·
Okunma
·
Beğeni
·
105
Gösterim
Adı:
Radikal Kurban
Baskı tarihi:
2019
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053143598
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Eagleton bu kitabında felsefe, siyaset, edebiyat ve teoloji gibi disiplinlerin kesişim noktasında konumlanan ve gerek Antikçağ toplumlarının gerekse modern toplumsal düzenin temelini oluşturan kurban mefhumunu yatırıyor masaya. Kendi tabiriyle modern felsefenin, özellikle de Marksistlerin fazla teolojik bularak alaka göstermekten kaçındığı kurban mefhumunun izlerini havarilerin, Antikçağ filozoflarının, teologların ve Hegel’den Derrida’ya, Shakespeare’den Henry James’e, oradan da günümüze daha yakın felsefeci ve edebiyatçıların metinlerinde sürmeye çalışıyor. Konu bu denli yaygın ve katmanlı olunca, kendimizi disiplinlerarası diyalogların ve Aeneas’tan Kral Lear’a, Patrick Melrose’dan Anna Karenina’ya uzanan bir edebi şahsiyetler geçidinin ortasında buluyoruz.

Kurban mefhumunun yakından ilişkili olduğu, çarmıha gerilme ve tragedya, kutlu ve lanetli, thanatos ve eros, şahadet ve ahlak, mübadele ve aşırılık, günah keçisi ve armağan gibi kavramlarsa kitapta yürütülen genel tartışmanın yine teoloji, felsefe ve edebiyatta izi sürülen farklı katmanlarını oluşturuyor.

“Kurban”ın uzun zamandır tek taraflı ve yanlış yorumlandığından dert yanan Eagleton, kendi formülleştirdiği hâliyle “radikal kurban” fikrini, siyaset ve devrimle ilişkilendiriyor ve bu fikirde yaşamı zenginleştirecek devrimci bir dönüşüm potansiyeli görüyor. Nitekim kurbanın salt yıkıcı, yok edici veçhelerini ön plana çıkaran postmodern düşünce akımlarına da karşı çıkarak, onun daha “hayat veren” yönlerini anlatmaya çalışıyor. Hıristiyan teolojisi, Marksist ideoloji ve göstergebilimiyle psikanalizi harmanladığı ve edebiyatın büyülü dünyasını bir araya getiren çarpıcı bir düşünsel yaklaşımla, kurban mefhumunu yeniden yerli yerine oturtmaya çalışıyor.
250 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Terry Eagleton, "ne yazsa okurum" dediğim yazarlardan... Ancak son dönemlerde yaşlılığın da etkisinden olacak, ölüm/hayat konusuna takılmış durumda... Radikal Kurban, tam bir felsefi metin... Kurban, şehit, ahlak, günah keçisi, armağan, çarmıh, fedakarlık vb kavramların etrafında dönen, ve günümüz insanının pek az itibar ettiği pratiklerin; esasta insan toplumlarının kurucu öğeleri olarak rolünü tartışan Eagleton, yine hayran kalınacak bir derinliğe sahip...
Onlara göre insanlığın dünya üzerinde daha etkin bir tahakküm kurabilmesinin yolu kendi içsel doğasını şiddetle yerle bir etmesidir.
"Yeni nesil... inançlı, dürüst, incinebilir, kırılgan herhangi bir şeyin kalıcı olabileceğine veya gerçek bir güce sahip olabileceğimize inanmıyor."
Kurban aynı zamanda doğayı teskin etmenin bir yolu olarak da işlev görebilir ne de olsa doğadan ihanet edercesine kopuş, insan öznelliğinin ön koşuludur.
Barbarlık ve medeniyet, ardışık olmaktan ziyade eşzamanlı, birbirini takip eden tarihsel aşamalar olmaktan ziyade aynı madalyonun farklı yüzleridir.
John Milbank'ın dediği gibi, " son kertede hepimiz kırılgan canlılar olduğumuzdan, gelip geçici yaşamlarımız nihai bir değer kazanır, çünkü diğerlerinin menfaati için kendi yaşamlarımızı feda edebiliriz."
Özgürlük olumlanmalidir, ancak bu yasa ve düzene uygun bir şekilde yapılmalidir ki trajedi de zaten bu çelişkinin paradigmasıdir. Trajik ozgurluk, siyasi hürriyetin gerçek özüdür.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Radikal Kurban
Baskı tarihi:
2019
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053143598
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
Eagleton bu kitabında felsefe, siyaset, edebiyat ve teoloji gibi disiplinlerin kesişim noktasında konumlanan ve gerek Antikçağ toplumlarının gerekse modern toplumsal düzenin temelini oluşturan kurban mefhumunu yatırıyor masaya. Kendi tabiriyle modern felsefenin, özellikle de Marksistlerin fazla teolojik bularak alaka göstermekten kaçındığı kurban mefhumunun izlerini havarilerin, Antikçağ filozoflarının, teologların ve Hegel’den Derrida’ya, Shakespeare’den Henry James’e, oradan da günümüze daha yakın felsefeci ve edebiyatçıların metinlerinde sürmeye çalışıyor. Konu bu denli yaygın ve katmanlı olunca, kendimizi disiplinlerarası diyalogların ve Aeneas’tan Kral Lear’a, Patrick Melrose’dan Anna Karenina’ya uzanan bir edebi şahsiyetler geçidinin ortasında buluyoruz.

Kurban mefhumunun yakından ilişkili olduğu, çarmıha gerilme ve tragedya, kutlu ve lanetli, thanatos ve eros, şahadet ve ahlak, mübadele ve aşırılık, günah keçisi ve armağan gibi kavramlarsa kitapta yürütülen genel tartışmanın yine teoloji, felsefe ve edebiyatta izi sürülen farklı katmanlarını oluşturuyor.

“Kurban”ın uzun zamandır tek taraflı ve yanlış yorumlandığından dert yanan Eagleton, kendi formülleştirdiği hâliyle “radikal kurban” fikrini, siyaset ve devrimle ilişkilendiriyor ve bu fikirde yaşamı zenginleştirecek devrimci bir dönüşüm potansiyeli görüyor. Nitekim kurbanın salt yıkıcı, yok edici veçhelerini ön plana çıkaran postmodern düşünce akımlarına da karşı çıkarak, onun daha “hayat veren” yönlerini anlatmaya çalışıyor. Hıristiyan teolojisi, Marksist ideoloji ve göstergebilimiyle psikanalizi harmanladığı ve edebiyatın büyülü dünyasını bir araya getiren çarpıcı bir düşünsel yaklaşımla, kurban mefhumunu yeniden yerli yerine oturtmaya çalışıyor.

Kitabı okuyanlar 4 okur

  • X
  • Julien_sorel
  • Rabia
  • Münür Rahvancıoğlu

Kitap istatistikleri