Ragnarök (Tanrıların Alacakaranlığı)

·
Okunma
·
Beğeni
·
1020
Gösterim
Adı:
Ragnarök
Alt başlık:
Tanrıların Alacakaranlığı
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053752783
Orijinal adı:
Ragnarök: The End of the Gods
Çeviri:
Kemal Baran Özbek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
TIMES’ın 1945’ten günümüze, gelmiş geçmiş En İyi 50 İngiliz yazar arasında gösterdiği A.S. Byatt’tan çarpıcı bir roman…

Dünya yeniden filizlenen bir ceset, gökyüzü ise kafatasının içindeki boşluktu. Ragnarök gelip çatmıştı…

İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşadıklarına anlam vermeye çalışan küçük bir kız çocuğu İskandinav mitolojisi üzerine bir kitap bulur ve savaşın yarattığı dehşetin ortasında bambaşka bir kıyametle karşı karşıya kalır… Belki de insanı anlamadan önce tanrıları anlamak gerekir. 

Biz mi daha acımasızız yoksa tanrılar mı? 

Dünyayı insan mı yoksa tanrılar mı daha önce yok edecek?

“Şüphesiz Byatt’ın şimdiye dek yazdığı en güzel ve en dokunaklı eserlerden biri.”

Independent

“Baş döndürücü ve muhteşem.”

Ursula K. Le Guin

“Olağanüstü bir yeteneğe sahip bir yazardan büyüleyici bir eser.”

The Washington Post
184 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
Küçük Prens'in üst versiyonu dersem yanılır mıyım acaba?

II. Dünya savaşı ve yaşanan cehennemi az çok bildiğinizi farz ediyorum. Tam bu dönemde küçük bir kız çocuğu şu soruları soruyor:

"Biz mi daha acımasızız yoksa tanrılar mı?"
"Dünyayı insan mı yoksa tanrılar mı daha önce yok edecek?"

Okumaya başladığınız anda, küçük bir kız çocuğunun anlatımıyla günlük okuma dilinin dışında, yabancısı olduğumuz diyarların efsanelerine konuk oluyorsunuz. Küçük kızımız, dahice yorumlar yaparak sizleri şaşırtıyor, olaylara bakış açısı ise sizi hayran bırakıyor. Mitoloji, tanrılar, insanlar derken bambaşka bir dünyada kendinizi buluyor, arada bir küçük kızın dünyasına geri dönüyor, sonra tekrar Acımasız Tanrıların diyarına konuk oluyorsunuz.

Şunu belirtmek isterim ki; kesinlikle yetenek kokan, Tanrıları, Mitoloj'yi ve klasik olan bu hikayeyi bir kız çocuğu üzerinden bu kadar farklı anlatabilmesi yazarın olağanüstü hayal gücünün üst seviyede olduğunu göstermektedir.

Ülkemizde çok satanlarda olmasa dahi, az bilinen ama çok farklı bir kitap olduğunu, Byatt'ın, Ragnarök'ü tasfirleyişiyle birlikte muazzam bir iş çıkardığını belirtmek isterim. ...ve bunu küçük bir kız çocuğunun saf dünyasından yapıyor olması işi daha ilginç kılıyor.

Bu türlere ilgisi olanların okumasını kesinlikle tavsiye eder, ilgi duymayanların da okuduktan sonra bu tür kitapları daha çok merak edeceğini söylemek isterim.

Not(!) Spoiler içerir(!!) Hikaye'nin aslı yani "Ragnarök" hakkında genel bilgidir(!!!): Rivayete göre her yerde savaş ve ölüm olacaktır. Sköll güneşi ve Hati de ayı yutacak. Gullinkambi tanrılara doğru ötecek ve ejderharları çağıracak. Jormungand ve Fenrir serbest kalacak ve Jormungand Thor tarafından öldürülecek fakat Thor'u zehirleyip onun ölümüne sebep olacak. Vidar Fenrir'i öldürecek. Garm ve Tyr birbirlerini öldürecek. Fenrir, Odin'i öldürecek. Heimdall ve Loki dövüşecek ve birbirlerini öldürecek. Sonrasında dünya ateşler içinde yanacak. Bazı tanrılar sağ kalacak diğerleri ise yeniden doğacak. Sonunda nefret ve keder kaybolacak ve kalan lif ve lifthasirler mutlu bir şekilde yaşayacak.

İyi okumalar dilerim.
184 syf.
·4 günde·7/10
İskandinav mitolojisini seven ve az buçuk bilgi sahibi olan biri olarak kitabı eleştireceğim :) Öncellikle mitolojiyle ilgili bilginiz az ise yeterince keyif alacağınızı düşünmüyorum. Bunun dışında bu kitabı okuduktan sonra God Of War kitabı (ps4 oyun senaryosunun) ne kadar başarılı yazılıp çizildiği ve uyarlandığını bu kitabı okuyunca anlıyorsunuz. Neyse gelelim bizim kitabımıza, Çelimsiz kıza. Ben böyle betimlemeler yerine karaktere isim verilmesi taraftarıyım. Duygu vermek için yazılıyor farkındayım. Ama kitapta çelimsiz kız hakkında GRAM BAKIN GRAM DUYGULANMADIM. Hiç iyi işlenmemişti. yazmak için yazılmış resmen. Çünkü kitap çok kopuk. İskandinav mitolojisi ve ikinci dünya savaşı arasında geçişler yok . bildiğiniz yok. Nasıl anlatayım : Tam kendinizi Thor Baldur'a falan kaptırıyorsunuz, paragraf bile atlamadan bir sonraki cümlede Çelimsiz kız baldur için üzüldü, yazıyor sonra tekrar iskandinav mitolojisine dönüyor. Bu çokça yapılıyor ve okuma zevkini baltalıyor. Bir cümle ile çelimsiz kızı oraya koymak acayip hatalı bir iş olmuş. Bunun dışında iskandinav kısımları güzel. Çünkü iskandinav mitolojisi kaliteli bir iş zaten. Sürekli babasını bekleyen çelimsiz kız olmasa bu kitaba daha fazla puan verirdim. Çok az yer verilmiş kendisine onlarda da okumayı baltalayacak şekilde olmuş. Bazen okurken acaba bu cümle ikinci dünya savaşından mı yoksa iskandinav mitolojisinden mi şüpheye düşüyorsunuz. Çünkü dediğim kopukluk var. Onun dışında iskandinav mitolojisi seviyorsanız kesin okuyun. Fantastik seviyorsanız okuyun ama acele etmeyin. Eksikleri var dediğim gibi göze batabilir. Bunun dışında İskandinav Mitolojisindeki büyüklerin hatalarını (thor,odin vb.) günümüzdeki insanların yaptığı hatalarla bir tutmak çok güzel fikir. Ama çok az işlenmiş. Sadece Yılanın Zehri ve günümüzde bulunan denizlerdeki plastik atıklar olarak işlenmiş. Onun dışında zorlama olmuş. Fikir güzel, uygulama zayıf. Bu kitaptan daha iyisini bekliyordum açıkçası... Çünkü büyük bir potansiyel sahipti... Bu kitabın en büyük eksiği diyalogların neredeyse hiç olmaması. diyaloğa uygun bir yapısı varken bunu kullanmaması insani çok üzüyor
184 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Kitap, II.Dünya Savaşı nedeniyle, annesi ile birlikte, kırsala gitmek zorunda kalan küçük bir kızın bir taraftan, annesinden aldığı İskandinav Mitolojisi'nden, bu kitaba da adını veren Ragnarök hikayesini okuması ve diğer yandan da okuduklarını günlük hayatına taşıması ile ilerliyor. Yazar, okuyucuya Ragnarök ve efsanede adı geçen tüm Tanrıları heyecan uyandırıcı ve sürükleyici bir dille anlatırken (ki zaten A.S. Byatt çok başarılı bir öykücüdür), küçük kızın ise, okuduklarından yola çıkarak, dini, insanları ve hayatı kendince sorgulaması ayrı bir renk katıyor. Mitolojiyi sevenlerin hoşlanacağını düşündüğüm bir roman. Ragnarök, Dünya'nın tükenişinin ve Tanrıların buna neden olmasının ve sonra da olaya tamamen seyirci kalmasının, düzeltmek için hiçbir şey yapmamasının hikayesi... Bulunduğumuz çağda da benzer bir durum yok mu? Şimdi de insanlar neden oldukları yıkımı izlemiyor mu?
184 syf.
Kısalığıyla, betimlemelere verdiği ağırlığıyla, bir efsaneyi başka bir hikayenin içine dahil etmesiyle beğenimi kazanmış kitaptır. Bir gün bir kitap yazarsam, anlatmak istediğim hikayeyi bir çocuğun hayatına dahil etmek, benim de başvuracağım yöntem olacaktır.
184 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Byatt bize İskandinav mitolojisini bir roman olarak anlatıyor. İskandinav mitolojisine göre dünya nasıl şekillendi, genelde isimleri bilinen Odin, Thor ve Loki gibi tanrılar nasıl ortaya çıktı, ne yaptılar ve hepsinin sonu olacak Rannarök nasıl gerçekleşti. İşte hepsini bu kitapta bulabilirsiniz
Kitapla ilgili ayrıntılar için: http://kitapokurum.blogspot.com/...-alacakaranligi.html
184 syf.
·4/10
Kitabı beğenen çok olmuş. Ancak ben hem fikir değilim. Çok zor bitirdiğim bir kitap oldu. Fantastik kitapların çok uzağında bir insanım, belirtmeden geçmeyelim.

Kitabı Ursula ablamızın önerisi "sayesinde" aldım. Küçük kız çocuğunun bakış açısından 2. dünya savaşının acımasızlığını okuma fikri cazip gelmişti. Gel gelelim hikaye böyle değil. Kitabı özet geçsem herhalde şöyle olurdu; Thor balık tutuyor, yılan balığı boşluğa gönderiliyor, siyah su idi başlangıçta dünya, odin, loki ve bi sürü adını hatırlayamadığım tanrı birbirine girer. Baldur güzel yüzlü tanrı. Küçük çocuk arada konuya dahil olur, ancak bu tarafta bir hikaye yoktur. Yaşanan savaşa göndermeler vardır kısıtlı sayıda da olsa. Sadece anlatılan, iskandinav mitolojisini çocuğun anladığı şeklidir. Mitoloji tarafında da bir hikaye yok. Tam bir şey anlatacak diyorsunuz, başka tanrı isimleri, yer isimleri geçiyor. Hiçbir tanrıyı tanıyamıyorsunuz. Mitolojiye ilginiz varsa bu konuyla ilgili bir kitap almak daha iyi olabilir. Kitabın yarısı bir ton canlı çeşidini sıralamakla geçiyor. O kadar mekan ve tanrı tasfiri niye yapıldı anlayamıyorsunuz. Yapılmak isteneni anlıyorum tabi. Savaşın acımasızlığı, insanların yaşanan acılara karşı olan kayıtsızlığı, varoluşun sancısı gibi konular farklı bir şekilde betimlenmeye çalışılmış.

Çok ilgimi çekmedi özetle. Ben Thomas Bernhard'ıma, Max Frisch'ime ve Marquez'ime geri dönüyorum. Uzunca bir süre fantastik roman okumama kararı aldım. Biraz fazla geldi bana. Sevgiler.
184 syf.
·7 günde·6/10
Eserin güzel olduğuna kurgusunun büyüleyici olduğuna inanıyordum.Okumaua başlayınca eserde ve yazarda kusur bulmaya tam başlamıştım ki. Bir kaç Orginal metnine ulaştım. Bir kaç Translate sitesinde çevrince anlatılanlar ile çeviri arasında dağlar kadar fark var. Çeviri dağınık ve hünharca hazırlanmış. Bağlantı kurmada zorlanıyorsanız.

Kafa yormak isterseniz ve bol zamanınız varsa ağırdan okuyarak siz biçimlendiren kendi düş dünyanızda ağır ağır ama yine de bu çeviri ile zor.
"Homo homini deus est*"

'İnsan kendi kendisinin tanrısıdır'
A. S. Byatt
Sayfa 170 - İthaki, Efsaneler ve Mitoslar Üzerine Fikirler
"Unutmayalım ki biz, içine doğmuş olduğu dünyanın tükenişini kendi eliyle hazırlayan ve dahası, bu süreci hızlandırmak için adeta özel gayret gösteren bir hayvan türüyüz."
A. S. Byatt
Sayfa 168 - İthaki, Efsaneler ve Mitoslar Üzerine Fikirler
''Eline geçen ve ilgisini uyandıran kitapları baştan sona büyük bir dikkatle okumaya eğilimliydi.''
Efsanelerde ve gerçekte yaşanmış öykülerde bir savaşı kazanmanın iki yolla mümkün olduğundan bahsedilir... Rakibe oranla çok daha üstün bir kuvvete sahip olmak veya umutsuz fakat yiğitçe bir son duruş ortaya koymak.
A. S. Byatt
Sayfa 170 - İthaki
"(...)yasak elmayı yemek, insanlığın atası diye tanımlanan çiftin alınyazısıydı. Zarlar onların aleyhine gelecek şekilde hileli atılmıştı belli ki."
A. S. Byatt
Sayfa 28 - İthaki
Kurban edilmiş her insan bilinmeyenin keşfine doğru atılmış bir adım, basite indirgenmiş bir ağaçtı onun gözünde..
Nietzsche
Efsanelerini yitirmiş her kültür, aynı zamanda tabiatından gelen yaratıcılık yetisini de yitirmiş demektir. Ancak mitoslarca sarmalanmış bir ufuk bir kültürü bütün halde tutabilir. Hayal gücünün bahşettiği ayrıcalıklı yetiler ile Apolloncu rüyayı gelişigüzel bir düzensizlikten ve başıboşluktan koruyan yegâne şey mitosun kendisidir. Efsane karakterleri, aynı zamanda her yerde bulunabilen fakat asla fark edilmeyen ve gelişim çağındaki bir çocuğun zihnini etki altına alırken yetişkin bir adamın yaşamına ve geçmişten bu yana vermiş olduğu mücadelelere yorum getiren ruhani gardiyanlar gibidir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ragnarök
Alt başlık:
Tanrıların Alacakaranlığı
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
184
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053752783
Orijinal adı:
Ragnarök: The End of the Gods
Çeviri:
Kemal Baran Özbek
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
TIMES’ın 1945’ten günümüze, gelmiş geçmiş En İyi 50 İngiliz yazar arasında gösterdiği A.S. Byatt’tan çarpıcı bir roman…

Dünya yeniden filizlenen bir ceset, gökyüzü ise kafatasının içindeki boşluktu. Ragnarök gelip çatmıştı…

İkinci Dünya Savaşı sırasında yaşadıklarına anlam vermeye çalışan küçük bir kız çocuğu İskandinav mitolojisi üzerine bir kitap bulur ve savaşın yarattığı dehşetin ortasında bambaşka bir kıyametle karşı karşıya kalır… Belki de insanı anlamadan önce tanrıları anlamak gerekir. 

Biz mi daha acımasızız yoksa tanrılar mı? 

Dünyayı insan mı yoksa tanrılar mı daha önce yok edecek?

“Şüphesiz Byatt’ın şimdiye dek yazdığı en güzel ve en dokunaklı eserlerden biri.”

Independent

“Baş döndürücü ve muhteşem.”

Ursula K. Le Guin

“Olağanüstü bir yeteneğe sahip bir yazardan büyüleyici bir eser.”

The Washington Post

Kitabı okuyanlar 40 okur

  • Recep İvedik
  • Faljes'ka
  • Levent Günaydın
  • Filiz Kurt
  • Ceren selvi
  • feyzgenc
  • Jake
  • Uğur Aldoğan
  • ﷼Gölge..ོ.IŞIKOĞLU..ོོོོོོم
  • Ali Can

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%17.4 (4)
9
%4.3 (1)
8
%43.5 (10)
7
%26.1 (6)
6
%4.3 (1)
5
%0
4
%4.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0