Uzun zamandır deniz kızları ve sirenlere dair böyle güzel bir kitap okumamıştım...
Akıcı anlatımı, okuru yormayan anlaşılır olay örgüsü ve samimi karakterleri ile severek okuduğum bir kitap oldu Siren. Özellikle reading slump dönemlerinde tavsiye edebilirim. Çok büyük beklentiye girmeden okumalısınız
Konusundan kısaca bahsetmek gerekirse, sirenler denince akla sualtı dünyası gelse de yazarımızın yarattığı bu evrende sirenler şehir hayatına dahil olabiliyor. Kahlen, ailesiyle birlikte bir yolcu gemisindeyken çevresindeki insanlarin tuhaf davranışlarını farkeder. İnsanlar hipnotize olmuş gibi okyanusa doğru hareket eder. Hatta kendilerini uçsuz bucaksız okyanusun kollarına bırakırlar. Duyduğu büyüleyici güzellikteki şarkı sonrası kulaklarını kapatıp ne olduğunu anlamaya çalışan Kahlen geminin batmasıyla kendini denizde bulur.
Ciğerlerini yakan tuzlu suyla boğuşurken derinlerden gelen bir ses duyar ve ona yaşamak için her şeyi yapabileceğini söyler. Gözlerini açtığında artık kendisi de ölümcül güzellikteki sesi, asla yaralanmayan ve yaşlanmayan bedeniyle yeni hayatına başlamıştır.
Aşk, dostluk, macera ve sıcacık ilişkiler içeren, 7.5/10 puanlık bir kitaptı. Bu tür okumalar yapmayi seviyorsanız tavsiye ederim.
İşte bu kitaptan sizler için seçtiğim birkaç alıntı:
"Keşke ona, sürüncemede kalan boş bir hayattansa kısa kesilmiş ama dolu dolu yaşanmış bir hayatın daha iyi olduğunu anlatabilseydim."
"Bana yaşa demişti...
Ona, hayatta olmanın yaşamak demek olmadığını nasıl söyleyeceğimi bilmiyordum."
"Sevgiye her zaman yer vardır, Kapının üzerindeki minicik bir çatlak kadar bile olsa."