Prometheus ve Theseus

André Gide
Çevirmen:
Hikmet Kazel
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 10 dk.
Sayfa Sayısı:
112
Basım Tarihi:
2022
İlk Yayın Tarihi:
12 Eylül 1958
Yayınevi:
Kapra Yayıncılık
Orijinal Adı:
Le Prométhée Mal Enchaîné et Thésée
ISBN:
9786258076110
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·112 syf.··
2025 2. kitabı
·
26 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2025 16:02
Nobel ödüllü yazar André Gide tarafından kaleme alınan kitabın birinci bölümü; Paris'te ki bir restorana giren ateş tanrısı Prometheus'un diğer mitolojik karakterle yaptığı tartışmaları anlatıyor. Yaklaşık elli yıl sonra yazılmış ikinci bölüm Theseus ise; Atina şehrini kurmasının ardından emekliye ayrılmış Theseus'un ağzından maceralarını ve pişmanlıklarını anlatıyor. Tabi kitabı okurken daha iyi anlayabilmek adına az biraz mitolojiyi de bilmeniz gerekiyor.
Prometheus ve TheseusAndré Gide · Kapra Yayıncılık · 202299 okunma
9/10
·112 syf.·
2023 87. kitabı
Bir yanda ateşi tanrılardan çalıp insanlara veren, aydınlığın ve bilimin sembolü Promethus, diğer yanda Atinanın kurucusu Thesus. Bu iki kişinin hayatlarını yazar, kurgulayarak ve gelişen olayları da tarihçilerin yazdığı gibi aynen alıntılayarak biraz da ekleme yaparak anlatmış. Kitap bir kurgu biyografi kitabı niteliğinde. Tarihe ve özellikle yunan mitolojisine merakı olanların sevebileceği güzel bir kitap. Bu şahısların hayatının insanoğlu için anlamını sorgulayan bir bakış açısı da içeren bu kitap, mitolojilerin kaynağına da inmektedir.
Prometheus ve TheseusAndré Gide · Kapra Yayıncılık · 202299 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 3. kitabı
Merhabalar #AntikYunanUyarlamaları grubumuzun bu ayki kitabı, Andre Gide'nin iki öyküsünden oluşuyor. Prometheus öyküsü, modern zamanlarda bir şehirde geçmesiyle şimdiye dek okuduğumuz uyarlamalardan farklıydı. Sembollerin yoğun kullanıldığı öyküde "hepimizin bir kartalı var" ifadesi aklımı çok kurcaladı. Nedir acaba o kartal? Theseus ise bildiğimiz gibi. @melike_dkzy nin güzel sunumu ve güzel bir sohbetle bu ayın okumasını tamamladık.
Prometheus ve TheseusAndré Gide · Kapra Yayıncılık · 202299 okunma
Tanrılar Konuşuyor
6/10
·112 syf.··
2024 5. kitabı
Başlık iddialı gözükebilir ama aslında gayet basit çünkü yazar hayatıyla tartışmalı ve sansasyon yazar Andre Gide yunan mitolojisinin en meşhur tanrılarından Prometheus ve Thesusu iki kitapta iki farklı zaman ve mekanda konuşturmuştur. İlk kitapta Prometheus yazarın zaman diliminde bir cafede diğer tanrılarla güncele ve hayata dair diyaloglarda, tartışmalarda ve müzakerelerde bulunmuştur. Prometheus’un mitolojik hikayesi sembolik olarak yakın zaman dilimine uyarlanmıştır. Mitolojideki kartal, zincir ve ateş figürleri ve sembolleri insana uyarlanmıştır.İkinci kitap ise Thesus’un Atina şehrine kurmasından sonra emekliliğe ayrılıp dönüp arkasına baktığındaki hayat hikayesine dair görüşlerini anlatmaktadır burada da ilk kitaba nazaran daha fazla sembolik anlatım benimsenmiştir. Kitabın sonundaki mitolojik isimler sözlüğü hikayelerdeki kahramanların kim olduğunu bize özetleyerek kitabın içine girmemizi kolaylaştırmıştır. İçerik olarak tatmin etmese de anlatımdaki sadelik kitabın bir çırpıda bitirilmesini kolaylaştırmıştır.
Değerlendirme
Prometheus ve TheseusAndré Gide · Kapra Yayıncılık · 202299 okunma
Andre Gide - Prometheus ve Theseus
2/10
·112 syf.··
2025 26. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2025 11:15
Bir sayfa daha olsa katlanamazdım. Son derece can sıkan bir kitap zira ne anlattığı, neden anlattığı ve nereye varmaya çalıştığı gibi şeyler çok belirsiz. Ne kadar kötü olabilirse bir kitap o kadar kötü. 100 sayfa manasız bir şey okuyacaksınız. Çok zorlarsanız bir iki aforizma ve tespit var fakat onun için de okunmayacak bir kitap.Tavsiye etmem.
1000Kitap
Prometheus ve TheseusAndré Gide · Kapra Yayıncılık · 202299 okunma

Yazar Hakkında

André GideYazar · 40 kitap
André Paul Guillaume Gide (22 Kasım 1869 Paris - 19 Şubat 1951 Paris) Fransız yazar. 1947 yılı Nobel Edebiyat Ödülü sahibi. Gide, 22 Kasım 1869 tarihinde Paris, Fransa`da dünyaya geldi. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolikti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Gide henüz 11 yaşındayken (1880) Paris Üniversitesi`nde hukuk profesörü olan babasını kaybetti. Ailedeki kadınların etkisi ve annesinin katı otoritesi altında büyüdü. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi.Yazı hayatına 1891’de 21 yaşındayken yayımladığı André Walter'in Günlükleri(Les Cahiers d'André Walter) ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. 1896`da Normandiya`da bir komüne belediye başkanı oldu. 1908`de bazı seçkin yazarlarla birlikte Nouvelle Revue Française adında bir edebiyat dergisi kurdu. 1916`da 16 yaşındaki Marc Allégret ile sevgili oldu. Marc Allegret ile eşcinsel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. I. Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe ile olan yasak ilişkisinden tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1924 yılında Corydon adlı homoseksüelliği savunan bir kitap yayımladı, fakat eser ilk etapta kınandı. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. 1925 yılında yayımladığı Kalpazanlar Gide`nin en önemli eserlerinden biri olarak görülür. 1926`da otobiyografik eser olan "Si le grain ne meurt"u yayımladı. Komünizme ilgi duydu. 1936'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. II. Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 19 Şubat 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 19'uncu Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer aldı. Katolik kilisesi André Gide'in eserlerini 1952 yılında Yasak kitaplar listesi'ne koymuştur.