Adı:
Takipçi
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055060411
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
DeliDolu
"Hiçbir şey olmamasının korkunç olduğunun farkında mısın?"

Sıradışı metinleriyle 20. yüzyıl dünya edebiyatında kendine özgü bir yer edinen Julio Cortázar'ın caz müziğin ölümsüz isimlerinden Charlie Parker'a adadığı Takipçi isimli hikâyesi, iç içe geçmiş olayların, son hız yuvarlanan yaşamların, biriken sıkıntıların ortasında, yaşantısına katlanmakta zorlanan bir caz dehâsının son günlerini ele alıyor.

Yıl 1949 ya da 50... Cincinnati'de bir kayıt provası... Miles Davis'in de tanıklık ettiği eşsiz bir an... Kahramanımız Johnny Carter, doğaçlama çaldığı bir prova sırasında birden durur ve havaya bir yumruk savurup haykırarak "Bunu yarın çalıyorum," der. Bir yandan alnına vurmaktadır ve "Bunu yarın çalmıştım, bu korkunç bir şey Miles, bunu yarın çalmıştım," diye sayıklamaktadır.

Her satırında varoluşsal sancılar barındıran Takipçi, "zaman" kavramıyla daimi bir problemi olan Charlie Parker'ın parlak kariyerinin ve çalkantılı yaşantısının son zamanlarına tanıklık ettiriyor. Anlatıcımız, bir başka deyişle takipçimiz Bruno, hikâyede Johnny Carter adıyla geçen Charlie Parker'ın baş döndürücü yaşamında kısa ama son derece etkili bir zaman koridoru açarak okurları peşinden sürüklüyor. Caz tarihinin gelmiş geçmiş en büyük alto saksofoncularından Parker'ın ölümünden önceki son günlerini hareketli bir arka plan eşliğinde aktaran Takipçi, Arjantinli sanatçı José Muñoz'un kitabın ruhunu bütünleyen siyah beyaz illüstrasyonlarıyla kitapseverleri metnin derinliklerinde bir gezintiye çıkarıyor.

Sıkı bir Parker hayranı olmasının yanı sıra amatör bir cazcı olan Cortàzar, müzikteki notaların edebiyattaki karşılığı sayılabilecek harflerin yardımıyla efsane müzisyenin anısına yakışan "emprovize" bir metin kaleme alıyor. Her şeyin mümkün olabildiği caz dünyasından günbegün kopmaya başlayan bir yıldızın deyim yerindeyse erken yasını tutan yazar, sanatçı ve eleştirmen arasındaki "karşıt" ilişkiye dem vurarak felsefi sularda geziniyor.

"Bird" olarak da tanınan ve caz tarihinin en büyük isimlerinden Charlie Parker'ın müzikle zamanın ötesine geçişini, saksofonuyla kurduğu özel ilişkiyi ve varoluşsal sancılarını irdeleyen Cortàzar, dönemin çetrefilli atmosferini, geçmişle günümüz arasında akıp duran bir zaman gelgitinde yüzdürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)
104 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10 puan
“Charlie Parker’a adanmış bir öykü”
Cortazar, çoğunlukla düşüşlerle geçen bir hayatı anlatıyor. Çevresi ne kadar karanlık olsa da içinde sönmeyen yeteneği ile parlayan ve unutulmayan bir isimi..Ve bu isimin varoluşu ile yüzleşmesinin o sancılı sürecini..
.
Julio Cortazar kelimelerine Jose Munoz’un enfes çizgileri eşlik ediyor. Siyah ve beyaz, yaşam ile ölüm, iniş ile çıkışların zıtlıklarıyla birlikte~
.
Çeviride ise Pınar Savaş yer almakta~
104 syf.
·1/10 puan
Kütüphanede kitap ararken Takipçi ile karşılaştım.Çerezlik ve resimli bir kitap diye hemen kaptım.Fakat ne yazıkki beğenemedim kitabı.100 küsür sayfa bir asır gibi geldi.
Bana pek hitap etmedi.Okudum ama okuduğumdan bir cümle bile anlamadım.Bana kalırsa boş bir kitaptı.Sıkılarak okudum ve alıntılamaya değer bir söz bile bulamadım.
104 syf.
·4/10 puan
Cortazar yazdığı için kitabı okudum ancak çok sıkıcı bir öyküydü. Çok daha iyilerini yazdığını görmüştüm. Bu sefer hayli durağan bir konu ve anlatım seçmiş.
Bu zaman makinesi karmakarışık, beni her yandan pençelerine alıyor. Yavaş yavaş zamanın içi doldurulan bir valiz gibi olmadığını fark ediyorum. İçine koyduklarını değiştirsem bile valize sığan belli bir miktar var, fazlası sığmıyor demek istedim. Benim valizimi görüyor musun?
Bir buçuk dakikada neler yaşanabileceğini fark ettin mi? O zaman herkes, sadece ben değil, şu kadın, sen ve tüm çocuklar yüzlerce yıl yaşayabilir, yolunu bulabilirsek saatler, dakikalar, öbür gün manyaklığı yüzünden yaşayabildiğimizin bin katını yaşayabiliriz.
Bir buçuk dakikada nasıl bir çeyrek saat düşünülebilir?..Çünkü metroda yolculuk etmek saatin içine girmek gibi bir şey. Duraklarda dakikalar gibi, anladın mı, sizlerin zamanında, şimdide öyle, ama ben başka zaman daha olduğunu biliyorum, düşünüyorum, düşünüyorum...
Olaylar silsilesi. Daha iyi ifade etmesini bilmiyorum. Bildiğimiz yasaların dışında hangi yasanın bir telefon konuşmasının ardından başka bir yerde yaşayan kız kardeşimizin gelmesine, sütün taşmasına ya da balkondan arabanın altında kalan bir çocuğu görmememize karar verdiğini bilmeden, insan hayatında aniden bir araya gelem korkunç ya da aptal olaylar gibi bir kavram.
Kendini gördüğünü hayal et, bu bile yarım saat donup kalmaya yeter. Bu tip gerçekten de ben değilim, ilk anda ben olmadığını apaçık hissettim. Onu şaşkınlıkla, göz ucuyla yakaladım ve ben olmadığını biliyordum. Hissettiğim buydu ve hissedince... bir dalganın üzerindeyken bir diğeri devrilir, sonra bir başkası gelir...Başkasının geldiğini hissettiğin anda sözcükler gelir... Hayır, sözcükler değil, sözcüklerde olan her şey, bir tür yapıştırıcı, bir tür salya. Salya gelir seni kaplar ve aynadakinin sen olduğuna ikna eder. Elbette nasıl fark edilmez ki. Evet benim saçım, benim yara izim. Ve insanlar kabul ettikleri biricik şeyin o salya olduğunu fark etmezler, bu nedenle aynaya bakmayı çok kolay bulurlar.
Müzik beni zamanın dışına çıkartıyordu, ama aslında onu dile getirme yönteminden başka bir şey değildi. Gerçekten ne hissettiğimi bilmek istersen, bence müzik beni zamanın içine sokuyordu. Ama bu zamanın şeyle... bizimle diyebiliriz, bir ilgisi olmadığına inanmak gerekir.
Şuram ağrıyor dedi, bir süre sonra kalbine dokunarak. O avucumun içindeki beyaz minik bir taş gibiydi. Ben zavallı sarı bir attan başka bir şey değilim ve kimse gözlerimin yaşını silmeyecek.
Ah, hareket edebildiğim gün, trene binebildiğim, pencereden her şeyin geride kalışını, parçalanışını izlemek; manzaranın uzaklaşmasını izlerken nasıl parçalandığını hiç gördün mü bilmiyorum

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Takipçi
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055060411
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
DeliDolu
"Hiçbir şey olmamasının korkunç olduğunun farkında mısın?"

Sıradışı metinleriyle 20. yüzyıl dünya edebiyatında kendine özgü bir yer edinen Julio Cortázar'ın caz müziğin ölümsüz isimlerinden Charlie Parker'a adadığı Takipçi isimli hikâyesi, iç içe geçmiş olayların, son hız yuvarlanan yaşamların, biriken sıkıntıların ortasında, yaşantısına katlanmakta zorlanan bir caz dehâsının son günlerini ele alıyor.

Yıl 1949 ya da 50... Cincinnati'de bir kayıt provası... Miles Davis'in de tanıklık ettiği eşsiz bir an... Kahramanımız Johnny Carter, doğaçlama çaldığı bir prova sırasında birden durur ve havaya bir yumruk savurup haykırarak "Bunu yarın çalıyorum," der. Bir yandan alnına vurmaktadır ve "Bunu yarın çalmıştım, bu korkunç bir şey Miles, bunu yarın çalmıştım," diye sayıklamaktadır.

Her satırında varoluşsal sancılar barındıran Takipçi, "zaman" kavramıyla daimi bir problemi olan Charlie Parker'ın parlak kariyerinin ve çalkantılı yaşantısının son zamanlarına tanıklık ettiriyor. Anlatıcımız, bir başka deyişle takipçimiz Bruno, hikâyede Johnny Carter adıyla geçen Charlie Parker'ın baş döndürücü yaşamında kısa ama son derece etkili bir zaman koridoru açarak okurları peşinden sürüklüyor. Caz tarihinin gelmiş geçmiş en büyük alto saksofoncularından Parker'ın ölümünden önceki son günlerini hareketli bir arka plan eşliğinde aktaran Takipçi, Arjantinli sanatçı José Muñoz'un kitabın ruhunu bütünleyen siyah beyaz illüstrasyonlarıyla kitapseverleri metnin derinliklerinde bir gezintiye çıkarıyor.

Sıkı bir Parker hayranı olmasının yanı sıra amatör bir cazcı olan Cortàzar, müzikteki notaların edebiyattaki karşılığı sayılabilecek harflerin yardımıyla efsane müzisyenin anısına yakışan "emprovize" bir metin kaleme alıyor. Her şeyin mümkün olabildiği caz dünyasından günbegün kopmaya başlayan bir yıldızın deyim yerindeyse erken yasını tutan yazar, sanatçı ve eleştirmen arasındaki "karşıt" ilişkiye dem vurarak felsefi sularda geziniyor.

"Bird" olarak da tanınan ve caz tarihinin en büyük isimlerinden Charlie Parker'ın müzikle zamanın ötesine geçişini, saksofonuyla kurduğu özel ilişkiyi ve varoluşsal sancılarını irdeleyen Cortàzar, dönemin çetrefilli atmosferini, geçmişle günümüz arasında akıp duran bir zaman gelgitinde yüzdürüyor.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 23 okur

  • S.Şe.
  • Gülay
  • Trante
  • DeliDolu
  • nuriye zeybek
  • Elizabeth Bennett
  • aytan valodya
  • g
  • “Hermes”
  • Alim

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.3 (1)
9
%8.3 (1)
8
%8.3 (1)
7
%33.3 (4)
6
%25 (3)
5
%0
4
%8.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%8.3 (1)