Sofistçe Çürütmeler

Aristoteles
Çevirmen:
Gurur Sev
Derleyen:
Adem Beyaz
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
128
Basım Tarihi:
8 Şubat 2019
İlk Yayın Tarihi:
Kasım 2007
Yayınevi:
Pinhan Yayıncılık
ISBN:
9786059460798
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2020 86. kitabı
·
12 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ekim 2020 12:20
Safsatalar literatürünün ilk kitabı. Aristoteles, döneminin (MÖ 300'ler) sofistlerinin yanlış çıkarımlarla tartışmalardan galip ayrıldıklarını görünce, onların yaptıkları çıkarım hatalarını 13 grupta ele almış ve örneklerle açıklamış. Kitabın yarısı Türkçe yarısı da orijinal dilinde yani Eski Yunanca. Orijinal dile sadık kalma amacıyla olacak, çeviriyi okumak epey zor, anlaması dikkat gerektiriyor. Safsatalarla ilgili birkaç kitap okumuş biri olarak, tarihin bu ilk safsatalar kitabını diğer kitaplardan bir ya da birkaçını okuduktan sonra okumanızı tavsiye edebilirim. Yine de safsatalara dair bu ilk kitabı okumamak olmazdı. Her çift sayfada yer alan orijinal metne baktıkça, insan, "Neden dünyada bu kadar çok farklı dil var?" diye üzülmüyor değil :) Eserleri yazıldıkları dilde okumanın zevki paha biçilemez olurdu.
Sofistçe ÇürütmelerAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2019150 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 644. kitabı
Aristoteles’in engin düşüncelerini irdelemeye devam ediyoruz. Sofistçe Çürütmeler, başka bir deyişle Safsatalar Kitabı, Aristoteles'in "Organon" başlığı altında toplanan mantık kitaplarına dahildir. Bu kitapta Aristoteles, herhangi bir tartışmada çıkarım ya da çürütme gibi görünen ama aslında öyle olmayan akıl yürütmeleri kategorize edip, bunları nedenleriyle ve dayandıkları ilkelerle gösterip, bunlara karşı nasıl hazırlıklı olunabilir, yahut bunlara nasıl yanıt verilebilir, bolca da örnek vererek anlatıyor. Kitap mantık alanıyla ilgilenen felsefeci ve matematikçiler için, ayrıca herhangi bir tartışmada muhatabın hile yaptığını yahut yanıldığını tespit edebilmek ve/veya ispatlamak isteyen herkes için oldukça önemli bir yere sahip. Günümüzde sesi en çok çıkan insanların da bundan 3500 yıl önce o dönem “Sofistler/laf cambazı” denilen düşünme adamlarının kullandıkları yöntemleri kullanarak günümüz insanlarını kaldırabiliyor/şaşırtabiliyor/algılarını yönlendirebiliyor olmaları bu günün insanlarının gelişmişlik düzeyi açısından çok manidar. Okunmaya değer bir kitap.
Sofistçe ÇürütmelerAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2019150 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2024 280. kitabı
“Önermeyi elde tutmak için, onu karşıtıyla yan yana koyup sormak gerekir.” Kitabın sol tarafında orijinal metni yani Eski Yunanca sağ tarafında da çeviri hâli var. Çoğu zaman belirtirim: Yabancı dilde yazılmış bir kitabı okutturan düzgün bir çeviridir aslında. Bir de böylesine düşünce ve sorgulama ağırlıklı bir eserde çeviri çok daha ön plana çıkıyor. “Dahası, gelmekte olan soru önceden kestirildiğinde, itirazı önden yapmalı ve önden konuşmalı; çünkü sorgulayan en çok bu şekilde engellenebilir.” Kitaptaki bilinmeyen kelimelerin en arkaya konması da biraz sağlıksız olmuş bence. Sayfanın aşağısında görmek isterdim. “Çürütmenin tanımına bağlı olarak meydana gelenlere, tıpkı daha önce çerçevesini çizdiğimiz gibi, sonucu çelişiğiyle göreli ilişkisi içinde inceleyerek, aynı şeyin sonucun çelişiğinde de aynı bakımdan, aynı ilişkide, aynı tarzda ve aynı zamanda yüklendiğini görerek yanıt vermeli.” “Kimileri için bilge görülmek, bilge olup da öyle görülmemekten daha faydalı olduğuna göre (nitekim sofistçe olan bilge görünmek ama olmamaktır, zaten sofist de bilge görünüp öyle olmamak üzerinden kazanç sağlayandır), açık ki, bu kişiler için gerekli olan bir bilgenin işlerini yapıyor olmak ama yapıyor görülmemekten ziyade yapmadan sanılmaktır. Birebir söylemek gerekirse, her yapıyor bir durumda bilenin işi, bildiği konuda yanılmamak ve yanılanı ifşa edebilmektir. Bunların birinde marifet bir temellendirme [logos] ortaya koyabilmektedir, diğerindeyse yakalayabilmekte." Kitapla kalın. Sofistçe Çürütmeler Aristoteles
Edebiyat
Sofistçe ÇürütmelerAristoteles · Pinhan Yayıncılık · 2019150 okunma
Aristoteles Sofistlerin Çürütmeleri Üzerine
9/10
·72 syf.··
2026 163. kitabı
İnsanlık tarihinin en kadim çatışması, "hakikati bulmak" ile "tartışmayı kazanmak" arasındaki ayrımda gizlidir. Aristo’nun bu kitabında çürütmeler temellendirdiği üzere, sofistlik bir düşünce okulu değil, bir bilişsel arayüz problemidir. Günümüz dünyasında siyasetçilerden tarikat liderlerine kadar uzanan o geniş yelpaze, aslında gerçeği işlemekten aciz, düşük çözünürlüklü bir zihinsel kapasitenin, manipülasyonla hayatta kalma çabasına dayanır. Sofistliği ahlaki bir "kötülük" olarak tanımlamak, olayı aşırı basitleştirmektir. Determinist bir perspektiften bakıldığında, sofistlik bir bilişsel kapasite yetersizliğidir. Karmaşık, değişken ve rasyonel bir evrenle yüzleşmek, yüksek bir işlemci gücü gerektirir. Bunu yapamayan zihinler, dünyayı bir "gerçeklik" olarak değil, bir "satranç tahtası" olarak görürler. Kendi dogmalarını veya ideolojilerini korumak zorunda olan bu yapılar, hakikatle karşılaştıklarında bir "işlem hatası" verirler. Aristo’nun metodu, işte bu hatayı ayıklamayı hedefler. Sofist, tartışmayı bir laboratuvar olarak değil, bir savaş alanı olarak kodladığı için, hakikati bulmak değil, rakibi "devre dışı bırakmak" tek amacıdır. Bu, evrimsel olarak "maymunsu" bir hayatta kalma refleksidir: Bilgi değil, statü kazanmak. Bu durumu en net şekilde, bir inanç dogmasıyla (örneğin "hacı hoca" figürleriyle) tartışırken gözlemleriz. Aristo’nun mantık süzgecinden geçemeyecek kadar zayıf olan bir argümana, hakikati taşıyan rasyonel bir soru yönelttiğinizde, sistemin kilitlenmesi kaçınılmazdır. Karşınızdaki öznenin "bu şeytan sorusu" demesi ve gülmesi, bir zafer değil, bir çöküş ilanıdır. Soru o kadar rasyoneldir ki, mevcut "dogmatik yazılım" buna cevap üretemez. Cevap veremediği an, karşı tarafı "şeytani" ilan ederek soruyu geçerli kılmaktan kurtulur. Bu, argümanın
Felsefe
Sofistlerin Çürütmeleri ÜzerineAristoteles · Say Yayınları · 2007150 okunma

Yazar Hakkında

AristotelesYazar · 36 kitap
Aristoteles ya da kısaca Aristo, Antik Yunanistan'da klasik dönem aralığında yaşamını sürdürmüş olan Yunan filozof, polimat ve bilgedir. Antik Yunan filozof. Platon ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılır. Fizik, gökbilim, ilk felsefe, zooloji, mantık, siyaset ve biyoloji gibi konularda pek çok eser vermiştir. MÖ 384 veya 385'te, günümüzde Athos tepesi olarak adlandırılan tepenin yakınlarında ufak bir Makedonya kenti olan Stageira'da, Makedonya kralı II. Amyntas'ın (Philippos'un babası) hekimi olan Nikomakhos'un oğlu olarak dünyaya gelir. MÖ 367 veya 366 'da 17 yaşında Platon'un Atina'daki akademisine (Akademeia) girmesiyle Platon'un en parlak çömezlerinden biri olur. Tütör yahut yardımcı hoca olarak çalıştığı dönemde, okuma tutkusuyla tanınır; (Platon, belki de bir tür tenezzülle, ona "okuyucu" lâkabını takar) Daha sonraları Akademia'daki öğretime kendisi de katkıda bulunur: kimi zaman Platoncu savları rakip Isokratos okuluna karşı savunmak için geliştiren, hatta zaman zaman da Evdamos ya da Can üzerine (Peri tes Psykhes) yazılarında olduğu gibi, bu tezleri büyükseyen diyaloglar yazar. Gryllos yahut Retorik üzerine Aristoteles'in diyalog yazarlığı dönemine aittir. Platon MÖ 347'de öldüğünde, Akademeia'nın başına ardılı olarak Spevsippos'u atamıştır. Antik Çağ'dan itibaren yaşamöyküsü yazarları -herhalde kötücüllüklerinden- Platon'un bu seçiminde Aristoteles'in Akademeia'yı terk etmesinin asıl nedenini görüyorlar. Aristoteles'in en azından Spevsippos'a karşı kalıcı bir garez duyduğunu biliyoruz. Aynı yıl, belki de ustasının teşvikiyle, Ksenokratos ve Theophrastos ile bugün Biga Yarımadası olarak anılan Troas bölgesindeki Assos kentine gönderilir. Orada Tiran Atarnevs'li Hermias'ın siyasî danışmanı ve dostu olur. Aynı esnada, özgünlüğünü daha o zamandan belli eden bir okul kurar. Bu okuldaki girişimleri arasında yaşambilim üzerine çalışmaları yer alır. 345-344 yıllarında, belki de Theophrastos'un daveti üzerine, komşu Lesbos (Midilli) adasının Doğu kıyısındaki Mytilene (Midilli) kentine varır. 343'te Pella'daki (Bugün Ayii Apostili) Kral Makedonyalı Philippos'un sarayına, oğlu İskender'in eğitimini üstlenmek üzere çağırılır. 341 yılında Perslerin eline düşen Hermias'ın feci sonunu Pella'da öğrenir, anısına bir ağıt düzer. Gerek Pella'da ikamet ettiği sekiz senelik dönem, gerek eğitmenlik vazifesinin içeriği hakkında neredeyse hiçbir şey bilmiyoruz. Philippos'un ölümüyle M.Ö. 335 İskender tahta oturur. Aristoteles Atina'ya dönüp Akademeia'ya rakip olarak Lykeion'u, ya da diğer adıyla Peripatos 'u (öğrencileriyle içinde dolaşarak tartıştıkları bir tür çevresi sütunlarla çevrili avlu ya da galeri) kurar. Lykeion'lulara verilen Peripatetikoi adı buradan geliyor. Burada on iki sene ders verir. M.Ö. 323'te Büyük İskender'in bir Asya seferi esnasında ölmesi üzerine Atina'da Makedon karşıtı bir tepki dalgası peydah olduğu vakit, aslında Makedonculuk zannı taşıyan Aristoteles'e karşı, dine saygısızlık davası açılması söz konusu olur. Bir ölümlüyü -Hermias'ı- anısına bir ilâhi yazarak ölümsüzleştirmekle itham edilir. Bunun üzerine Aristoteles, Sokrates'in yazgısını paylaşmak yerine Atina'yı terk etmeyi seçer: kendi deyişiyle, Atinalılar'a "felsefeye karşı ikinci bir suç işlemeleri" fırsatını tanımak istemez. Annesinin memleketi olan Eğriboz (Evboia) adasındaki Helke'ye Khalkis sığınır. Ertesi yıl M.Ö. 322'de, altmış üç yaşında hayatını kaybeder.