek varisi Lord Maxim büyük bir sorumluluk almak üzereyken evinde kaçak bir mülteciyi barındırdığından bihaberdi.
Sizi büyük kahverengi gözleri, uzun siyah saçlı sesini piyanonun tuşlarında bulan Arnavut kızı Alessia'yı takdim edeyim. Bakmayın bu kadar suskun kaldığına aslen onun kaçmak zorunda olduğu bazı insanlar var. Lakin önceliği para kazanmaktı. İşte Maxim ile yolları tam olarak bu noktada kesişti. Bir hizmetçiden fazlası olduğunu çok iyi biliyor lordumuz ama Alessia "Beyefendi" 'nin kimliğinden ne kadar haberdar?
İmkansızları olur yapan bir hikaye denmeli bu kitap için. Tıpkı külkedisi misali sizler bu hikayeyi soluksuz okuyacaksınız.
Grinin eli tonundaki Bay Grey'i bir köşeye kaldırma zamanı, 2019'un Lordu sizi bekliyor okur. Hazırsan başlayalım!
#beyefendi ##themister #eljames #dogankitap
Dün gece Beyefendi’yi bitirdim. Kitaba önyargıyla ya da yazarın diğer serisiyle kıyaslayarak başlamadım. Elli Ton serisini severim ama büyük bir hayranlığım yok. Şu bir gerçek ki
Selam. Arkadaş tavsiyesi üzerine okuduğum bu kitabın yorumuyla geldim. Aslında PinkhatİreminKütüphanesi ve kitabı tavsiye eden arkadaşla birlikte okuduk.
Nasıl bir yorumla başlayacağımı bilemiyorum. İsminden dolayı yanılmış olmalıyım ki, farklı bir konu bekliyordum. Biraz hayal kırıklığı oldu bende. Kitap aşırı +16 ya da +14 mü desem, bilemedim. (Beni bunaltan kısım burası) Aşırı cinsel içerik var kitapta. Hatta kitap sırf bundan ibaret desem yeridir. Bilemiyorum tabi tercih meselesi fakat bana fazla geldi. Okumak isteyenler ona göre okusun diyorum.
Yazardan okuduğum ilk kitap. Ayrıca Grinin Elli Tonu üçlemesinin yazarıymış kendileri.
Maxim, kitabın ana karakteri. Şımarık, zengin, hiç çalışmak zorunda kalmamış, hayatı eğlenceden ibaret. Ailesinden ona büyük bir servet ve bu servetin getirisi olan sorumluluklar kalmıştır. Bunca şeyin arasında tabiki tutku ve aşk da bir şekilde, beraberinde hayatına dahil olur.
Kitapla kalın
Bu kitabın romantik olduğunu ve aşk romanı olduğunu söyleyenler ne yaşıyor? Grinin Elli Tonu serisinin yazarından farklı bir şey beklemek zaten aptallıktı. Ama bu romanın türü aşk değil orda bir anlaşalım. Bu kitap erotik ve hiç güzel değil.
Türk watpadd yazarları bile daha kaliteli içerik üretiyor ya, bir kitap nasıl bu kadar basit olabilir?
Okumayın, okutturmayın!
Kitap hakkında beklentim yüksekti. Aslında kitabın giriş bölümünde ve Maxim ile Alessia'nin hala tanışmamış olduğu kısımlarda gerçekten umutlanmistim çünkü kitaba çarpık bir ilişki ile başlanmıştı. Ben ahlaki açıdan dört dörtlük olan karakterleri çok sevmediğim için ve inandırıcı gelmedikleri için biraz defolu ve her insan gibi hatalar yapan karakterleri seviyorum açıkçası. Kitabın giriş bölümünden entrika ve heyecan yüklü bir hikaye okuyacagimizi sanmıştım ama hikaye sonradan hep Arnavutluk'tan gelen düşmanlar üzerinden döndü. Keşke Caroline üzerinden dönseydi. Ayrıca kitabın en az 100 sayfasını cinsellik için harcayacagina keşke biraz entrika falan yazsaydın James!
Ayrıca Maxim ve Alessia aşkı o kadar hızlı gelişti ki bende samimiyet uyandirmadi ya. FSOGde Christian serinin ilk kitabında Anastasia'ya hemen aşık olmuyordu mesela. Kendisiyle savaş veriyordu. İlk görüşte insanlar birbirine çekim duyabilir ama aşık olamazlar ben buna inanmıyorum. FSOG işte bu yüzden güzeldi. Karakterlerin gelişimini uzun uzadıya gorebiliyorduk. Bilmiyorum bu kitap bana o etkiyi vermedi.
Ayrıca E.L. James kitaplarında erkekler neden bu kadar uber zengin?
BeyefendiE. L. James · Doğan Kitap Yayınları · 2020327 okunma
Şu an gerçekten şoktayım. Niye derseniz, yazarın gizlice ülkemin yeni türeyen yazarlarının bazılarının kitaplarını okuduğundan ciddi anlamda şüpheleniyorum. Kitabı aranızda okuyan yoksa hiç üzülmesin, yerli bir versiyonunu mutlaka wattpadde veya somut halde bir yerlerde okumuşsunuzdur. Ciddi söylüyorum, sadece bu kitapta kız Arnavut, adam İngiliz. Başka tek fark yazarın başarılı kalemi. Bu kadar iyi bir yazardan bu kadar klişe bir kitap çıkacağını biri söyleseydi herhalde ona gülerdim. Konu nasıl mıydı? Kızımızın Arnavutluk'tan babasının zorla evlendirmek istediği zorba bir adamdan kaçıp, İngiltere'ye kaçışıyla başlıyor olaylar. Oğlumuz abisinin yasını tutan yeni Kont'tur ama hikaye öyle 17.yüzyılda filan geçmiyor. Tarih: Günümüz. Sonra güzeller güzeli ama el değmemiş, saf kızımız, ultra çapkın ve mirasyedi adamın evinde temizliğe gidiyor (Hikayenin bu kısmı bana Bir Başkadır dizisini anımsatmadıysa ne olayım) neyse efendim işte hikaye böyle başlıyor. Kitap fena değildi. Sırf yazarın kalemini çok sevdiğim için sıkılmadan okudum. Ancak itiraf ediyorum ki, yerli bir yazardan okusaydım kesin sıkılırdım(okudum da) Kitapta en sevmediğim karakter, adamın yengesi olan karaktersiz kadındı. BU KISMI SPOLİER: Zamanında bizimkiyle çıkmış haspam, sonra da abisini ayartıp onunla evlenmiş. Neden? Çünkü abisi ilk varis. Çaktınız mı durumu? Sonra abi ölünce ve ona tek kuruş miras bırakmayınca da hoop bizimkini ayartmaya. Carolineli sahneleri resmen tiksinerek okudum. Eminim okuyanlar benimle aynı fikride olacaktır. Neyse. Ben sıradaki kitabıma geçer, size de bol kitaplı günler dilerim :)
BeyefendiE. L. James · Doğan Kitap Yayınları · 2020327 okunma
Beyefendi kitabına başlamadan önce kendi kendime yarattığım beklentiyi başka hiçbir kitapta yaratmamıştım. Kitap 530 sayfa ama her şey o kadar hızlı oldu ki sanki... Maxim ve Alessia birbirlerine bir anda kapıldılar, bir anda beraber olmaya karar verdiler, bir anda güvendiler ve bir anda birbirlerinden şüphe ettiler... Aralarındaki aşkı o kadar çabuk tükettiler ki ne kitabı ne de karakterleri benimseyebildim.
Ayrıca yazarın Grinin Elli Tonu serisini yakalamaya çalıştığı o kadar belliydi ki... Yani kitapta FSOG serisine ait birçok şey bulunuyordu ve Maxim bir yönüyle tamamen Christian'dı... Yazarın bahsettiğim serisi gibi bu kitap da yetişkin içerikli ama FSOG serisinin beğenilmesinin ve satılmasının sebebi bence bu değildi. Tamamen Christian'dı. Onun gelişimini, zaaflarından vazgeçmeye çalışmasını okurken bir sahnede ağladığımı bile hatırlıyorum ama Beyefendi'de bir karakterin kendini geliştirmesini ya da değiştirmesini görememek beni hayal kırıklığına uğrattı.
Grinin Elli Tonu kitabının onu Grinin Elli Tonu yapan yerleri zımparalanmış, sivri yerleri yontulmuş, erkek karakteri daha normalleştirilmiş ve kadın karakterine daha zor bir hayat verilmiş hali gibiydi bence Beyefendi.
Yalan yok, okurken keyif aldım, çok da kolay okunuyor zaten ama dediğim gibi FSOG serisini okuduktan sonra daha farklı bir kitap beklemiştim sanırım. Grinin Elli Tonu serisini okumadıysanız ya da kıyaslama yapmayacağınıza eminseniz bu kitabı sevme ihtimalinizin daha yüksek olacağını düşünüyorum.
BeyefendiE. L. James · Doğan Kitap Yayınları · 2020327 okunma
Selamlar, ben Leyla.
O kadar tatlı bir hikayeydi ki! Tamam, kabul edelim, klişeler klişesi bir konuya sahipti, ancak hangi hikaye klişe değil ki? Esas önemli olan, yazarın klişe hikayeden neler çıkarmış olması. Ben, (E. L. James)'in kalemini çok sevdiğim için bayılarak okudum. Maxim o kadar kibar, o kadar beyfendi bir erkekti ki, Christian Grey yanında halt etmiş. Maxim, Christian’ın törpülenmiş hali gibiydi; ikisi de benim bebeğim ama Maxim’i tercih ederim. Kdkdkd 21. yüzyıl lordum benim
Alessia kelimenin tam anlamıyla ürkek bir ceylandı. Yaşadığı şeyler geldiği ülke alıştığı gelenekler kendisini öyle şekillendirmiş olabilir ancak keşke karakterimize biraz daha derinlik verilseydi. Umarım ikinci kitapta gelişimini daha çok görürüz.
Ülkesinden kaçan hizmetçi güzel kız, yakışıklı patronunun evinde çalışmaya başlar ve konular gelişir. Ancak Alessia’nın karanlık geçmişi, ikilimizin peşini bırakmayacaktır. Konusu bu kadar, ama siz bir de içini okuyun. O kadar minnoşlardı ki, kalbim sıcacık oldu. Karakterlerin birbirlerine duyduğu aşktan kaçmamaları beni çok mutlu etti. “Aşık oldum, ne yapacağım, dur terk edeyim” triplerine girmemeleri ve özgürce sevgilerini kucaklamaları hoş bir değişiklikti.
Maxim’in bölümleri birinci tekil ağızdan, Alessia’nın ise üçüncü tekil ağızdan yazılmış. Bu, karaktere nesli tükenen hayvan havası vermiş. Keşke kızı da kendi ağzından okusaydık olayları.
Uçakta okumaya başlayıp bir çırpıda biten bir kitap oldu ama tamamen yazarın akıcı yazımından dolayı. Çoğu yerde sanki aynı şeyi okuyorum hissine kapıldım.
Kitap elimde sürünüyor dört gündür. Sanırım direkt aşk okumaktansa, bir kurgunun içine yedirilmiş ve asıl kurgunun önüne geçmeyen aşkı okumayı seviyorum.
BeyefendiE. L. James · Doğan Kitap Yayınları · 2020327 okunma
Erika Leonard, asıl adı Erika Mitchell, E. L. James mahlasıyla üne kavuşan, erotik üçlemesiyle çoksatanlar listesini altüst eden İngiliz yazar. Çoksatan serinin kitapları; Grinin Elli Tonu, Karanlığın Elli Tonu ve Özgürlüğün Elli Tonu`dur. Üçleme Amerika`da 35 milyonun, dünya genelinde ise 65 milyonun üzerinde kopya satarak en hızlı rekor kıran kitap olarak tarihe geçti. Time dergisi 2012 yılında James`in aıdnı "Dünyanın En Etkili 100 İnsanı" arasında gösterdi.