Kitabın başında şöyle bir not yazılı;
"Olay, suçlu olanların açığa çıkarılamaması nedeniyle Allah'a, dosya ise halledilmiş sayılarak arşive havale edildi.
Tutanak"
Bu roman da suçlu kim? Bir cinayet işlenmiş de suçlu kim? diye soruluyor sanki değil mi? Ben de öyle zannetmiştim. Burada sorulan soru, kişilerin eylemlerinin, kararlarının, getirdiği sonucunu sorgulatan, aslında daha çok düşündüren bir anlatım ve yaşananlar söz konusu.
Arada kopukluklar yaşadım bunun nedeni de yazarın bir karakterin hayatını anlatıp, bir yerde bırakıp başka bir karakterin hayatını anlatmaya başlamasından kaynaklandığını düşünüyorum. Çoğu yerde bizimle konuşması, karakter analizinin yapıldığı kısımları sevdim diyebilirim.
Aleksey Abramoviç, otoriter, katı ve sert mizaçlı bir generaldir. Oğlu için bir öğretmen tutmak ister ve Dr. Krupov tavsiyesiyle Dimitri artık bu evde ev sahipleri ile birlikte yaşamaya başlar.
Öncelikle generalin yaşam öyküsünü anlatmaya başlıyor yazar, aralar da bizimle de konuşmayı ihmal etmiyor tabi. Daha sonrasında Dimitri'nin çocukluğunu, geçmişini, Anne ve babasının hayatını, yoksulluğunu görüyoruz.
Generalin ilk eşinden olan kızı Lyubov Alexandrovna'yı tanıyoruz bir yandan. Generalin kızına karşı sert tutumunu, sevgisizliğini, hor görmesini, hakaretler etmesini görüyoruz. Kişiliği bakımından bu tarz davranışları gören Lybov, kendini hep kötü ve yabanıl hisseder.
Dimitri ve Lyubov birtakım karışıklıklar çıksa da evlenmeyi başarırlar. Yazar onları burada bırakıp, bir başka önemli karakter olan Beltov'un hayatına giriş yapar.
Beltov, annesi ve hayatının yarısını Cenevizli hocası Joseph'in himayesinde eğitim görerek yaşamıştır. Dış dünyaya karşı savunmasız bir gelişim gösterir. Gençliğini bir amacı olmadığı için can sıkıntısı