Adı:
Tepedeki Ev
Baskı tarihi:
Eylül 1995
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106342
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Casa In Collina
Çeviri:
Eren Cendey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
İtalyan edebiyatının en önemli adlarından biri olan "Cesare Pavese" romanlarında ve şiirlerinde çağdaş dünya sorunlarına, bu sorunları yaşayan insanların yazgılarına eğilmiş genç bir yazardı. Daha kırk iki yaşındayken 1950 yılında intihar ederek yaşamına son veren Pavese, "Tepedeki Ev"i yaşamının son yıllarında kaleme almıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın bitimine yakın bir dönemde, faşistlere karşı yürütülen iç savaş sırasında kentten kaçıp uzaklara, çocukluğunun geçtiği yerlere giden öğretmen Corrado, geçmişte kısa süreli bir ilişki yaşadığı kadınla karşılaşır. Yaşadığı dönemin katı gerçeğinden ve belirsiz bir gelecekten kaçarken, savaşın acımasızlığından, anlamsızlığından derinden etkilenir, "Savaş bir gün biterse", der, "şunu sormalıyız kendimize: Peki ya ölenleri ne yapacağız? Neden öldüler?"
(Arka Kapak)
 
224 syf.
·5 günde·Puan vermedi
Pavese'yi yıllar önce intihar eden yazarlar arasında olmasından mütevellit tanımıştım. Çok üzülmüştüm hayatında olanlara. Pavesenin yaşama hevesi kursağında kalmış sanırım ki yaşamına son vermiş. Bi yandan kadınlar bi yandan faşistler bi yandan var oluş sancıları.
Kitap cok güzel ikinci dünya savaşı sonları İtalya'daki hem alman işgali hem faşistlerle olan iç savaş karmasasi bunlardan kacmaya calisan fakat kendinden kaçamayan bi adam. Hiç de sıkmayan bi üslupla anlatıyor.
Savaş kötü bir şey savaşmayın sevmeye sevilmeye çalışın dostlar. Ve ölen herkes için utanç duyun. "Eğer yaşıyorsak bunu o kana bulanmış cesede borçluyuz. Bu yüzden her savaş sivil bir savaştır: Her şehit olan ayakta kalana benzer ve ona bunun nedenini sorar" diyor Pavese de.
224 syf.
·6 günde·8/10
İtalyan edebiyatının Zweig'i. Böyle tanımlamamin sebebi, Cesare Pavese ' nin de Stefan Zweig gibi hayatına son vermesi. Her ikisinin de ölüme kendi istekleri ile gitmelerinin sebebi aynıydı belki de. 2. Dünya Savaşı'nin buhranlı günleri.
Gelelim romana,
Spoiler içerir.....

2. Dünya savaşı bitmek üzeredir, fakat hesaplaşma zamani gelmiştir İtalya'da. İç savaşın patlak vermesiyle ana karakter öğretmen corrado, şehir merkezinden taşradaki köyüne gider. Tesadüfen eski sevgilisi ile karşılaşir köyünde. Kadının bir oğlu vardır, ve ister istemez kuşkuya kapılır. Çocuğun babası acaba kendisi mıdır? Çocukla çok iyi anlaşır, ona derslerinde yardımcı olur. Birbirlerine iyice alışırlar. Çocukta kendini bulur.

Bir yandan zorlu iç savaş şartları, diğer yandan özel hayatındaki çalkantılar corrado'nun hayatını altüst eder. Bi de bunlara en yakın arkadaşlarının faşistler tarafından alikoyuldugu eklenince ne yapacağını bilemez.

Cesare pavese'nin okuduğum ilk romaniydi. Açıkçası yeni yazarlarla tanışmayı seviyorum.2. dünya savaşı konulu romanları ayrıca seviyorum.
Romanın dili akıcı, anlaşılır. Ben çok sevdim. Size de tavsiye ederim.
İyi okumalar..
224 syf.
·3 günde·Puan vermedi
2.Dünya Savaşı sonlarında İtalya'daki iç savaş yıllarında geçiyor olaylar. Kahraman Corradino savaş karşıtı bir öğretmen. Savaş zamanında elinden geldiğince yaşam mücadelesi veriyor tıpkı diğer insanlar gibi. Tek istediği sakince yaşamak, sevmek, sevilmek, olabildiğince hayattan tat almak. Çok yalnız, umutsuz ama bunlarla zor baş edebilen birisi. Pavese de aynı kaderi paylaşıyor kahramanıyla. Yaşamından tat alamadığı için de 40'lı yaşlarında intihar ediyor.
Ben şahsen daha çarpıcı bir üslup beklemiştim Pavese'den. Biraz hayal kırıklığına uğradım diyebilirim bu kitabında. İlk kitapta uyuşamadığım yazarlarla daha sonra da yolum kesişmiyor nedense. Ama belki de kitabı okuduğum andaki ruh halimle ilgili bu durum.
Savaş yıllarındaki insanlık hallerini, aşkı, vefayı, umudu merak edenler için tavsiye edebilirim yine de.
224 syf.
·8 günde·Puan vermedi
İlk okuduğum Pavese romanı. İkinci dünya savaşının bitimine yakın bir dönemde, faşistlere karşı yürütülen iç savaş sırasında kentten kaçıp köyüne, çocukluğunun geçtiği yerlere giden öğretmen Corrado, geçmişte kısa süreli bir ilişki yaşadığı kadınla karşılaşır. Kadının bir çocuğu bulunmaktadır. Zihninde çocuğun babası olabileceği ihtimalinden midir yoksa kendinden daha cesur bulduğu için midir emin değilim kendini onunla özdeşleştirir. Dönemin katı gerçeğinden ve belirsiz bir gelecekten kaçarken, savaşın acımasızlığından ve anlamsızlığından derinden etkilenir.
Hüzünlerim yoktu, biliyordum ki gece bütün kent alev alev yanabilir, insanlar ölebilirdi. Ne var ki uçurumlar, kırlar ve patikalar her zamanki gibi ve dingin bir sabaha uyanacaklardı.
Yaşlı dünyayı ezen, düşmanlar değildi, o kendi kendini öldürmüştü. Ama gerçekten, ortadan kaybolmak için kendini öldüren var mıydı acaba?
Yakın gelecekteki günlerin tehditleri ile yaşlı dünyamız sallantıdaydı, benimse bütün yaşamım bu dünya, terör, kin ve nefret üzerine kuruluydu.
Ve konuşuyordum, konuşuyordum, kendi kendimle arkadaşlık ediyordum. İkimiz yalnızdık.
Cesare Pavese
Sayfa 10 - Can Yayınları /Pdf
“Oysa inanmak gerekli,”
“Bir şeye inanmazsan yaşayamazsın.”
Cesare Pavese
Sayfa 86 - Can Yayınları / Çeviri / Eren Cendey
Ne tuhaf, diye düşündüm, çocuklar da büyükler gibi. Fazlasıyla üstlerine düşülmesinden hoşlanmıyorlar. Aşk bıktırıyor demek ki.
Cesare Pavese
Sayfa 70 - Can Yayınları - 3. Basım

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tepedeki Ev
Baskı tarihi:
Eylül 1995
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755106342
Kitabın türü:
Orijinal adı:
La Casa In Collina
Çeviri:
Eren Cendey
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
İtalyan edebiyatının en önemli adlarından biri olan "Cesare Pavese" romanlarında ve şiirlerinde çağdaş dünya sorunlarına, bu sorunları yaşayan insanların yazgılarına eğilmiş genç bir yazardı. Daha kırk iki yaşındayken 1950 yılında intihar ederek yaşamına son veren Pavese, "Tepedeki Ev"i yaşamının son yıllarında kaleme almıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın bitimine yakın bir dönemde, faşistlere karşı yürütülen iç savaş sırasında kentten kaçıp uzaklara, çocukluğunun geçtiği yerlere giden öğretmen Corrado, geçmişte kısa süreli bir ilişki yaşadığı kadınla karşılaşır. Yaşadığı dönemin katı gerçeğinden ve belirsiz bir gelecekten kaçarken, savaşın acımasızlığından, anlamsızlığından derinden etkilenir, "Savaş bir gün biterse", der, "şunu sormalıyız kendimize: Peki ya ölenleri ne yapacağız? Neden öldüler?"
(Arka Kapak)
 

Kitabı okuyanlar 77 okur

  • Tuncay
  • Kübra
  • Mutterseelenallein
  • Fiamma
  • ea
  • Sena
  • Göktürk
  • BîLÂL
  • Metin Özdemir
  • Emine Ş.

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%9.1
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%31.8
25-34 Yaş
%40.9
35-44 Yaş
%18.2
45-54 Yaş
%0
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%56.7
Erkek
%43.3

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%8.7 (2)
9
%8.7 (2)
8
%52.2 (12)
7
%17.4 (4)
6
%4.3 (1)
5
%4.3 (1)
4
%4.3 (1)
3
%0
2
%0
1
%0