The Last Man

Mary Shelley
Tahmini Okuma Süresi:
12 sa. 14 dk.
Sayfa Sayısı:
432
İlk Yayın Tarihi:
1826
Yayınevi:
Wordsworth
Orijinal Adı:
The Last Man
ISBN:
9781840224030
Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
Dil:
İngilizce
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·432 syf.··
Beğendi
·
2022 7. kitabı
İngiliz Edebiyatı okuyanlar bilir ki çoğu eserde Türklere olumlu veya olumsuz atıflar yapılır, bu eserde dönemin etkisiyle “barbar Türk” algısına maruz kalıyoruz.Mary Shelley, eşi Percy Shelley’nin Lord Byron ile olan dostlukları birçok eserlerini doğrudan etkilemiştir, Lord Byron’ın Yunan hayranlığı, Yunanistan’da hayal kırıklığına uğrayıp o antik Helen medeniyetini bulamasa bile açıktı.Bu eserin içeriğini etkileyen isimlerden biri Lord Byron’ın anti-Türk tutumudur.Eser tam da Yunan bağımsızlık savaşı esnasında yayımlanmıştır ve doğal olarak anti-Türk içerikler barındırıyor, kitaptaki Yunan uygarlığı kendi sınırlarıyla yetinmeyip “Constantinople’ü” de “kafirlerin” elinden kurtarmıştır ama bu Dünyanın sonu olacak bir kehanetin de gerçekleşmesine sebep olur,Türklerle olan ağır savaşlardan sonra İstanbul kaynaklı bir salgın meydana gelmiştir ama bu salgın o bölgeyle sınırlı kalmayıp kitap boyunca karakterlerin peşinden gidecektir.Dünyada kalan son adam fenomenine, yıllar sonra Wells’in yazacağı The war of the Worlds eserinde de atıf yapılmaktadır.Gotik edebiyat etkisinde yazılan roman genel olarak karamsar,kitabın İngilizcesi akıcı ve anlaşılır,yeni kelimeler öğrenmek isteyen İngilizce öğrencileri için de faydalı.
İngiliz Edebiyatı
The Last ManMary Shelley · Wordsworth · 0432 okunma
Peki ya son insan Sen olsaydın ?
Puan vermedi·616 syf.··
Beğendi
·
2025 71. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2025 13:23
"Dünya terk edilmiş bir sahneydi; ümit etmek delilikti; yaşam ölümle evliydi, ikisi aynı şeydi." Ümit ve ölüm iki zıt gerçek. Ölüm gerçeği bizi daha doyumsuz ve bencil yaparken yaşamda , ümit duygusu yaşamak için nedenler sıralayan, maddeler dizen taraf olur hayatımızda. En umulmadık anda çıkmaz mı karşımıza ? En hassas olduğumuzu düşündüğümüz anlarda gelip ,sarmaz mı yüreğimizi kılcal damarlarımız gibi... Düşünüyorum da insan birşeylere bel bağlayan, hep kendine hedef olarak umudu misyon edinen bir varlıktı. Kazansakta , kaybetsekte "Ümit etmek" güzel şey... Peki ya yeryüzünde "Son İnsan " olarak kalsaydın, ümit yine de yanında olur muydu ? Şimdi bu kitabı spoiler vermeden nasıl anlatabilirim inanın hiç biliyorum... Başlıyorum hazır mıyız Bilim-kurgunun alt türü olan apokaliptik (ekolojik felaketler, salgın hastalıklar, afetler ) romanın ilk modern örneğiyle yazar karşımızda. Anı- günlük tarzı kaleme alınmış, anlatılar uzun uzadıya betimleme ile dolu. Duvar, masa tasvirinden ziyade ani ruh değişimleri ve karakterin sık sık empati kurmamız için bize sorular sormaktan çekinmeğini yazmadan geçemeyeceğim. İnsanlığın yok oluşunu ele alan ilk buyuk roman sıfatını da taşır bilginiz olsun Kitap üç bölümden oluşuyor; İlk bölüm karakter tanıtımı, kral vekilliği (rant savaşları) ikinci bölüm veba hastalığının İngiltere'ye karabasan gibi çökmesi ile ölümlerin baş göstermesi. Yüksek mertebedeki insanların halkla eşit düzeye erişmesini (ölüm karşısında zorunlu eşitlik) Üçüncü ve son bölüm ise ; hastalıktan kaçmak için çabalama uğraşlarına tanıklık ettiriyor bize. Tüm dünyayı saran bir tehtitle insanlık yaşamak için nasıl çabalıyor veeeeeee... Devamını merak ettiyseniz kendiniz okuyunuz efenim. Şimdilik benden bu kadar. Bu arada Ekim ayının üçüncü kitabıdır kendisi hacmi
Duygu ve Düşünce
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2021432 okunma
8/10
·616 syf.··
Beğendi
·
2021 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mart 2021 16:08
Mart ayının ilk kitabını bitirdim ve üzerine birkaç şey söylemek istediğim, çok farklı, ayrıca tartışmaya her yönden açık bir eser kesinlikle. Shelley’den okuduğum ikinci kitap bu arada. Frankenstein en sevdiğim ve unutulmaz bulduğum klasikler arasında. Kadın Klasikler serisinden okuduğum bu ilk kitap, hem gotik edebiyat ürünü, hem de bir bilimkurgu. 21.yy’da geçen bu eser salgını ve dehşeti anlatan apokaliptik bir kurguya sahip. London’un okuduğum Kızıl Veba kitabıyla çok fazla benzerlikleri olduğunu söyleyebilirim, o kitap da bir postapokaliptik eserdi. Apokaliptik kurguya sahip kitaplar bilimkurgunun alt bir ürünü olup insanlığın sonunun gelmesini ve dehşetli felaketleri konu edinir. Son İnsan da bu kurguya sahip eserlerden biri ve ilk modern örneği temsil ediyor. Olaylar ve karakterlerin hayatındaki değişimler çok hızlı ilerlemesine rağmen oldukça derin bir kitap. Karakterlerin ruh hali, hedefleri ve istekleri içinize işliyor adeta. Üç bölümden oluşuyor; birinci bölümde bizleri İngiltere’de karşılıyor ve siyasi değişimlere uğrayan bir yönetim biçimi anlatıyor. İkinci bölümde “Veba” ile tanışıyoruz ama ondan önce yazarın üzerinde durduğu bir konudan bahsetmek istiyorum; Türkler ve Yunanlılar. Müslümanların barbar olduğunu dile getiriyor kendisi. Bu iki millet arasında sürekli yaşanan gerilimden ve savaşlardan da sayfalar dolusu bahsetmiş. Bunlar dışında harika bir kitaptı. Üçüncü bölüm ise insanlığın salgınla savaşını ve yaşanan acı dehşeti anlatıyor. Son İnsan, Yunan mitleriyle, Shakespeare’la ve Lord Byron şiirleriyle beslenmiş resmen. Bir drama havası vermiş bunlar kitaba. Okuması daha da zevkli oldu bu nedenle. Uzun zamandır böyle değişik ve ilginç bir kitap okumamıştım. Farklı
Edebiyat
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2021432 okunma
Puan vermedi·616 syf.··
Beğendi
·
2023 286. kitabı
Son İnsan / Mary Shelly Dünyayı kasıp kavuran bir salgının ortasında kalan son insan olsaydınız ne hissederdiniz? Ne düşünürsünüz,ne yapardınız? Şanslı olduğunuzu mu düşündünüz yoksa bunca acıyı gördükten sonra ilk gidenler arasında olmayı tercih ederdiniz? Pandemi günlerinde okusaydık bu romanı son insan acaba hangimiz olacak diye ciddi ciddi sorgularken bulabilirdik kendimizi? Mary Shelly 2090’lı yılları öngörerek yazdığı bu romanında bulaşıcı bir hastalığın dünyayı nasıl esir aldığını anlatıyor. Vebanın yıkımı karşısında insanoğlunun çaresizliğini görüyoruz. Oysa bir yandan da salgınlar çeşit çeşit diye düşünüyoruz ilerleyen bölümlerde. Hastalıklardan daha korkuncu belki de onları fiziksel değil de kitlesel bir sona sürükleyen cehalet! Özellikle panik anlarında insanların zayıf yönlerini kullanarak onları istedikleri amaçlar doğrultusunda yönetmeye çalışan her türlü erke karşı savunmasız olan insanın ancak bilgiyle savunabileceği görüyoruz kendini. Eğitim ve kültürden daha büyük bir kalkan mı var? Frankenstein romanıyla daha çok tanınan Mary Shelly, bu romanında oluşturduğu distopk evrenine otobiyografik öğeleri de eklemiş. Özellikle eşinin şiirleri ve ölümüyle ilgili dipnotlar yazarı, bir kadın ve eş olarak tanıma imkanı sunuyor okura. Merak ettiğim bir klasikti. Üstelik gotik edebiyata özgü bilimkurgunun alt türü olan apokaliptik romanın da ilk örneği. Çok uzatılmış hissetmem dışında sevdim kitabı. Çok da rahat okunuyor. Birkaç kurgu hatası da vardı ama onları görmezden geldim: 2090’larda atla yolculuk mesela:) Genel hava da 1800’leri çağrıştırdı bana. #1nobel1klasik grubumuzla yıla veda kitabımızdı. İyi ki okuduk #alıntılarım “.. dünya terk edilmiş bir sahneydi; ümit etmek delilikti; yaşam ölümle evliydi; ikisi aynı şeydi..” “Hayatı en görkemli şekilde
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2021432 okunma
Puan vermedi·616 syf.··
2023 236. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 15 Ağustos 2023 01:18
Bu kitap benim için çok duygu yüklü.Son İnsan,insanlığın yok oluşunu ele alan ilk büyük romandır. Shelley, bir salgının Batı dünyasındaki etkilerini salgın hastalık, nükleer savaş, sibernetik ayaklanma, doğaüstü olaylar, ekolojik felaketler ya da başka afetler yüzünden uygarlığın sonunun gelmesini dünyasındaki etkilerini Romantik dönemin akıcı üslubuyla dramatize eder ve gerçek kişilerin yansıması olan zıt karakterler eksenindeki bir kurguyla aktarır. Romandaki başlıca karakterler kısmen ya da tamamen Shelley’nin çevresindeki kişilerden esinlenmiştir.
Roman
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2021432 okunma
10/10
·616 syf.··
2023 7. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2023 23:06
Gotik edebiyat alanı ve apokaliptik kurgu türünün ilk modern örneği olarak sayılan bu eserde, 2090 yılında baş gösteren veba salgını ile gelen yıkım, 2100 yılına kadar devam eder, ta ki yeryüzünde son insan kalıncaya dek. Dünyadaki son insanın sevdiklerini tek tek kaybedişi, hayatta kalma içgüdüsü, isteği ve bu isteğin karakterin ruhunda açtığı yaralar, eşsiz psikolojik tahliller ile işlenir. Salgının Batı dünyası ve seçkinler üzerindeki etkileri, yok oluşun tüm acımasızlığıyla aktarılır. Kişinin çevresini kaybetmekten duyduğu acı ve korku, dünya nimetlerinin anlamsızlığı tüm yönleriyle dile getirilmektedir.
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2021432 okunma
9/10
·616 syf.··
Beğendi
·
2020 53. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2020 17:23
Mary Shelley’in sadece Frankenstein ile bilinmesi ne üzücü bir şey. Bu kitap, kült kitabına nazaran daha uzun betimlemeler içermekte. Lakin dili çok akıcı, okurken cümleler yağ gibi akıyor adeta. Kitap bir çok yazar ve şairden alıntılarla dolu. Shakespeare, Homeros, İncil, Tevrat, Lord Byron hatta eşi Percy Shelley’in şiirlerinden alıntılar yapar. Kitabın konusu günümüz Covid-19 misali veba! Salgın hastalıkların insanların başına bela olduğu bir dönemde geçiyor kitap 22 yüzyılda. Şunu belirtmek isterim; Mary Shelley’in entelektüel birikimine ve insan üzerinde yaptığı psikolojik tahlillere hayran kaldım. Biraz uzun soluklu bir kitap okumak isterseniz tavsiye ederim.
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2013432 okunma
Puan vermedi·616 syf.··
2023 7. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2023 09:35
Okunurluluğunu daha çok Frankestein eseriyle sağlamış olan Mary Shelley kaleme aldığı kurmaca metinler ile edebiyat dünyasının tür olarak çeşitlenmesinde büyük rol oynar. Bugün kıyamet temalı dediğimiz apokaliptik türünün ilk örneği olarak Son İnsan otobiyografik unsurların yoğun olarak hissedildiği bir  eserdir. Yazarın ön sözünde belirttiği kadim bir kehanetten yola çıkarak yazdığı bu kıyamet kurgusu kimi eleştirmenler tarafından ilk distopik roman olarak da değerlendiilir.  Eser ilk bölümlerinde okuyucu kıyamet kurgusunun atmosferinde hissettirmez . Roman başlangıçta sınıfsal farklılıkların , iktidar meselelerin çerçevesinde şekillenen bir aşkı konu edinmiş gibi görünür fakat ilerleyen bölümlerde karakterler üzerinden bazı düşüncelerini birtakım rejimlere getirdiği eleştirilerle okuyucuya aktarır.  Kitap bu yönüyle dönemin sosyolojik yapısını yansıtmada başarılı olmuştur.  Romanda temas edilen ilk konu yönetim biçimidir monarşik rejimin karşında yer alan cumhuriyet rejimi karakterler arası çatıştırılarak okuyucuyu sorgulamaya ve taraf tutmaya iter.  Devletin varlığı ve amacı bu bölümde sık sık felsefi temeller ile sorgulanır. Bu bağlamda anlatıcı üzerinde durulan bu konunun paralelinde savaş ve feth etme arzusuna da değinmekten kaçınmaz. Savaşın gerekliliğinin ve amacının altını oyarken onun ne için olduğunun sonucun neyi değiştirdiğinin cevaplarını arar. Nitekim İstabul bahsinin geçtiği kısımlar savaşın asırlar boyu süren etkisini kanıtlar niteliktedir. Olayların 2092 yılını kapsamasına karşın hâlâ büyük bir kinin resmedilişini görmek mümkündür. Kitabın ön sözünde bahsedilen "eski yazının yeni söylemi " karşılığını tam olarak burada bulur. yazarın bu konuya ne denli mesafeli olduğu tartışmalı bir konudur. Zaman zaman anlatıcı konumuna geçip olaylara müdahil olan
1000Kitap
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2021432 okunma
10/10
·616 syf.··
2022 23. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2022 10:41
Bir salgın sonrası hayatta kalan son insanın 2070’de başlayıp 2100’de sonlanan öyküsüne, kendisine bir yoldaş arayışına, yaşamı sorgulayışına tanıklık ediyoruz.2070'den sonra olan veba ve kraliyet sonrası gelişen siyasi olayları anlatmaktadır. Çok fazla betimleme var buna rağmen hiç sıkmadan okunuluyor. Fakat en sevdiğim kısımlarsa Shakespeare, Keat's gibi yazarlardan alıntı yapması. Kitapta Yunan ve Roma esintisini görüyoruz. Sanırım en sevdiğim apokaliptik, romantizm kitaplarından biri olacak. Bu eserin bu kadar az okunması şaşırtıcı. Herkesin okunması gereken eserlerden biri.
1000Kitap
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2021432 okunma
9/10
·616 syf.·
2023 140. kitabı
|Son İnsan |Mary Shelley Selâmlar Mary Shelley , 1826’da yayımlanan Son İnsan romanıyla gotik edebiyata özgü bilimkurgunun alt türü olan apokaliptik romanın ilk modern örneğini sunuyor. Vahiy ya da gelecekle ilgili sırların aydınlığa kavuşturulması anlamındaki apokalips sözcüğünden türeyen apokaliptik kurgularda salgın hastalık, nükleer savaş, sibernetik ayaklanma, doğaüstü olaylar, ekolojik felaketler ya da başka afetler yüzünden uygarlığın sonunun gelmesini irdeler. Shelley günlüğünde “son insan”dan “alter egom, ikinci benliğim, yoldaşlarımın benden önce ölmesiyle sevgili bir gruptan geri kalan yadigar” olarak söz eder. Son İnsan, bugün sıradan sayılacak kadar yaygınlaşmış bir konuyu, insanlığın yok oluşunu ele alıyor. Bir salgının Batı dünyasındaki etkilerini Romantik dönemin üslubuyla dramatize eder ve gerçek kişilerin yansıması olan zıt karakterler eksenindeki bir kurguyla aktarır. Romandaki başlıca karakterlerin oluşumunda kısmen ya da tamamen çevresindeki kişilerden esinlenmiştir. Örneğin doğal bir cennet arayışı içinde tanıdıklarını peşinden sürükleyen Adrian, yazarın eşi Percy Bysshe Shelley’nin kurgulanmış portresidir. Yunanlarla savaşmak için İngiltere’den yola çıkan ve İstanbul’da ölen Lord Raymond ise Lord Byron’ın yaşamından esinlenmiştir. Bu savaş kısmında tahayyül ettiği gelecekte olabilecek teknolojik gelişmeleri sığ buldum. Gelecek adına hala bir İstanbul Fethi de hayal ediliyor. Roman, yazarın “seçkinler” diye adlandırdığı çevresini kaybetmekten duyduğu acıyı ve dünyanın anlamsızlığını, bireyin tarihi yönlendirme gücünden yoksun oluşunu da dile getirir. İsminin üzerine yankı gibi düşünceler zinciri dolaşıyor zihinde çünkü SON İNSAN demek bir sürü insanla bağ kurup, yaşantıları kendine kattıktan sonra bu bir sürü insanın yok oluşuna akabininde ise
Son İnsanMary Shelley · Can Yayınları · 2021432 okunma

Yazar Hakkında

Mary ShelleyYazar · 14 kitap
1797 yılında Londra'da doğdu. Babası William Godwin, radikal siyasal görüşleriyle tanınan bir yazar, annesi Mary Wollstonecraft ise dönemin etkili bir kadın hakları savunucusuydu. Annesi doğumu sırasında ölünce, babası tarafından büyütüldü ve doğal olarak ondan ve arkadaş çevresinden oldukça etkilendi. Bu şartlar altında edebiyat ve felsefe'nin başlıca ilgi alanları olması kaçınılmazdı. Çocukluğunun büyük bölümünü kitap okuyarak, hikayeler yazarak geçiren Mary 1814'de, dönemin en gözde romantik şairlerinden Percy Bysshe Shelley'e aşık oldu. Percy Shelley'in evli olması nedeniyle İsviçre'ye kaçmak zorunda kaldıklarında Mary henüz 17 yaşındaydı. Babası William Godwin bu ilişkiye karşı çıktı. İki sevgili, Percy'nin eşinin 1816'da ölümünden sonra Londra'ya dönüp evlenebildiler. Ardından İtalya'ya yerleştiler. Frankenstein'in düşüncesi; Mary'de, 1816 yazında yarı uyanık olarak gördüğü bir kabus sebebiyle oluştu ve hikayeyi geliştirmesi için eşi tarafından desteklendi. Frankenstein ya da Modern Prometheus 1818 başlarında yayımlandı. Romanın doğuşunda, İngiltere'deki sanayi devriminin, Locke ve Hobbes gibi düşünürlerin etkisini de görmek mümkündür. 1822 yılında eşini bir tekne kazasında kaybeden Mary, Londra'ya döndü ve 1851 yılında ölünceye kadar profesyonel yazarlık yaptı. Frankenstein; kuşaktan kuşağa bir korku klasiği olarak aktarılsa da, öyküde doğrudan korkuya yapılan bir gönderme yoktur aslında. Katil, canavar denilen yaratık ve yaratıcısı Dr. Frankenstein kurbandır aslında. Modern çağa ve rasyonel aklın egemenliğine karşı romantik başkaldırının metaforudur onlar. Yani toplum dışına itilen, kendi savaşını veren ve bu savaşta yenilen farklı insanların acıklı öyküsüdür. Daha çok Frankenstein ile anılan Mary Shelley ayrıca, Lodore, Falkner (1837), Perkin Warbeck ve insanlığın yavaş yavaş yok oluşunu inceleyen ve 1826'da yayımlanan apokaliptik bir roman olan The Last Man'in de yazarıdır.