Uç Minik Serçem

Necati Cumalı
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
128
Basım Tarihi:
Ekim 2020
İlk Yayın Tarihi:
1990
Yayınevi:
Cumhuriyet Kitapları
ISBN:
9789756747902
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2023 485. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2023 22:40
İçimizi şu soğuk günlerde ısıtan, tatlı mı tatlı bir kitap:Uç Minik Serçem. Köyde kedisi, köpeği, leylekleri, ineği, serçeleri ve mis gibi doğal köy yaşantısıyla çok mutlu bir aile görüyoruz hikayemizde. Sonçiçek hayvanları çok ama çok seven bir kızımız. Kendi çocukları gibi seviyor adeta. Bir gün yerde minicik serçe görüyor. Başlıyor ona annesi gibi bakmaya. Tabi serçe büyüyünce veda zamanı da yaklaşıyor. Sonçiçek çok üzülüyor ama her canlı ait olduğu yerde bulunması gerektiğinin de farkında. Kitabımızda vedalar sadece serçemize ait değil. Sonçiçek de o çok sevdiği evini, ağılını, serçelerini doğduğu köyüne veda etmek zorunda kalıyor. Kitabımızda bu vedayla sonlanıyor. Öykümüzün bize verdiği değerler hayvan sevgisi, arkadaşlık, dostluk ve ailenin önemi. Hayatın kötü tarafları elbette olacaktır. Hüzün hep yanıbaşımızda ama mutluluk bir adım kadar da uzağımızda. Bunu unutmamak gerekir.
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 2020286 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2022 179. kitabı
“Yakın yıllara kadar; Marmara’nın doğu kıyısında, İstanbul’a pek uzak olmayan bir yerde, yoksul bir sütçü yaşardı: O dönemde şimdiki gibi birbiri üstüne binmiş yazlıklarla dolu değildi o kıyılar. Kıyıya yakın otlaklardan biri sütçünündü. Sütçü ile karısı otuz yıllık evliydiler. En küçük çocukları, Sonçiçek adında, doğanın ve hayvanların da dostu olan sevimli bir kızdı. Yaşadıkları yerlere büyük yapılar kurulmaya başlayınca Sonçiçek be ailesi başka yerlere taşınmak zorunda kalırlar. Hayvanların yaşama alanları azalır. “ Necati CUMALI’nın çocuklar için yazdığı bu romanda Sonçiçek’in doğa ve hayvan sevgisini sizler de duyumsayacaksınız.
Necati Cumalı
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 2020286 okunma
7/10
·126 syf.··
2023 89. kitabı
E-kitap olarak okudum. Yani bazı çocuk kitapları olur hem yetişkinler hem çocuklar okuyabilir. Yani yetişkinler de okuyup zevk alabilir. Ama bazı çocuk kitaplarını da sadece çocuklar okuyup zevk alabilir. Bu da sadece çocukların okuyabileceği basitlikteydi bence. Ama okuduğuma pişman değilim. İlkokul seviyesindeki çocuklar okuyabilir.
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 2020286 okunma
8/10
·126 syf.··
2016 27. kitabı
Çocuklar için yazılmış iyi bir kitap. Sonçiçek'in doğa ve hayvan sevgisini anlatan bir yapıt. Çocukların okurken Sonçiçek'i örnek alıp onlara doğa ve insan sevgisi katacağını düşündüğüm ve bu yüzden çocukların okuması gerektiğine inandığım bir kitap. Okuması eğlenceli bir eser.
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 2020286 okunma
10/10
·126 syf.··
2020 13. kitabı
Cocuklara dogayı,hayvanları sevdiren akıcı hoş bir kitap.Günümüz cocuk kitapları gibi boş ve argo dolu değil.Çocuk gibi masum bir kitap.Bir öğretmen olarak kütüphaneme koydum.
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 2020286 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2020 23. kitabı
Kitap güzel hayvan sevgisini anlatan bir kitap güzel beğendim biraz duygulu bir kitap yine de güzel beğendim hocamız İyi ki bu kitapları aldırmış Hepsi çok güzel zaten
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 2020286 okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2016 85. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Kasım 2016 14:55
Uç Minik Serçem ilköğretim öğrencileri için seçilen 100 Temel Eser arasında. Necati Cumalı’nın daha önce iki öykü kitabını okumuştum. Öykü sevmememe rağmen iki kitabını da çok beğenmiştim. Hatta en sevdiğim iki öykü kitabı, yazarın Susuz Yaz ve Ay Büyürken Uyuyamam kitapları oldu diyebilirim. Özellikle bu türü sevenler mutlaka Cumalı’nın kalemiyle tanışmalı. Yazarın bu sefer de çocuk kitabını okumak istedim ve yine çok beğendim. Özellikle her yerin betonla dolduğu ağaca, yeşilliğe doğaya hasret kaldığımız şu günlerde kitap daha da anlam kazanıyor. Çocuğunuza hayvan sevgisi aşılamak için de okutabileceğiniz bir eser Uç Minik Serçem.
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Cumhuriyet Kitapları · 2020286 okunma
Puan vermedi·121 syf.··
2021 9. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 17:22
Diğer kitabın bitmesine az kalmıştı, evden çıkarken aceleyle bu kitabı bulabildim. Çocuklar için yazılmasına rağmen benim hoşuma gitti. Hayvanları anlayabilmemize yardımcı olabilecek bir kitap. Bir serçeyi gördüğümde "acaba yavrusuna yemek mı götürüyor?" diye sormadan edemeyeceğim bundan sonra. Kitapta kuşlara taş atan yaramaz çocuklardan bahsedilmiş. Fakat çocukları geçtim insan olarak durup düşünüyor muyuz eylemlerimizi gerçekleştirirken? Yoksa kimselerin görmeyeceğini umut eden kınalı gibi gaflete düşüp, içimizdeki canavarı gün yüzüne mi çıkarıyoruz?
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Çağdaş Yayınları · 1996286 okunma
çocukluğumdan kalanlar
10/10
·142 syf.··
Beğendi
·
2019 8. kitabı
Çocukken babaannem hediye etmişti bu güzel kitabı bana..Elimden bırakamadan okumuştum Sonçiçek ve minik serçenin sevgi ve dostluk hikayesini. Çocuklara doğa,hayvan ve okuma sevgisi aşılayacağını düşündüğüm güzel bir eser..
Uç Minik SerçemNecati Cumalı · Bilgi Yayınevi · 1990286 okunma

Yazar Hakkında

Necati CumalıYazar · 47 kitap
Şiir, roman, hikâye, deneme, tiyatro, günce gibi pek çok edebi türde eser vermiş çok yönlü bir yazardır. Cumhuriyet devri Türk edebiyatının tanınmış kişilerinden olan Cumalı, Yaşar Kemal'in ifadesiyle "Yaşlanmaz Şair Çocuk" olarak anılır. 13 Ocak 1921 tarihinde Yunanistan sınırları içinde bulunan o dönemin Rumeli Vilayet-i Celilesine (Manastır'a) bağlı ve Cuma beyleriyle meşhur olan Cuma kazasında doğdu. Altı çocuklu ailenin en büyük evladı idi. Ailesi 1923 Türkiye-Yunanistan Nüfus Mübadelesi kapsamında Türkiye'ye göç ederek İzmir'in Urla ilçesine yerleşti. Ortaöğrenimini 1938’de İzmir Atatürk Lisesi'nde tamamladıktan sonra Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne girdi. İlk şiiri, 1939'da Urla Halkevi Dergisi olan "Ocak"'ta "A. N. Acar" ismiyle yayımlandı. Sanatsal değere sahip ilk şiiri ise 1940'ta Varlık dergisinde "Netice" ismiyle yayımlandı. Orhan Veli, Oktay Rıfat, Cahit Sıtkı, Nurullah Ataç gibi önemli edebiyatçılarla tanıştı ve onların etkisiyle şiirine yön verdi. Çocukluğundan başlayarak hayatında yer alan olayları şiirlerinde konu edindi. Yüksek öğrenimini Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde (1941) tamamladı. Ankara'da Toprak Mahsulleri Ofisi'nde (1941-1942) çalıştıktan sonra askerlik görevi nedeniyle Ezine'ye gitti. İlk kitabı "Kızılçullu Yolu" 1943'te yayımlandı. Askerlikten döndüğü 1945 yılında Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü'nde çalışmaya başladı. Askerliği sırasında yazdığı şiirleri aynı yıl “Harbe Gidenin Şarkıları” adıyla yayımladı. 1945'ten itibaren Ulus gazetesi sanat sayfası, Varlık, Ülkü, Ankara gibi dergilerde sürekli olarak şiirleri yayınlandı. Yayınlanan ilk hikâyesi, 1945 yılında Yücel dergisinin yayımladığı "Aysız Geceler" oldu. Ulus gazetesinde şiirlerin yanı sıra hikâye alanındaki ilk denemelerini yayımlamayı sürdürdü. Bir süre Ankara'da Cahit Sıtkı Tarancı ile aynı evi paylaştı. 1949 yılında sahnelenen "Boş Beşik" adlı oyunu ile dikkat çekti. 1949 yılında Ankara’daki görevinden ayrılarak İzmir’e gitti. 1957'ye kadar Urla ve İzmir'de avukatlık ve memurluk yaptı. “Güzel Aydınlık” (1951), “İmbatla Gelen” (1955), “Güneş Çizgisi” (1955) adlı şiir kitapları ve "Yalnız Kadın" adlı hikâye kitabı İzmir'de iken yayımlandı. 1955'ten sonra şiir, hikâye, roman çalışmalarını birlikte sürdürdü. Urla ve çevresine ait gözlemleri, avukatlık yıllarında karşılaştığı olaylar ve baktığı davalardan edindiği izlenimlere eserlerine şekil verdi. Özellikle Ege yöresindeki kasaba ve kırsal kesim insanlarının sorunlarının işledi. İlk hikâye kitabı “Yalnız Kadın”, 1955'te yayımlandı. 1956'da İzmir'de "Ara Tiyatro"'yu kurdu ve yöneticiliğini üstlendi. 1957'de “Değişik Gözle” kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazandı. O yıl avukatlığı bırakarak kendi imkanları ile Paris'e gitti. 1957-1959 yıllarında Türkiye'nin Paris Büyükelçiliği Basın Ataşeliği'nde çalıştı. Paris yılları "Aşk Duvarı" ve "Zorla İspanyol" gibi bazı oyunlarına ve kimi hikâyelerine kaynaklık etti. 1959'da "hayatını edebiyat adamı olarak kazanma" kararıyla yurda döndü; İstanbul'a yerleşti. 1959 - 1963 yıllarında İstanbul Radyosu'nda redaktörlük yaptı. İlk romanı "Tütün Zamanı", 1959'da tefrika edildi. Avukatlık yıllarında edindiği gözlemlerine dayanan Susuz Yaz öyküsünü 1960 yılında yazdı. Üç perdelik bir oyun olarak tiyatroya da uyarladığı öykü, Metin Erksan tarafından filme çekilmiş (1963) ve 14. Uluslararası Berlin Film Festivali‘nde Altın Ayı’yı kazanarak (1964) Türk sinemasında çığır açmıştır. 1960 yılında hariciyeci Berin Teksoy ile evlenen sanatçı, 1963'ten sonra yaşamını roman ve oyun yazarlığı ile sürdürdü. Eşinin işi nedeniyle 1963-1965'te Tel Aviv ve Paris'te bulundu. Necati Cumalı'nın yazdığı bazı yazılar nedeniyle 1966'da eşi Berin Hanım görevinden alınınca[1] İstanbul'a yerleştiler. 1967'den itibaren Makedonya, ABD, Sovyetler Birliği, Bulgaristan, İran, Yunanistan, Almanya, Çekoslovakya, Finlandiya'ya yurt dışı geziler yaptı. Bu geziler eserlerinin oluşmasında etkili oldu. “Makedonya 1900” ile 1970 yılında ikinci kez Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, “Yağmurlu Deniz” adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu 1969 Şiir Ödülü'nü, “Dün Neredeydiniz” adlı oyunuyla Kültür Bakanlığı 1981 Tiyatro Ödülü'nü, “Tufandan Önce” kitabıyla 1984 Yeditepe Şiir Armağanı’nı, “Viran Dağlar” romanı ile 1995 Orhan Kemal Roman Armağanı, Yunus Nadi Roman Ödülü ve Ömer Asım Aksoy Ödülü'nü kazandı. Türk tiyatrosuna katkılarından dolayı kendisine 2000 yılında Tiyatro Yazarlar Derneği tarafından “Onur Ödülü” verildi. 10 Ocak 2001 tarihinde yakalandığı karaciğer kanserinden kurtulamayarak İstanbul'da hayata veda etti. Cenazesi, Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünden sonra 2001 yılı “Şiir Büyük Ödülü”’ne değer bulundu ve ödülü eşi Berin Cumalı'ya sunuldu. Urla'da çocukluğunu geçirdiği ve "Anı ve Kültür Evi" olarak ziyarete açılmış; İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde Vişnezade Şairler Parkı'na heykeli dikilmiştir. Urla'da her yıl 10 Ocak'ta anılmaktadır.