Liseden beri sürekli duyup ileride okurum dediğim bir oyundu. Hepinizin bildiği gibi bir görücü usül komedisi. Edebiyat tarihimiz açısından önemi unutulmamalı ve herkesin bir kere okuması gerek.
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · İthaki Yayınları · 202120,4bin okunma
Tanzimat Dönemi'nin en önemli yazarlarından biri olan Şinasi'nin Tercüman-ı Ahval gazetesinde tefrika edilen Şair Evlenmesi oyunu, Türk edebiyatının Batılı tarzdaki ilk tiyatro oyunu kabul edilmektedir. Şinasi, töre komedisi niteliği taşıyan bu eserinde görücü usulü evlenmenin sakıncalarına değinir.
Alafranga tutumu ve giyimi sebebiyle mahalleliler tarafından hoş karşılanmayan Müştak Bey, yoksul fakat eğitimli bir şairdir. Her ne kadar gönlünü Kumru Hanım'a kaptırmış olsa da mahallelinin entrikaları sebebiyle Sakine Hanım'la evlenmeye mecbur kalır. Müştak Bey'i bu zor durumdan kurtaracak kişi ise arkadaşı Hikmet Efendi'dir.
Anadolu geleneğini Batılı tarz ile ustalıkla harmanlayan bu eserle Şinasi, hem Anadolu âdetlerine hâkim olduğunu kanıtlamış hem de Türk tiyatrosunda yeni bir biçimin önünü açmıştır.
Kitap hakkında hepimiz az çok şey biliyoruz. Kısa ama tek perdelik piyeste tanzimat döneminin ruh halini çok iyi yansıtıyor yazar. İthaki yayınları kitabın sonuna yazarın hayatı ve ölümü hakkında bir bölüm ayırmış iyi ki bu yayından okumuşum dedim baya detaylı dipnotlar var. Tanzimat eserlerinde gericiler ve aydınlar çok net bir çizgiyle ayrılıyor. Şinasi günümüzde olsaydı ne düşünürdü acaba zaten çok düşünceli biriymiş ülkemizin yüzünün batıya dönmesine rağmen içinin doğu kalmasına şaşırırdı muhtemelen. İbrahim Şinasi yazarın ölüm yıldönümü 13 Eylül 1871 kitabı bu tarihe yakın okuduğumu fark edince tuhaf hissettim.
61 sayfadan oluşan kitabı sanırım 1 saat gibi bir süre içerisinde okudum.. Türkçe yazılmış ilk tiyatro eseri şair evlenmesidir. Şinasi gazeteci yayıncı şair ve oyun yazarıdır
Şair Evlenmesi sadece bir tiyatro metni değil; döneminden bağımsız bir toplumsal eleştiri sunuyor ve günümüzde de geçerliliğini koruyor. Rüşvet, çıkar ilişkileri ve insanların konuya tam vakıf olmadan kolayca yönlendirilmesi gibi meselelerin bugün hâlâ karşımıza çıkması, eserin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor. Hikmet Efendi’nin akılcı ama bir o kadar da kurnaz çözümü (rüşvet vermesi), toplumsal sorunların çoğu zaman ahlaki yollarla değil, çıkar ilişkileriyle çözüldüğüne dair acı bir gönderme yapıyor.
Bu yüzden Şair Evlenmesi hâlâ güncel ve hâlâ okunası.
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202520,4bin okunma
kitap ilk tefrika edilen eser ve tiyatromuz olan Şair Evlenmesi'nin tahlilini içeriyor. Kitapta aynı zamanda orijinal Osmanlıcası, Türkiye Türkçesi hali de bulunuyor. Güzel olan Kumru'nun yerine çirkin ve yaşlı Sakine'nin Müştak Bey'e kaktırılması hikayesini okuyorsunuz. Geleneksel Türk tiyatrosuyla modern avrupai tiyatronun birleşmiş hali. Ayrıca din adamlarının yozlaşması konusunda da sert bir eleştiri. İyi okumalar.
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · Kesit Yayınları · 201620,4bin okunma
“Şair Evlenmesi”ni 1 saatte bitirdim.
Hem güldürdü hem düşündürdü. Geleneksel evlilik anlayışına yapılan tatlı eleştiriyi okumak gerçekten keyifliydi. Kısa ama etkileyici bir klasik, kesinlikle tavsiye ederim.
Bu zamana kadar okumamış olmam ise tam bir kültürel ihmal… Şinasi mezarından kalkıp hesap sorsa, haklı derim!
Şinasi'nin 1860'ta yazdığı "Şair Evlenmesi" isimli komedi, Batılı anlamda ilk Türkçe oyun kabul edilmesiyle bu ününü kazanmıştır. Açıkçası okurken gerçekten abartıldığı kadar güzel mi? Diye düşünmedim değil. İşin doğrusu gerçekten güzeldi. Gerek yenilikçi yaklaşımı gerekse o dönemin insanlarını oldukça iyi yansıtmasıyla dört dörtlük bir eser olduğunun altını çizerek söylüyorum. Dilerseniz birazda kitap içeriğine bakalım.
Kitap dokuz sahneden oluşuyor ve o dönemin gazetesi olan "Tercüman'ı Ahval" gazetesinde yayımlanıyor. Ne yazık ki pek rağbet görmemesine karşın yazarın vefatından sonra Mehmed Tayfur Efendi tarafından kitap şekline getiriliyor ve ardından yayımlanıyor. Anlayacağınız öldükten sonra değeri biliniyor bu eserin...
İtiraf etmeliyim ki Şinasi'ye yazar diye hitap etmek biraz garip geliyor zira iletişim fakültesinde Şinasi'yi gazeteci kimliği ile tanımıştık. Hatta yazarın, sadece gazeteci kimliği ile o kadar ilgilenmişiz ki adamcağızın insani yönünü araştırmaya zaman bulamamışız. İşte ben bu insani yönü, bu kitapta buldum...
Neyse gelelim kitap içeriğine; en hoşuma giden karakterler Müştak Efendi ve onun sırdaşı Hikmet Efendi oldu. Zaten içlerinde düzgün kalmayı başaran bir tek onlardı. Diğer karakterlere baktığınızda Ziba Dudu; kitapta kılavuz diye geçiyor yani ara bulucu paragöz bir kadın. İki tarafı da memnun etmek için rüşvet alıyor. Ebüllaklak isimli imam da dinin buyruklarını kendi isteklerine göre uygulayan bir nevi şartlaran. Sırf bu yüzden Müştak Bey, Kumru Hanımla evlenmek üzereyken asık suratlı, yaşlı bir kadın olan Sakine Hanım ile evlendirmeyi bile münasip bulmuştu. Tabii aldığı rüşvetler ile...
Özetle ben bu eseri çok beğendim. Türk Edebiyatı eserlerine ilginiz varsa mutlaka okuyun derim.
İbrahim Şinasi'nin 1860'ta yazdığı tek perdelik Şair Evlenmesi adlı komedi, Batılı anlamda ilk Türkçe oyun olarak kabul edilir. Anlatımındaki yeniliklerin yanı sıra tema bakımından da Türk tiyatro edebiyatının öncüsü sayılır. Belirli bir metne dayanmayan, oyuncuların doğaçlama yaptıkları tuluat tiyatrosundan, bir konunun metne dayalı olarak giriş, gelişme, sonuç biçiminde aktarıldığı yeni bir tiyatroya geçiş bu eserle olmuştur.
Şair Evlenmesi piyesi Türkçede noktalama işaretlerinin kullanıldığı ilk eserlerden biridir.
Sade ve tabii bir konuşma diliyle yazılmıştır. Oyun kişileri dönemin toplumsal yapısını yansıtan gerçekçi karakterlerdir.Her kişiye kendi muhitinden esinlenen konuşma dili verilmiş, kimsenin ağzında yabancı söz yoktur. Hatta bekçi ve süprüntücü ağzından yazılan sözlerde yanlışlıklar, olanaksızlıklar, söyleyiş hataları da aynen resmedilmiştir.
Eserin konusuna kısaca değinecek olursam ;alafranga davranışları ve kıyafetiyle mahallenin hoşuna gitmeyen Müştak Bey adında yoksul fakat ileri kafalı bir şairin sevip istediği genç, güzel Kumru Hanım yerine büyük kız kardeşi çirkin ve kart Sakine Hanım'ı almaya mecbur edilmesi, bu küçük entrikanın mahalle imanına Müştak Bey'in dostu tarafından verilen rüşvetle hükümsüz bırakılması hikayesinden oluşur.
Merak edenlere şimdiden keyifli güzel okumalar dilerim. Kitapla kalın.
Türk edebiyatında çok büyük bir yere sahip olan Şinasi, Tanzimat edebiyatın da yaşayan bir sanatçıdır. Şinasi Türk edebiyatında yaptığı yeniliklerle bilinir. Hem bir sanatçı hem de çıkardığı gazateler ile edebiyata öncülük etmiştir. Yazar daha çok şiir, makale, edebiyat çevirileri, atasözleri derlemesi ile bilinir.
Şair Evlenmesi ise Türk edebiyatında Batılı anlamda ilk tiyatro olma özelliğine sahiptir. Yazar burada görücü usulü ile evlenmenin sakıncalarını anlatır. Bunun yanında imamlara da eleştiri vardır. Para uğruna her şeyi yapabilen bir imam görüyoruz eserde. Bu tiyatro geleneksel Türk tiyatrosundan da parçalar görmekteyiz. Halkın konuşma diline özgü ağız yapılarını da eserine içine serpiştirilmiştir.
Çok küçük bir eser ama yazar burada bizlere aynı zamanda kimseye güvenilmemesi gerektiğinin de altını çizmektedir. Bunu okuyanalar bu da ne ya çok basit diyebilirler ama o dönemde böyle bir başarı yaklamak hiç de kolay bir iş değildir. Her yazarı yazdığı dönmeden bağımsız bit şekilde eleştirmemek gereke. Her yazar yazdığı dönemin izlerini eserine yansıtır.
Batı uygarlığındaki Türk Edebiyatı'nın kurucusudur. Tanzimat Edebiyatı'nı başlatan, Batı Edebiyatı yolunda nazım ve nesir türünde ilk olarak eser veren Şinasi'dir. İlk çeviri şiirleri, ilk noktalama işaretleri, ilk özel Türk gazeteciliği ve ilk yerli tiyatro eseri edebiyatımıza onunla girmiştir. Akılcı ve mantıkçı olup, Türk toplumuna yeni bir görüş kazandırmak gayesindedir. Halkçıdır, halka karşı sorumluluk duygusu ile doludur. Halk, vatan millet gibi sözcükleri bugünkü anlamda ilk olarak kullanan yine Şinasi'dir. Şiiri mecazlardan arıtıp yalın hale koyar,soyut anlatımdan somut anlatıma geçer. Halk dehasına inanır, edebiyatımızda ilk olarak halk kaynaklarından yararlanıp dil, folklor araştırmaları yapar. Mazmunlu deyişler yerine sade bir dil, konuşma diline dayanan bir Türkçe yerleştirmiştir. Sanat için sanat ilkesini bırakır, halk için sanat ilkesine bağlanır. Divan Edebiyatı'ndaki parça güzelliği anlayışına karşı, toplu güzellik anlayışını savunmuştur.Toplumu bilgice kalkındırmak için en önemli yolun gazete olduğunu bilmiş ve ilk özel gazeteyi çıkarmıştır.(Tercüman-ı Ahval)Nesir alanında da kompozisyon alanında karşımıza çıkar.