Şeytanlı Göl

George Sand
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·152 syf.··
2024 21. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2024 23:27
1800li yıllarda Avrupa’nın en popüler yazarlarından biri olan George Sand’ın, gerçek ismi ile Amantine Lucile Aurore Dupin’in kaleminden pastoral bir roman “Şeytanlı Göl“. Öncelikle macera/korku romanı beklentisi oluşturan bu başlığı unutun; zira 1800lerde Fransa kırsalında geçen bir evlilik hikayesini merkeze alan romanın öyle esrarlı ya da heyecan verici bir atmosferi yok. Basit bir köylü olan Germain’in, ölen eşinin yerine çocuğuna yeni bir anne, kendine de yeni bir eş aramasının hikayesi bu. Hala çok sevdiği kayınbabası ile kayınvalidesinin yanında yaşayan ve kendine kalsa bir daha hiç evlenmeyecek olan Germain, dürüst, çalışkan, merhametli, hakkaniyetli, çok yoksul ve yakışıklı bir adam; ancak daha ilk satırlardan anladığımız kadarıyla kafası pek iyi çalışmıyor. Kayınbabasının baskısı ile, komşu köyden zengin bir dulu görmek ve evlenmeye ikna etmek amacıyla yola çıkıyor, ancak yolu üzerindeki yakın bir köye bırakmak üzere yanına aldığı 16 yaşındaki Marie, bütün planları değiştiriyor. Yazarı, bu romanını, Holbein’in kendisini etkileyen bir resminden esinlenerek yazdığını söylemiş: “Resim, bir tarlada çift süren bir çiftçiyi betimler. Uzakta geniş bir ova, bu ovada yoksul kulübeler göze çarpar. Güneş, tepenin ardında batıyor. Çetin bir iş gününün sonudur. Köylü, üstü başı eski püskü, bodur ve yaşlı bir adamdır. Yeddiği atlar zayıftır, bitkindir; saban engebeli ve sert bir toprağa saplanmıştır. Bu ter ve didinme sahnesinde yalnızca bir yaratık neşeli ve çeviktir. Bu, ürkmüş atların yanı sıra, saban izleri içinde koşan ve atları kamçılayarak yaşlı çiftçiye yamaklık eden düşlemsel bir kişi, kamçılı bir iskelettir. Holbein'ın felsefesel ve dinsel olduğu denli üzücü ve gülünç konularının arasına simgesel olarak kattığı bu ürkütücü hayal ölümdür ve Ölümün Simgesi adını
Edebiyat & Roman
Şeytanlı GölGeorge Sand · Gendaş · 1991282 okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2023 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 06 Ocak 2023 23:39
Kitabı okuduğum sürece gerilim bekledim adından dolayı ama bir sayfa dışında gerilim yarattığını söyleyemem. Oldukça sıcak bir kitaptı. Dağ hayatı, mutlu iki aşık ve sıfır entrika.
Şeytanlı GölGeorge Sand · Gendaş · 1991282 okunma
Kitabın ismi ile içeriği tamamen uyumsuz
5/10
·127 syf.··
2021 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2021 18:48
Asıl adı Aurore Dupin olan Fransız yazar George Sand'den okuduğum ilk kitaptı. Böyle yanıltıcı ise bir daha okuyacağım sanmam :) İlk defa kitap başlığıyla içeriğinin bu denli uyuşmadığı bir eser okudum. Lanetli Göl'ü korku-gerilim kitabı olarak aldım ama bu türde tam bir hüsran çıktı. Yazar nasıl böyle bir başlık bulma gibi bir gaflete kapılmış çok ilginç gerçekten. Lanetli Göl, isminden tamamen bağımsız bir hikayeyi odağına almış. Dul ve üç çocuklu Germain, zengin bir başka dul ile evlenme niyetiyle tanışmaya Fourche'a gitmeye karar veriyor. O sırada çiftliklerinde yaşayan yoksul bir kız olan Marie'yi de çalışması için gideceği yerin yakınına götürmesi istenir. Ve beraber yola koyulurlar. Oğlu da onlara katılır. Bu yolculukta Marie'ye aşık olur ve aralarındaki yaş farkına rağmen evlenirler. Evet kitabın konusu tam olarak böyle! Lanetli Göl'den ise sadece bir sayfa falan yarım ağızla bahsediliyor. Yolculuk esnasında Germain, evleneceği kadınla tanışmaya gider ve döndüğünde Marie ile oğlunun kaybolduğunu görür. Onları aramaya gider ve bir gece durakladıkları Lanetli Göl'ün çevresinde yaşlı bir kadına rastlar. Kadın bu gölün şeytanın gölü olduğunu söyler, bir çocuğun da boğulduğunu ekler. Ayrıca gölün çevresinde dolaşanlar, yön duygularını kaybediyorlarmış. Bu kadar. Göl ile ilgili öğrenebildiğimiz tek şey bu. Ne karakterlere bir etkisi oldu, ne de gerilim vardı. Çok yalın idi. Alakasız ve saçmaydı. Lanetli göl ismi tam bir fiyasko bence. Keşke yazar ismi de farklı seçseymiş, o kısacık garip diyaloğu da bizlere sunmasaymış. Yazar bu hikaye ile çok daha başarılı bir eser ortaya çıkarabilirmiş kanısındayım. Tek beğendim olay örgüsü iyi işlenmişti. Diyaloglar eh idare ederdi. Ancak dediğim gibi türü ve başlığıyla tamamen alakasızdı. Okumak bana pek fazla bir
1000Kitap
Lanetli GölGeorge Sand · Yıldız Yayınları · 2006282 okunma
Puan vermedi·127 syf.··
2023 23. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2023 06:24
Lanetli Göl ismi sizi yanıltmasın. Büyü,gizem ya da korkutucu olaylar yok eserin içerisinde. Hatta bana göre eser için çok yanlış bir isim seçilmiş. Eserde eşini kaybetmiş bir çiftçiden bahsediliyor. Ölen eşinin ailesi artık onun evlenmesi ve çocuklarına iyi bir anne olacak birini bulması gerektiğini söylüyor. Olaylar bu çerçevede şekilleniyor. Dul olan Germain'in başına gelenler, ona dayatılan yerine kendisinin hiç ummadığı birinde bulduğu o saf aşk gerçekten iç ısıtan bir hikaye. Evliliğe ikna, aşık olduğu kızın yaşı gibi bazı sorunlar da elbette her şeyin sorunsuz olmadığını bir kez daha okuyucuya hatırlatıyor. Okumak isteyen beklentisiz okur ise memnun kalabilir.
Lanetli GölGeorge Sand · Yıldız Yayınları · 2006282 okunma
4/10
·135 syf.··
2018 57. kitabı
Arka kapak yazısı ve isim ile bir gerilim romanı havası verilmeye çalışılmış ama alakası yok. komşu köye çalışmaya giden bir kız ile birlikte evden kaçan küçük çocuğunun peşinden onları aramaya giden bir adamın öyküsü. arka kapak yazısı da yolda denk geldiği yaşlı bir delinin saçmalamaları. gerek kurgu, gerek ebedi anlamda lüzumsuz bir kitap.
Lanetli GölGeorge Sand · Şule Yayınları · 2002282 okunma
7/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2017 87. kitabı
Evliliğin sorunlarından "yaş" üzerinde durulan bir kitap. Evlenmek için yola çıkan adam ve yola çıktığı bir kadın arasında gelişenler ile sürpriz bir sonuç. Başta sıkıcı ama devamı güzel bir kitap..
Şeytanlı GölGeorge Sand · Cumhuriyet Yayınları · 1999282 okunma
5/10
·160 syf.··
2024 103. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2024 13:14
Kitapta evlenmek isteyen çocuklu dul bir adamın, komşuları olan genç bir kızla yola çıkışları anlatılıyor. Adam talip olacağı bir kadının yanına giderken, maddi durumları kötü olan genç kız ise çalışmak için gidiyor. Kitap, ilk iki bölümü dışında su gibi akıp gidiyor ve hemen bitiyor fakat bitince “ee” diye soruyor insan. Bu kitap bana ne kattı sorusuna verebileceğim bir cevap yok ne yazık ki, eserin dünya klasiği olması onun güzel olması demek değilmiş ilk kez bu kitapla anladım ve gerçekten neden dünya klasiği olduğunu, hala yayımlanmaya devam ettiğini anlamadım. Sadece kitabın sonunda ek başlığıyla yayımlanan bölümlerde köy düğünleri hakkında bilgi veriyordu, o birazcık ilginç geldi. Kitabın adıyla da pek alakası olmadığını söyleyeyim.
Edebiyat
Şeytanlı GölGeorge Sand · Çağdaş Matbaacılık · 1999282 okunma
İyi yürekli ve sadık çiftçi Germain
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2022 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2022 12:29
İsmiyle alakası olmayan bir kitap. Fransada küçük bir köyde geçen adet ve geleneklerine bağlı köylülerden eşini kaybeden Germain ve küçük Marie nin anaçlığı ile çocuk sevgisinin konu edildiği sanki bir düğün töreni gibi bir hikaye. Güzeldi. Ben beğendim
Hayat ve İnsan
Şeytan GölüGeorge Sand · Kapra Yayıncılık · 2021282 okunma
9/10
·126 syf.·
2024 35. kitabı
19 yy Fransız edebiyatında önemli bir yer edinen Sand'ın en önemli romanlarından biri. Pastoral roman konusunda kendisini kanıtlayan yazarın ayrıca eserin aralarına yerleştirdiği eleştirel bakış açıları da okunmaya değer. Yazarın okuduğum daha önceki eserlerinde olduğu gibi hem kadına toplum içinde verilmeyen önem hem de gelenekselci bakış açısıyla yeniliklere getirdiği eleştirel bakış birbiriyle harmanlanıp okura sunulmuş. Toplumun birçok aksaklığını dile getirmek ve kadına önem atfetme amacı taşıyan bu güzel eser bir aşk öyküsüyle başlıyor ve dönemin düğün geleneklerinin anlatımıyla son buluyor. Toplumun özellikle hurafelere olan bağnazca bağlılığı, geleneklerin yerini tutan bozulmuş yenilikler ve evlilik kurumunun ne kadar önemli olduğu mesajları bir arada verilmekte. Ayrıca 19 yy Fransa toplumunda yer alan aydın fikirlerin temelinde yatan bireyin aydınlanması konusu da eserin ana damarlarından biri. Gerçi yazar daha çok geleneksel yapının bozulmasından dem vursa da özellikle kadın erkek argümanlarını toplumu eleştirmek için bir araç olarak kullanmaktadır.
Şeytan GölüGeorge Sand · Kapra Yayıncılık · 2021282 okunma
Klasik
9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Germain genç ve yakışıklı bir çiftçidir eşi Catherinei kaybetmiş onun yasını tutmaktadır gelgelim kaynatası çocukları ve kendisi için evlenmesini ister o da zengin ve dul biriyle evlenmek için yola Marie isminde genç, güzel ve zeki bir kızla ona refakat etmek üzere yola çıkarlar ama kader onları başka bir yola sürükleyecektir, kısa ama bir o kadar akıcı ve güzel bu klasiği mutlaka okuyun derim
Şeytanlı GölGeorge Sand · Çağdaş Matbaacılık · 1999282 okunma

Yazar Hakkında

George SandYazar · 19 kitap
19. yüzyıl, şüphesiz, edebiyat tarihinde eleştiri ve nitelikli yapıtların üretimi alanında en önemli yüzyılıdır. Dönemin burjuva sınıfının zeka inceliği, iyi ile kötü yapıtı birbirinden ayırabilme gibi özelliklerini göz önünde bulundurduğumuzda, kendini diğer çağlardan ayıran farklı bir cemiyetin oluşumuna tanıklık ederiz. Elbette bu kadar değil; yayıncılık alanında devrim niteliği taşıyan değişimlerin getirdiği birçok yeni gazete ve dergilerin bu alana dahil olması ve üniversite çevresinin de bu edebî hareketlenmede kendine yer bulması, yeni polemiklerin oluşmasına ve bu dönemi diğer dönemlerden daha cesur ve üstün kılmasına sebeptir. İşte bu çağ, Tanrı’yı duyma ve güzelliğin sırrını anlama arzusuyla, insanlar için en büyük meselenin aşk ve açlık olduğunu yazdıklarıyla ısrarla savunan Aurore Dupin’in (Duderant Baroniçesi) doğduğu çağdır. Oğlak Yayınları tarafından yayımlanan "George Sand-Hayatımın Hikâyesi" adlı kitap, bizi dönemin bu önemli kadın yazarının belki marazî ruhuna değil ama dünyadaki seyahatine davet ediyor. Asıl adı Aurore Dupin olan Sand, 1804’te Paris’te doğar. İtalya ordusunda subay olan babasının 1808’de görevi dolayısıyla Madrid’e gitmesiyle 1812’ye kadar bu şehirde kalır. Babasının ani ölümüyle birlikte Mayıs 1812’den itibaren büyükannesi ile yaşamaya başlayan Sand burada gramer, Latince ve bilim öğrenimi görürken aynı zamanda müzik eğitimi de alır. Ocak 1818’de Paris’teki İngiliz Dame Agustine Manastırı’na girmesiyle Sand’ın hayatında mistik bir süreç başlar. Bu süreçte, büyükannesinin ölmesiyle birlikte yazar kendini büyük bir boşlukta bulur ve annenin hegemonyasından da kurtulmak amacıyla bir imparatorluk baronunun oğlu olan subay Casimir Dudevant’la evlenir. Artık can sıkıntısının sık sık yer değiştirdiği, mutluluğun sorgulandığı, mutsuzluğunsa kâğıtlara teslim edildiği yeni bir süreç başlamıştır: Le voyage chez M. Blaise-1829... 1831 yılı Sand’ın edebiyat yaşamına artık iyiden iyiye atıldığı yıllardır. Paris’tedir ve daha şimdiden Balzac, Latouche, Felix Pia gibi birçok yazarla ilişki kurmuştur. Kocasından da ayrılan George Sand’ın kendini dönemin edebiyat ortamında var etme mücadelesinde ilk ürünü Jules Sandeau ile 1831 Aralık sonunda yayımlanan Pembe ve Beyaz adındaki romandır. Bu romanda imza J.Sand’a aittir (bu mahlas, sevgilisi olan Jules Sandeau’dan gelir.) Ve ertesi yıl, G.Sand imzasıyla büyük ilgi uyandıran "Indiana" ve "Valentine" adlı iki romanı yayımlanır. 1833’ten 1835’e kadar çağın en büyük şairlerinden Alfred De Musset ile bir ilişki yaşar. 1838’e kadar olan süreçte Sand birçok roman yazar. Bunlardan en önemlisi 1837 tarihli "Mauprat"tır. Görüldüğü üzere Sand’ın hayatı sürekli yazmak ve zamanın önemli kişilikleriyle yaşanan aşklarla geçer. Kısa süren ilişkiler ve bunların getirdiği açmazlar, onu kısa süreli de olsa insancıl (!), biraz da yavan bir mistisizme yönlendirir. Bu dönemde en uzun ilişkisini yaşayacağı Chopin ile tanışır. Nohant-Paris arasında yazmaya devam eder. Daha çok sosyalist eğilimli olan bu yeni romanlar pek hoş karşılanmaz. Biraz da bu durumun getirdiği farklı bir duyarlılıkla kır romanları yazmaya başlar. Bu dönemin en önemli romanı: "Şeytanlı Göl"dür. Hep Tanrı’yı aradı ama... 1848’de başlayan ihtilalle birlikte Sand, politik hayata karışma arzusuyla kendini tekrar Paris’te bulur. Kısa süreli bazı siyasal çalışmalardan sonra 1849’da bir daha dönmeme kararı üzerine Nohant’a gider ve politik hayattan kendini soyutlayarak daha çok tiyatro eserlerine yönelir. Bu alandaki önemli eserleri, "Claudie", "Mauprat", "Flaminio" ve "Maitre Fauilla"dır. Nihayetinde sade ve sakin bir yaşamın içindedir artık. 1856’dan itibaren Nohant’ta yazarak, botaniğe merak sararak ve tiyatro düzenleyerek vaktini geçirir. Bu sakin yaşam içinde hayatına tesadüf eden en önemli olay, 1857’de Flaubert’le tanışmasıdır. Sand, ölümüne kadar kâh aşk romanı kâh kır romanları yazmış, geriye onlarca ilişki, yüzlerce yapıt ve sonuçsuz kalan Tanrı arayışını bırakmıştır. George Sand, coşkun ve ihtiraslı tabiatıyla yaşadığı dönemin neredeyse bütün edebi ve toplumsal cereyanlarına sürüklenmiş, Musset ve Chopin gibi büyük dehalarla girdiği ilişkilerle (yapay da olsa) yazdıklarına bir estetik duygusu kazandırmayı becerebilmiş bir kadın yazar olarak XIX. yüzyıl edebiyatında iz bırakabilmiştir. Sonuç olarak bence, onun yazarlığını ne Baudelaire’in: "George Sand; tüylerim diken diken olmadan düşünemiyorum bu aptal yaratığı, o ki hiçbir zaman sanatçı olamadı." sözü derecesinde aşağılayabilir ne de M. Caro’nun: "George Sand; şüphenin ince azabına karışan öyle insan üstü emelleri temsil ediyor ki..." sözü mertebesine kadar yüceltebiliriz. Ama Sand’ın hayat hikayesi hiç şüphe yok ki yazar olsun olmasın, birçok insanın hayretle ve imrenerek bakabileceği bir ihtiras ve özgürlükle örülüdür. Hayatımın Hikayesi - George Sand