Twilight (Twilight #1)

·
Okunma
·
Beğeni
·
25.857
Gösterim
Adı:
Twilight
Alt başlık:
Twilight #1
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
498
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780316015844
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Twilight (Twilight #1)
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Little, Brown and Company
Baskılar:
Alacakaranlık
Twilight
Alacakaranlık
Alacakaranlık
About three things I was absolutely positive.

First, Edward was a vampire.

Second, there was a part of him—and I didn't know how dominant that part might be—that thirsted for my blood.

And third, I was unconditionally and irrevocably in love with him.

In the first book of the Twilight Saga, internationally bestselling author Stephenie Meyer introduces Bella Swan and Edward Cullen, a pair of star-crossed lovers whose forbidden relationship ripens against the backdrop of small-town suspicion and a mysterious coven of vampires. This is a love story with bite.
400 syf.
·8/10
İnsanın vampir görse kaçmak yerine koşarak boynuna atlamasını sağlayacak bir kurgu. İster istemez etkileniyorsunuz. Seriyi bir solukta okuyabilirsiniz yalnız hayal kırıklığına uğramamanız için tavsiyem filmlerinden uzak durmanız.
400 syf.
·Puan vermedi
ALACAKARANLIK!
Şimdiki aklım olsa okumayacağım ama ergenlik vaktinde bir arkadaşın gazıyla 1 haftada okuyup bitirdiğim seridir. Psikopat gibi filmi yüz bin kez izleyip, kitabı iki yüz bin kez okumuşumdur. SBS vaktinde sınava çalışmayıp kitabı heyecanla okuyuşum aklıma geldikçe kendimle dalga geçerim. Bella'dan sebepsiz yere nefret etmeme rağmen kitabı neden sevdiğimi hâlâ anlayamıyorum. Filmini kitabından daha çok beğendiğim tek eser oluşu kitap hakkındaki fikirlerimi gayet güzel açıklıyor sanırım.
400 syf.
·Beğendi
Şimdi derseniz okumam ama bir zamanlar herkesin diline doladığı Edward karakteri okutturdu işte kendini.Böyle vampirli,büyülü şeyler pek ilgimi çekmez.Ama bir haftada 4 serisinide okumustum.
400 syf.
·6/10
Belki yaşım gereği, belki de iç dünyamın yönlendirişi diyelim. Ona galiba yeni nesil "tarz" adını vermiş. İşte o nedenle benim çok çok içimi ısıtan bir kitap olmadı. 3564 okuyucu bulması, bunun 450 sinin beğenmesi ve okuyucu yaş aralığının 18-34'ünün %56 olması bende, genç kuşağım bu tarzda, kurgusal yazılımlardan hoşlandığı kanaatine ulaştırdı. Hiç bir zaman onlara haksızlık etmek istemem.
Peki ben niye okudum...?
Ankara'ya gittiğimde elimdeki elimdeki kitapların okunması bittiğinde Gelinim okumam için vermişti. Oğlum ve gelinim de iyi okuyucudur. Bu arada. Ama onların kitaplığı, hep bu tarz ve fantastik kitaplarla, haaa! birde benden tırtıkladıkları kitaplarla dolu. Bende mecburen okudum.
Bana göre bir kitap, hayatın her yönü ile barışık olmalı Ama her yönüyle...Sonun da okuruna bir "şey" ler bırakmalı. etkilemeli onu, sarmalı, okşamalı, göz, kitap ve bellek arasında askeri tabirle "doğru nişan" olmalı ki! hedef vurulsun... Av - avcı gibi..
Alıntılara bakarsak çok fazla olmadığını görüyoruz onca sayfanın içinden altı çizilip bellek sandığına yolculuğa çıkarılacak özlü söz veya can yakıcı lakırtı bulamamışız demek değil midir bu?
Benim okurken hoşuma giden şey kısa çümleler lie anlatılmış olması oldu.
Kitabın anlatım dilini bir genç kızın güncesini okur gibi olduğunu göreceksiniz kendinizi kitabı okurken.
Benden bu kadar... İyi okumalar diliyorum...
.
400 syf.
Bu kitabın her sayfası tempolu, heyecanlı ve gerilim dolu! Bu seriyi çok uzun zamandır okumak istiyordum. Sonunda birinci serisini okuyabildim. Çok hoşuma gitti yazarın kalemi..
400 syf.
·4/10
Ben ne vampirli kitapları ne de dizileri sevmem izlemem. Çok bayağı geliyor. Ancak önyargısız bir şekilde şu kitabı okuyayım dedim. Beğenen neden beğenmiş anlamak istedim. Açık konuşalım vampir öğesine bir hayranlık duyuyorsanız sırf bir çeşit fanatizmden ötürü beğenebileceğiniz bir kitap.

Edebiyat namına hiçbir şey sunmuyor. Anlatım sığ. Karakterler ergen edebiyatına sırtını yaslamış. Anlattığı şey bilindik bir aşk üçgeni dörtgeni beşgeni. Ezik kızın gözde çocuğu kapması, cool çocuğun ezik kıza olan zaafı... Bla bla bla... Amerikan Kolej hikayesine vampirleri çakıp pazarlamışlar. BANAL
400 syf.
·Beğendi·8/10
Korktuğum Dracula 'nın yerine taş gibi vampirlerin olduğu kitap. Güzel kurgulanmış ve sıradan dracula efsanesini ( Eski Dracula'ya hayran olanların küfür ettiği) bir kitap.
Filmi çıkması ile birlikte kitap yerlere düştü çok. Ben beğendim kitabı. Dracula hayranı değilim :)
400 syf.
·2 günde
Bir hafta içinde 4 kitabını da bitirdiğim en iyi vampir serisiydi. Gerçek hayatta olmama ve vampirlerin de bir efsaneden ibaret olduklarını bilmeme rağmen yine de gerçekte varmışlar gibi hissetmemi sağlamıştı.
400 syf.
·3 günde·6/10
Seri aslında "ergen serisi ya" diye adlandırılmadan önce gerçekten ayrı bir havası vardı piyasada. Dürüst olmak gerekirse de Dracula'dan sonra dünya tarihinde gerçek bir vampir akımını bu kitap serisi getirdi diye düşünüyorum ki bu da kendi alanında özel bir başarıdır. Alacakaranlık içeriğine gelirsem Bella karakterinin aptallığı beni yedi de bitirdi diyebilirim. Korkunç tavırlarından hoşlanmadım, bu yüzden de anlatıcıyı sevmediğim için kan ter içinde okudum.
400 syf.
·1 günde·Puan vermedi
10 yıl önce ergen aklı beğenilen, akıcı bulunan bir kitaptı benim için. Şimdi olsa asla okumam ama o yıllarda edebi zevke oldukça uzaktım. Bu kitap için Leyla ile Mecnun dizisinde edebiyat katili denmişti :) okullarda çocuklar doğru kitaplara yönlendirilmeli diye düşünüyorum.
400 syf.
·43 günde·9/10
Zamanında fazla şişirilmiş kitap. Güzeldir ama bu kadar ilgiyi hak etmedi bence çok daha iyi kitaplar var. Ayrıca iki erkeği birbirine düşüren bella'yı da sevmiyorum.
400 syf.
·Beğendi·9/10
Kitaba başlarken daha önsöz kısmında “Hayat size beklentilerinizin çok ötesinde bir düş sunduğunda, sona geldiğinizde üzüntü duymanız mantıklı değildir” cümlesi beni etkiledi. Diğer Vampir kitabından ziyade bunun biraz daha edebi ağırlığının olacağını tahmin ettim.
Charlie (baba) bir polis. Renee (anne) bizim kızın annesi. Bir de bizim kız –Isabella Swan (Bella)- var tabi. Kahramanımız Forks Lisesi ile yeni hayatına babasının yanında başlıyor. Bu vampir işleri demek lisede başlıyor çok dikkat etmek lazım kardeşlerimize. 
Kızımız okulda tanışma faslı ile Eric ile tanışıyor, gerçi diğerlerinden ziyade onun adı geçiyor ve takıldığım konu bu kitapta da diğer kitaptaki gibi İspanyolca dersi veriliyor. Sanırım Amerika’da yabancı dil olarak o öğretiliyor. Sıkıntı yok o zaman dedim kendime. 
Okulda hemen dikkatini çeken Edward ve Emmett Cullen ile Rosalie ve Jasper Hale. Doktor Cullen ve karısıyla birlikte yaşayan çocuklar. Eh kim olduklarını anlamamak imkansız değil mi ?  Bizim ki Edward ile yakınlaşırken –kitap yaklaştırmaya başlamış- aklıma sürekli ‘Ben sanki bunun filmini izledim‘ düşüncesi geliyordu.
Vampir Bey ile İnsan Hanım arasındaki yakınlaşma başlıyordu tabi. Bella ise 3 noktada bizimle hemfikirdi. Edward vampirdi, Bella’nın kanını arzuluyordu ve Bella ona aşıktı. Ancak bu sefer ki Vampir senaryomuzda vampirler güneş ışığından etkilenmediği gibi Vejeterjan  Oldukça düşündürücüydü tabi.
Aynı filmdeki gibi aileler kısa bir tanışma faslı derken AV sahnesi gerçekleşiyor. 3 tane kan emicinin kokusu alınıyor ve Beyzbol maçı bir takibe dönüşüyordu. Bella bundan nasıl etkileniyordu dersiniz ? Ben şimdi iyice düşündüm de kitabın film kısmı da fena olmamıştı. Me Gusta !
Son kısıma biraz değinmek istiyorum. Kan emiciler arasında bir İz Sürücü var ve tabiki de tahmin ettiğimiz kişiye kafayı takıyor. Onun ailesini korumak için dağılan bir vampir ailesinden mi bahsetsek yoksa sürücünün Bella’nın annesiyle mi tehdit etmesinden bunu bilemedim ama söyleyebileceğim durum, son kısmın oldukça iyi olduğuydu diyebilirim.
Milyonlarca yürek tek bir soru: Bella ne zaman Vampir olacak. Bu arada son kısım oldukça heyecan vericiydi. Bunun dışında sonraki kitap YeniAy da merakımı cezbediyor. Maç sonrası başlamayı düşünüyorum. Kitapla kalmanız dileğimle..
"Şimdi daha iyi anlıyorum ki, nefes almak değilmiş, yaşamak. Ateşlerde yanmak gibi bir şey, seni severken, sensiz olmak..."
"Şiddetle başlayan hazlar,
Şiddetle son bulur,
Ölümleri olur zaferleri,
Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi"
- William Shakespeare -
Yine alacakaranlık, başka bir son daha. Günün ne kadar mükemmel olduğunun önemi yok, her zaman sona ermek zorunda.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Twilight
Alt başlık:
Twilight #1
Baskı tarihi:
Ekim 2005
Sayfa sayısı:
498
Format:
Karton kapak
ISBN:
9780316015844
Kitabın türü:
Orijinal adı:
Twilight (Twilight #1)
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Little, Brown and Company
Baskılar:
Alacakaranlık
Twilight
Alacakaranlık
Alacakaranlık
About three things I was absolutely positive.

First, Edward was a vampire.

Second, there was a part of him—and I didn't know how dominant that part might be—that thirsted for my blood.

And third, I was unconditionally and irrevocably in love with him.

In the first book of the Twilight Saga, internationally bestselling author Stephenie Meyer introduces Bella Swan and Edward Cullen, a pair of star-crossed lovers whose forbidden relationship ripens against the backdrop of small-town suspicion and a mysterious coven of vampires. This is a love story with bite.

Kitabı okuyanlar 9.077 okur

  • Eun Laika
  • Merve Laçin
  • Necmeddin Alp ÇİFCİ
  • Suena
  • Abdullah ÇİTLİ
  • Nalan Demir
  • Nihal kahraman
  • Akibe özkan
  • Doğancan Kurt
  • Emine Terzi

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0.3 (5)
9
%0
8
%0.1 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0

Kitabın sıralamaları