"Korkulan biri olmak, sevilen biri olmaktan daha güvenli,"
Mi?
Dizisini izlemeden kitabını da okuyayım diyerek başladığım bir kitap oldu. Yazarın Kayıp Kız kitabını veya filmini hepimiz duymuşuzdur diye düşünüyorum. Ben de bu kitapla bir başlangıç yapmış oldum. Konusundan kısaca bahsedecek olursam:
Camille, bir gazetecidir ve yıllardır gitmediği kasabasına bir cinayet dizisini çözmek için gider. Ancak kasaba, Camille ve aile sorunları ile geçmişin karanlık sırlarını da su yüzüne çıkarır.
Genel olarak bir gerilim kitabı olmadığını düşünsem de beğendiğim bir kitap oldu. Katili tahmin etmiştim zaten. Yazar kitabın potansiyelini de güzel yönlendirmişti. Özellikle o geçmiş sahneleri benim bile canımı yaktı. Annesi ile arasındakiler...
Ve tabii ki sinir olduğum konular da var: Karakterler! Camille'in beni fazlasıyla deli eden çok davranışı vardı, John ile aradındakileri direkt örnek gösterebilirim buna. Richard eh işte bir karakterdi, bir sevdim bir sevemedim. Amma... Okurken sabır çektim, Adora da aynı biçimde.
*𝙨𝙥𝙤𝙞𝙡𝙚𝙧* Camille ve yara izleri beni bile çok üzdü, Adora'nın gördüğü zamanki tepkisi... Sakinim... sakinim... (öyle miyim?) *𝙨𝙥𝙤𝙞𝙡𝙚𝙧 𝙨𝙤𝙣𝙪*
Akıcı ve gerilim/polisiye tarzı bir kitap okumak istiyorsanız önerebileceğim bir kitap oldu. Ana hatlarıyla beğendim, katil bulma sürecini pek tahmin edemesem de katili buldum. Sıra dizisindee!!
Kitapların gölgesi hep üzerinizde olsun!
OKUNABİLİRLİK: Oldukça akıcı bir dil. Gerilim hattından psikolojik iç dünyaya geçişler tempoyu yer yer duraksatıyor.
FİKRİN DERİNLİĞİ: Anne–kız ilişkisi, travmalar ve beden üzerinden kurulan psikoloji güçlü.
KURGU: Cinayet sorgusu arka plana düşüyor. Finaldeki twist etkileyici olsa da hazırlık süreci, bazı okurlara bir şeyler eksik hissi uyandırabilir.
KARAKTER: Camille kırılgan, dürtüsel ve parçalı bir profil. Daha stratejik, daha “zihin oyunları” oynayan bir karakter olsaydı hikaye çok daha farklı olabilirdi.
GENEL ETKİ: Karanlık, rahatsız edici ve akılda kalıcı. Ayrıca hızlı okunabilir ve sürükleyici. Fakat karakter ve gerilim bağlamında tatmin etmiyor.
Gillian Flynn’in Keskin Şeyler romanı, gazeteci Camille’in doğduğu kasaba Wind Gap’e iki genç kızın öldürülmesi üzerine haber yapmak için dönmesiyle başlıyor. Fakat hikâyenin asıl odağı, bu cinayetlerden çok Camille’in geçmişiyle, baskıcı annesi Adora ve asi üvey kardeşi Amma ile yüzleşmek zorunda kalması.
Yazarın hikâyeyi bir kadın karakterin gözünden anlatması ilk etapta dikkat çekici olsa da, Camille’in sürekli ergenvari cinsel düşüncelere kayması ve takıntılarının fazla yüzeysel işlenmesi beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Ben, geçmiş travmalarını zekice işleyen, psikolojik olarak daha güçlü ve ayakları yere sağlam basan bir karakter beklentisindeydim. Benim beklentim, geçmiş travmalarını ve yaşadıklarını zekice işleyip, güçlü bir şekilde hikayeyi yönlendiren bir karakterdi, fakat beklediğim gibi olmadı.
Romanın ilk bölümlerinde Camille’in kasabaya dönüşü, ailesiyle ilişkileri ve kasabanın polisiyle etkileşimi oldukça ilgi çekiciydi. Ancak cinayet çözme gerilimi ile Camille’in iç dünyasına yapılan ani dalışlar çoğu zaman paralel ilerlemediği için beni hikâyeden kopardı. Hikaye gerilim ve cinayet üzerine
Keskin ŞeylerGillian Flynn · Artemis Yayınları · 0318 okunma
Son zamanlarda okuduğum en keyifli ve rahatsız edici kitaplardan birisiydi. Bayıldım. Küçük kız çocuklarını öldürüp dişlerini söken bir katil, munchausen by proxy sendromuna sahip bir anne, türüm türüm Southern-goth kokan bir kitap. İçimde kanayan bir yara artık bu kitap. Özellikle Camille'nin annesiyle ilgili kısımları okurken göğsüme bir bıçak saplandı.. Sadece kitabı almadan önce şunu bilmenizi istiyorum bu kitap başlı başına bir tetikleyici unsur, çok fazla hassas içeriğe sahip 18 yaş altına asla önermiyorum.
Keskin ŞeylerGillian Flynn · Artemis Yayınları · 0318 okunma
Kitapla ilgili kimse Munchausen by Proxy Sendromu'ndan bahsetmemiş sanırım, benim ilgimi bu kısmı çektiği için merak edip okumak istemiştim. Dizisi de varmış ama okumak daha rahat geldi oturup onca bölümü kim izleyecek allah aşkına. :)
"Munchausen by Proxy Sendromu (Bir Başkasına Yüklenen Yapay Bozukluk), çocuğun bakımından sorumlu olan yetişkinin çocukta hastalık belirti ve bulgularını yaratıp, çocuğu gereksiz tıbbi uygulamalara maruz bırakması olarak tanımlanan bir çocuk istismarı türüdür." İlgi manyaklığının bir başka çeşidi. Yanii "Aoooww tatlım ne kadar da cefakar iyi bir annesin." ile beslenmek.
Kitabımız ufak bir kasabada öldürülen kız çocuklarının cinayetleri ile başlıyor, bu kez kasabaya dönen kahramanımız genel kurgunun aksine kadın ve dedektif değil gazeteci.
Kahramanımızın cinayetlerden bir "yazı" peşinde koşmasını okurken aynı zamanda geçmişiyle, ailesiyle ve yaralarıyla yüzleşmesine tanıklık ediyoruz. Kitaba adını veren Keskin Şeyler aslında keskin kelimeler.
Kitabın sevdiğim yanı nazaran daha az değinilen "anne-kız" sorununa eğiliyor olması. (Oedipus bak işine kardeşim.) Annelerin sevgi, fedakarlık ve iyiliğini düşünmek görünümlü psikolojik şiddeti yeni yeni popüler olmaya başlayan bir konu.
Kitabın sevmediğim yanı çok kopuk olması, heyecanı gerilimi geçirememiş yazar bize. Sonunda bizi bekleyen şeyin ne olduğunu kestiriyoruz okurken ve sonuna kadar alakalı alakasız bir sürü şey var kitapta. Finaldeki sürprizi güzel de olsa kitabı kurtarmaya yetmemiş.
Yazarın Kayıp Kız kitabını okumamıştım filminde o şok etkisi yaratan sürprizi çok güzel yerleştirmişti örneğin.
Sonuç olarak güzel bir konu, kötü bir işleyiş. Pişman mıyım? Hayır.
Polisiye ve gerilim sevenlere tavsiye edebileceğim farklı bir kitap. Hasta ruhlu bir annenin yetiştirdiği korkunç bir çocukluk geçiren bir gazetecinin, cinayet araştırması için büyüdüğü kasabaya dönmesi ile başlayan ve sarsıcı sonla biten bir hikaye. Yazarı tanımadan kapak yorumlarını okuyarak almıştım fakat bütün övgüleri hak ediyor.
Keskin ŞeylerGillian Flynn · Artemis Yayınları · 2019318 okunma
Gillian Flynn'in "Kayıp Kız" adlı romanı David Fincher'ın en iyi filmlerinden birisi kesinlikle: ahlâksız, ilkesiz, egosu ve arzuları için en uçlara gidebilen normal ve ahlâklı görünümlü insanlar anlaşılan yazarın kalemini oynattığı alanlardan biri. Zira "Keskin Şeyler"de de yazar bir aileye, aynen Kayıp Kız'da olduğu gibi normal görünümlü bir aileye bakıyor ve görünen ve gördüklerimiz gerçeğin kendisi olabilir mi diye soruyor; çünkü dişleri sökülerek öldürülmüş iki çocuğun cesedinin ardında olayı araştırmak için yaşadığı kasabaya geri dönen gazeteci Camille, hem kendi geçmişi ve çocukken kaybettiği kız kardeşinin ölümüyle hem de kendisini hiç bir zaman sevmemiş olan annesi ve yeni evliliğinden olan anormal davranışlı ergen üvey kızkardeşiyle yüzleşmek zorunda kalıyor: bir de kesici aletlerle kendi vücüduna kazıdığı sayısız adet sözcük var vücudunda, ve bu sözcüklerin vücudunda bıraktığı kabuklu, büyük, ürkütücü yaralar.
Bu kitabı Big Little Lies dizisini izledikten sonra okumaya başladım. Diziyle kitap arasında paralellikler var: çocuklarının vücutları ve varlıklarını kendi varoluş meseleleri için kullanan güçlü, hükmedici ve zorluklarla dolu geçmişlerinin rövanşı olarak gören anneler hem dizide hem kitapta ön plânda. Kitapta diziye kıyasla çok daha olumsuz, ve kitap ilerledikçe ürkütücü, hatta korkutucu bir atmosfer var ama; dizi nihayetinde bir kadın dayanışmasına sebep olan bir cinayet etrafında dönerken kitap aile, anne, kardeş olmak ve kadın olmak meseleleri üzerinden bir girdaba sokuyor bizi ve klişe havası veren bir finale doğru gittiğimizi gözümüze soka soka ilerlerken çok güzel hamlelerle son derece güzel, yumuşak, başarılı bir inişle bizi yere indiriyor. Big Little Lies aileye bir övgü bir yandan; Keskin Şeyler'se sivri ve kanlı dişleri evladını öğütmeye
Keskin ŞeylerGillian Flynn · Artemis Yayınları · 2019318 okunma
mükemmel bir gizem kitabı arıyorsanız kesinlikle bunu okumalısınız ama okumadan önce trigger warningleri kontrol edin. 2 bölüm peş peşe plot twist vardı. yazar öyle bir şaşırttı ki beni, kitabın sonuna kadar katil olduğunu düşündüğüm kişilerin hiç biri doğru çıkmadı. tahmin edilmez bir sondu. mükemmeldi.
Evet sonunun gelmesini istemediğim güzel kitaplardan bir tanesiydi...Gorulmemis sevgilerin getirdiği verilmemiş sevgiler...Ve sonuç yanlış ebeveynligin etkilediği mahvolan çocukluk gençlik olgunluk...okuyun okuyun okuyun..
Keskin ŞeylerGillian Flynn · Artemis Yayınları · 2019318 okunma
yılın ilk kitabı!!!!
ya inanılmaz rahatsız edici bir kitap. hem şiddet unsurları hem de psikolojik olarak cidden çok rahatsız edici. ama şöyle bir şey bu tarz insanlar gerçekten var. çok garip ya. polisiye kısmı olarak waow denebilecek bi şaşırtmacası yoktu bence ama diliyle işte diğer unsurlarıyla okuması sarıyordu.
Keskin ŞeylerGillian Flynn · Artemis Yayınları · 0318 okunma
harika bir kurgu, dizisini de izlemiştim ama kitabını daha çok sevdim. MBP sendromu cok ilgimi cekiyordu zaten, bunu sevdiyseniz the Act dizisini de öneririm, gerçek bir vakadır. <3
Flynn Kansas City, Missouri'de doğdu ve Midtown Kansas City'deki Coleman Highlands semtinde büyüdü.Flynn, Bishop Miege Lisesine girdi ve 1989'da mezun oldu.University of Kansas'ta İngilizce ve gazetecilik lisans derecelerini aldı.1997 yılında Medill Gazetecilik Yüksek Okulu'nda master derecesi almak için California'da iki yıl geçirdikten sonra insan kaynakları uzmanları için bir ticaret dergisi yazdı.1998'de bir özellik yazarı olarak çalışmaya başlamadan önce US News & World Report'da kısaca serbest çalışmıştır sonra televizyon eleştirmeni olarak terfi etti ve filmler hakkında yazılar yazdı.