Mary Shelley kitabına; romanın kahramanı “Lionel Verney’in”, İngiltere Kraliyet kademesinde devlet adamlığı yapmış babasının kraliyet ailesinden dışlanması, annesini bu sıkıntılı zamanda terk etmesi ve bu sıkıntılara dayanamayan annesinin hayattan kopmasını anlatarak başlıyor. Romanda Lionel Verney’in yaşadığı acılar, babasızlık, anne sevgisinden mahrumiyet, küçük yaşta anne kaybetmenin yarattığı boşluk, annesi öldükten sonra İngiliz Kraliyet ailesine tekrar dönüşü, orada tekrar bir yer edinmesi, güzel cümlelerle uzun uzun anlatılıyor. Verney tüm bunları yaşadığında ise henüz 5 yaşında. Kız kardeşinin kraliyet vekili arkadaşıyla evlenmesi, Yunanistan’a oradan birçok Avrupa ülkesine sırf idealleri için gidişi Romanda geçen ana temalardan. Kurduğu etkili ve akıcı cümleler yazarın bu acıları ve sevgisizliği gerçek hayatında da yaşadığını gösteriyor. Özellikle küçük kızının ölümünde çektiği ıstırabı eserde birebir görmek mümkün, öyle ki eserdeki kahramanlardan birinin ölüm tarihini kendi kızının ölüm tarihiyle birebir aynı tarih olarak belirtiyor. Yazarın yer yer kendi döneminde ve daha önceki dönemlerde yaşamış, Yunan, İngiliz, İspanyol, İtalyan yazar ve şairlerinden de alıntılar yaptığı eserinde, Yeni Ahit’ten de bolca alıntılar yapıyor. Ayrıca Avrupa’da dolaştığı yerlerle ilgili yaptığı betimleme ve tasvirler son derece etkileyici. 610 sayfalık kitabın ortasına kadar kendi çevresinde gelişen savrulmuş hayatını, çektiği acıları, gençliğin getirdiği isyankâr tavrı, romanı ortasına kadar bir zemine oturtup, bundan sonra da vebanın yayılması üzerinden eserine devam ediyor. Vebanın aldığı canlar, hastalığın tüm Avrupa’ya ve dünyaya yayılması, insanların dünyanın dört bir yanına savrulması mistik ve bilimkurgu havasında anlatılıyor. Tüm Avrupa kıtasında gezip dolaşan, romanın