Adı:
Savcı Bey
Baskı tarihi:
Mart 2004
Sayfa sayısı:
218
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756316009
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Soliria denilen Silivri'den İstanbul'a gelen yol üzerindeki Diyonis hanındaki yolcuların sayısı hiçbir gün dördü geçmezdi. Pazar günlerinden başka hancının yüzünün güldüğü görülmemişti.

Ayazma'nın önündeki ağaçların altında iki adam oturmuş, önlerine konan yemekleri temizlemeye çalışırken, atları da çayırda otluyor; karşıda yatan karadağın tozlu yolundan aşağı, bir öküz arabası delicesine bir hızla yuvarlanıyormuş gibi kayıyordu...
(Kitabın İçinden)
218 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere gerçekten bilinmesi gereken ama bilinmeyen yazarlarımızdan birisinden bahsedeceğim. En azından 1-2 paragraf okuyun, kimmiş bakın ondan sonra kalanı sallayın gitsin.
Bir adam düşünün, herkesin bildiği Malkoçoğlu, Gültekin ve Seyit Ali Reis filmlerine kitapları konu edinilsin, Beşiktaş başkanlığı yapmış olsun, roman, çizgi roman ve sinema kahramanı olarak anılsın, İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinin ve Ankara Hukuk Fakültesinin mimarı olsun ama bilinmesin. İşte Abdullah Ziya Kozanoğlu, 60 yıllık hayatına her işi fazlasıyla sığdıran ve en zor ve kültür seviyesinin az olduğu dönemde hem eğitimi hem milli kimliği savunsun ama bilinmesin. Aylarca aranılmasına rağmen kitapları bulunamasın ve İstanbul’dan gidiş-dönüş 260 TL’lik benzin yakacak mesafede bir anda değerlenip en uçuk fiyatlara kitapları temin edilsin. İşte sanata ve sanatçıya verdiğimiz değer ve Zincirlikuyu mezarlığından kimsesiz bir mezar daha, ne diyelim ki? Geçelim kitabımıza.
Kitabımız tarihin somut gerçeklerini bir roman uyarlamasıyla efsaneleştirmeye dayanıyor. Tarihi güçlüler yazar klişesini bozmak bir yana okurken kafanızda canlandıracağız sahneler, aslında tam da sözünü ettiğim Cüneyt Arkın filmleri yapısını ortaya koyuyor. Okurken zaten öncelikle bunu fark edeceksiniz. Hatta 2 Türk otururken kaçan bir kadın ve onu kurtaran Türkler şeklinde başlayan girişle de sanki bir Kartal Tibet filminin tadına varıyorsunuz. En başta da söylediğim gibi, gerçekten filmi çekilecek ve film çekilmeyi hak eden bir eser. Bize de fazla söz düşmüyor. Herkese iyi günler ve keyifli okumalar dilerim..
218 syf.
·Beğendi·7/10
Kitabın konusu Yıldırım Beyazıt'ın kardeşi Savcı Beyin hayatını anlatıyor. Tabi daha çok kurgusal olarak anlatılıyor biraz araştırdım Savcı Bey 14 yaşında babasına isyan ediyor. Kitapta anlatılan ise gayet olgun bir Savcı Bey ve kendince Bizansta sefahat aleminde ve 14 yaşından daha çok en aşağı 20 yaşında izlenimi uyandıran bir karakter. Araştırmalarıma göre kitabın bir çok yerinde tarihi bir gerçeklik yok. Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun kitapları genelde kurgusal tarih üzerine yazılmış. Tarihsel bir kitap değil bir roman olarak fevkalade diyebilirim.
218 syf.
·Beğendi·10/10
Oldukça güzel bir tarihi roman. Murat Hüdavendigar'ın oğlu olan Savcı Bey'yin yardımcısı Balaban ile beraber katıldığı maceraları anlatan bir roman. Bizans tahtının varislerinden olan Andronikos ile karşılaşan Savcı Bey birtakım sürtüşmelerden sonra samimiyet kurar. Bu arada uzaktan akrabası da olan prenses İrini Kuntakuzenos ile de tanışan Savcı Bey biraz da gerilimli geçen günler sonunda samimi olurlar. Ancak Yıldırım Beyazıt ve Andronikos'un kardeşi Manuel de taht peşinde olduğundan bu birliktelik hoşlarına gitmez. Ve bu ikiliyi gözden düşürmek için bazı entrikalara girişirler. Bunlara kanan Murat Bey de Savcı Bey'in gözlerini kör eder. Artık Osmanlı tahtına geçemeyecektir. Acaba Andronikos başarılı olabilecek midir? Keyifle ve soluksuz okunan bir roman.
218 syf.
·Puan vermedi
Bu gün bende sanırsam çocukluğa dönüş var. Biraz önce okuduğum masallar geldi aklıma. şimdi de Kozanoğlu kitapları.. Kemalettimn Tuğcu ile Kozanoğlu kitapları ilk ve ortaokul günlerimizde elimizden düşmezdi. Seri halin de hep okudum. Hele kolsuz Kahramanı defalarca okudum... Ne güzel günlerdi onlar. okul kütüphanesinin kitap kokulu atmosferinde maceralar okumak, masallar okumak, hayallere dalıp, kitabın kahramanı olup günlerce öyle yaşamak...
190 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Savcı Bey, Abdullah Ziya Kozanoğlu'nun tarihi bir kitabı. Kitapta Osmanlı padişahı Murat Bey'in oğlu olan Savcı Bey'in hayatı anlatılmaktadır. Kurgular vardı ama sıkılmadan okudum çok beğendim. Tarih entrikalarla dolu ve başa geçmeye çalışanlar acaba hakkıyla mı geçmişler. Kitapta bunu çok iyi anlıyorsunuz. Savcı Bey, Murat Bey'in üç oğlundan birisi ve sevdiği bir evladı. Yıldırım Bayezid türlü hilelerle Savcı Bey ile babası Murat Bey'in arasını bozdu. Şartlar daha sonra onu padişah yaptı belki ama Savcı Bey cesur ve kimseye boyun eğmeyen bir kahramandır. Osmanlı Devleti kuruluş döneminde halka hoşgörülü anlayış gösteren padişahlar öz kardeşlerine evlatlarına neden böyle acı bir muamele yapmışlar anlamak zor. Bize öğretilen merkezi otorite güçlü olsun diye bunlar yapılırdı. Merkezi otorite güçlü olsun ama kardeşinin oğlunun gözünü kör ettirmek anlaması zor bir şey gibi geliyor bana. Tarihte üzücü anlardan birisi bu olaylardır. Aslında Savcı Bey'in de hocası olan Hacı Ali, Murat Bey'e yaptığının doğru olmadığını aralarını bozmak isteyenlerin tuzak kurduğunu anlatıyor ve orda Murat Bey hak veriyor. Ama olan Savcı Bey'e olmuş... Savcı Bey'e sadık dost olan güvendiği adamı Balaban'dan ve sonradan Bizans'ın başına geçecek olan Savcı Bey'in hep yanında olan şehzade Andronikos'tan kitapta bahsediliyor. Okumanızı tavsiye ederim...
Savcı Bey'in oğlu Doğan Bey'e nasihatindeki gibi;
Bir insan olmak bir padişah olmaktan çok daha iyi... Ve çok daha güzeldir.

Bu dünyada adalet yoktur. Haklı olduğu halde kaybedenlere, Savcı Bey'e selam olsun...
218 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Okurken film izliyormuş gibi hissettim.Cümleler arası Savcı bey ve Balabana oyuncu seçmişliğim bile var🤭."Beyy" nidasıyla Balaban karakterine Kadir Savun'u seçtim.Yazarın ilk okuduğum kitabıydı.Tavsiye ederim bu arada
Kardeş sevgisini ,Taht sevgisinden aşağıda tutanlara da bir çift kelamım var ama içimden söylüyorum.
218 syf.
·Beğendi·10/10
Osmanlıda ki kardeş kavgaları konu alınarak yazılmış, çok güzel kurgulanmış bir roman.Dili akıcı, sürükleyici, düşündürücü okumaya değer bir kitap....
Burada tutulacak en doğru yol kendi gücümüze güvenmektir.
-Yani?!
-İsyan ediyorum!
-Neye karşı?!
-Her şeye karşı! Haksızlığa, kardeşlerime, yalanlara, tuzaklara, babama ve bütün cihana karşı isyan ediyorum!
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Sayfa 134 - Atlas Kitabevi, 1966, 10.Baskı, İstanbul
-Siz öyle anlıyorum ki, pederinizi ve pederimizi de hiçe sayıyorsunuz!
-Bundan hiç şüpheniz olmasın! Hayatta kendimden başka kimseye boyun eğmem ve kimsenin işlerime karışmasını da istemem!
Abdullah Ziya Kozanoğlu
Sayfa 88 - Atlas Kitabevi, 1966, 10.Baskı, İstanbul
Andronikos ne kadar cesur olursa olsun, gene bir Bizanslı idi. O da her Bizanslı gibi eğlence, har vurup harman savurma, entrika, ayaklanmalar ve ahlâksızlıklar kaynağı olan Bizans'ta büyüdüğünden canını pek kolay kolay ortaya koyamazdı. Kendisine meydan okuyan bu gençle vuruşmaktansa, bir gece vakti yolunu bekleyip arkasından hançerlemeyi, yahut adamlarına buyurup gizlice öldürmeyi daha doğru ve daha kurnazca bir iş sayardı. Hafifçe sararan yüzünü zorla gülmek için buruşturdu. Öksürür gibi cevap verdi:
-Ben Bizans İmparatoru Yuanidis Paleologos'un oğluyum. Benimle dövüşecek olan adamın benimle denk olması gerektir.
Bu sözlerden açık bir yüksekten atışın altında kapalı bir korku gizli idi. Fakat Savapolos bu korkuyu sezmemiş gibi kendini tanıttı:
-Bana da Savcı Bey derler. Diyarı Rum'da Savapolos Savcı diye anılırım. Babam Türk Sultanı Murat Bey'dir. Adım ve namım herhalde prensliğinizden ve babanızın namından geri kalmasa gerek!

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Savcı Bey
Baskı tarihi:
Mart 2004
Sayfa sayısı:
218
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756316009
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Bilge Kültür Sanat
Soliria denilen Silivri'den İstanbul'a gelen yol üzerindeki Diyonis hanındaki yolcuların sayısı hiçbir gün dördü geçmezdi. Pazar günlerinden başka hancının yüzünün güldüğü görülmemişti.

Ayazma'nın önündeki ağaçların altında iki adam oturmuş, önlerine konan yemekleri temizlemeye çalışırken, atları da çayırda otluyor; karşıda yatan karadağın tozlu yolundan aşağı, bir öküz arabası delicesine bir hızla yuvarlanıyormuş gibi kayıyordu...
(Kitabın İçinden)

Kitabı okuyanlar 26 okur

  • Ümit Doğan
  • Duygu şanlı
  • Sadık Kocak
  • Okuyan Doktor
  • Hüseyin Akdoğan
  • ⠀Cihan  Akboru⠀ོ
  • Ahmet Turan AKGÜNEŞ
  • de Li
  • Muammer Ünal
  • Haree

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%38.5 (5)
9
%7.7 (1)
8
%23.1 (3)
7
%15.4 (2)
6
%7.7 (1)
5
%7.7 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0