Uyku Sersemi

Hakan Bıçakcı
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 6 dk.
Sayfa Sayısı:
180
Basım Tarihi:
Ekim 2017
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
ISBN:
9789750522611
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·180 syf.··
2020 115. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2020 19:25
Hakan Bıçakçı kaleminin değişik bir büyüsü var.. Özlemeye başlıyorum istemsizce , elimdeki kitapları yarım bırakıp koşarak alıyorum . Durgun, sakin , dingin bir anlatım . Aynı şekilde konuda durağan ama işte orada ne yapıyorsa okurken mest edıyor beni , başka bir dünyadaymışım gibi.. Başkalaşan bir şehir .. Eskinin yerini moderne bırakması konusunu yazar olma çabasında olan bir karaktere giydirerek anlatmış .. Başkalaşan şehir mi başkalaşan insan mı? Yoksa ikisi aynı mı? Severek okudumm p.s Berna üzdü beni:‍
Edebiyat
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
3/10
·180 syf.·
2022 83. kitabı
Biraz Dorian Gray/ Oscar Wilde etkisi ve uykuyla harmanlanmış bir roman. Kitabın kahramanının ismi Kahraman ve yazar ve aslında biraz da tutunamamış biri. Psikolojik sorunları olan kitap kahramanları pek revaçta ve güzel de işleniyor ama ben bu kitaptaki ince zekayı anlayamadım ya da göremedim. Şimdilik zaman kaybı olarak görüyorum, belki psikoloji lisansına sahip olanlar daha iyi anlarlar.
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2018 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2018 13:09
20. yüzyıl şehirlerin yüzyılıydı. Tüm dünyada insanlar yığınlar halinde kırsaldan şehirlere aktı. Bu yığılma karşısında şehirler, büyüdü, şişti ve kocamanlaştı. Bu durumda dünyada şehirler ikiye ayrıldı; Bu büyümeyi organize edebilen ve kent kimliklerini koruyup güçlendiren şehirler ile bu büyümeyi organize edemeyen, kimliklerini yitiren şehirler. Ülkemizdeki şehirler ne yazık ki bu konuda oldukça başarısız oldu. Bu hususta başı İstanbul çekti. Hakan Bıçakcı’nın son romanı “Uyku Sersemi”nin başkarakteri her ne kadar Kahraman Kara gibi gözükse de, asıl başat ve gizli karakter İstanbul. Çünkü “Uyku Sersemi” kentsoylu bir roman. Her bir kelimesinden, satırından, paragrafından ve sayfasından kentlilik akıyor. Ama sayfalardan akan şey aynı zamanda, kentin, bu kitap özelinde İstanbul’un kaybolan kimliği. Her bir sayfada yitip giden, yok olan kent kimliğini takip ediyoruz. Kahraman Kara, lise yıllarından beri, hayatında temas ettiği her şeyi listeleme alışkanlığına sahip bir karakter. Filmleri, müzikleri konularına göre listelediği gibi, yaşadığı şehre karakter veren uğrak noktalarını da listeliyor. Ve romanın başında, görüştüğü bir yayınevi, bu listeyi bir şehir rehberi kitabına dönüştürmeyi kabul ediyor. Bu kitapta, şehrin en önemli ama beraberinde belli bir ruhu da barındıran kitapçıların, lokantaların, sinemaların, tiyatro salonlarının, tarihi pastanelerin, kendine has meyhanelerin, esnaf lokantalarının, plakçıların, antikacıların, müze ve galerilerin yer alması planlanıyor. Ancak bu yerler için bazı kriterler de var. Örneğin sinemalar AVM içinde yer almayacak, tüm yerler belirli bir tarihi birikimi, bir hikayeyi bünyesinde barındıracak. Kitap ve beraberinde getirdiği sorunlar, yayınevinin projeyi kabul etmesinden sonra başlıyor. Çünkü kitapta olması planlanan
Sinema
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
8/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2018 57. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2018 18:07
İstanbul'a bir ağıt olmasının yanısıra, bir insanlık ağıtı da diyebilirim. Hatta aynı zamanda her şeyin bu kadar otomatikleşmediği, sunileşmediği, çabuk tüketilmediği, yitip giden güzelim zamanlara da... Hakan Bıçakçı öyle sakin sakin anlatmış ki çoğumuza bezginlik vermiş, nereye gitsek peşimizi bırakmayan inşaat seslerini, yavaş yavaş betona gömülen bir şehrin arkasından ağlama çağrısı okuduğumuzu hissediyoruz. Kalabalık, gürültü, birbirimize nefes alacak fırsatı tanımayan hırslarımız, yorgunluğumuz, bıkkınlığımız... Zamanla olduğumuzu sandığımız insana bile yabancılık hissetmemiz... Kitabın ana karakterinin tarihi İstanbul'un, tarihi mekanları üzerine bir kitap yazmak istemesi ile başlayıp kitabın içinde yer alacak olan mekanların bir bir kapanıp tarihe karışması ya da yerini bir bir yeni trend mekanlara bırakması üzerine ilerleyen bir kitap. Bir yeri vardı kitabın, spoiler olmasın diye yazmayayım fakat okuyanlar verdiğim örnekten anlayacaktır neresi olduğunu, bu kısmı okurken çocukluğumda ölen muhabbet kuşumu annemle bahçemize gömdüğümüz geldi aklıma, benim gözyaşlarım eşliğinde. Sonra da bundan yıllar sonra ölen japon balığımızı çöpe atışımız... Bu kısım kitabın en üzücü kısmıydı sanırım benim için. Bu ilk Hakan Bıçakçı kitabımdı. Hüzünlü buldum kitabı biraz ama bu hissi de sevdim aynı zamanda. Kitapta adı geçen bir sürü müzik ve film ismi var, yazardan tavsiye niteliğinde. Hatta karakterin belirli bir tema üzerine film listesi yapması çok hoşuma gitti. Ben de en kısa zamanda kendi listemi oluşturmaya karar verdim. Kendinizden, yaşadığınız muhitten, kendi cevrenizden mutlaka bir parça bulabileceğiniz bir kitap. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
2021 26. kitabı
kifabı uzun süre önce almıştım. kütüphanemde okunmayı bekliyordu. genelde böyle yaparım. her ne kadar kitabı severek alsam da içsel olarak çekildiğim zamanda okurum. öyle güzel denk gelir ki, içimdeki eksik parçayı tamamlar ya da bana güzel bir kapı açar. işte yine böyle bir zamanda, istanbul'a derinden özlem duyduğum şu dönemime denk gelmesi şahane oldu, çok iyi geldi. kitap aslında bir dönüşüm hikayesinin arka planını anlatıyor. kentsel dönüşümün getirisi ve götürüsüyle birlikte insanın iç dünyasında karanlığa bastırdığı duygulara, hislere ses oluyor, ayna tutuyor. bir nevi kendinle yüzleşmek, şehrin dönüşümüne artısıyla eksisiyle şahit olmak diyebiliriz. kitabın okura sunduğu gözlem sayesinde kendimize dair, yaşama dair farkındalıklar oluşturabilir, bakış açıları yakalayabiliriz. kitap eski İstanbul'u yazmak ve tanıtmak isteyen bir yazarın serüvenini anlatıyor. eski mekanların kapanıp yerine popüler mekanların açılmasıyla hem hayal dünyasında hem de kendi güncel yaşamda yaşanan kentsel dönüşümleri ele alıyor. yıkım seslerinin getirdiği uyku sersemliği kahramanımızı uyur-uyanık halde bırakır. rüya ile gerçek arasındaki çizgi kaybolurken kitabın anlattığı şeyleri ister rüya isterse gerçek olarak ele alın farketmez. her halükarda o cümleler çok şey anlatıyor. bir şehrin değişiminin neleri getirip neleri götürdüğünü, insanlara, şehre ve topluma olan etkisini gösteren güzel bir ayna. basit cümle yapısındaki hüznü, göz yaşını, çığlıkları duymamak, görmemek elde değil. romandaki yaşam çabasını farketmek, takdir etmek ve destek olmayı istemek de cabası. akıcı ve kolay okunan cümlelerin derinliklerinde kaybolurken şahane bir yolculuk yapacaksınız. aslında bir hüzün hikayesiyken size kattıklarını, düşündürdüklerini, hissettirdiklerini gördükçe coşkuyla dolacağınız güzel
Edebiyat
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
Puan vermedi·180 syf.··
Beğendi
·
2018 32. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2018 22:29
Mart Uyku Sersemi, Hakan Bıçakçı ile tanışma kitabım oldu, yazarın kitaplığımda okunma sırasını bekleyen birkaç kitabı olmasına karşın, kısmette son kitabı ile tanışmak varmış demek ki... Kitabı okumaya başladığımda ilk bölümün adının "Mutlu Son" olması şaşırttı beni.Mutlu Son ile başlayan bir kitap, nasıl bir sonla biter diye düşünmedim değil.Nitekim, son bölümün adının Yeni Bir Başlangıç olduğunu görünce, Mutlu Son ifadesinin ironik olduğunu düşündüm. Bölüm başlarındaki epigraflar, o bölümün derdini, ruhunu yansıtıyordu âdeta.Bunu sevdim.Kentsel dönüşüm ile birlikte, kent belleğinin yok oluşu ana tema olarak görülen kitapta, kahramanımızın ki adı da "Kahraman" kentle birlikte adım adım değişimi, nerdeyse yok oluşu, etkileyici geldi bana.Kitabın derdi kentsel dönüşüm olsa da Kahraman'ın asıl derdi üzerinde yıllardır çalıştığı kitap dosyası.Yok olan mekânlarla birlikte, Kahraman'ın kitabı da değişir, yok olur.Zaten obsesif bir yapıya sahip olan Kahraman, inşaat gürültüleri nedeniyle uyuyamaz.Rüyalar ve gerçeklik arasında yarı uykulu, hatta uyku sersemi olarak gezinir durur.Kitabın ismi de burdan geliyor olmalı. Hakan Bıçakçı'nın dilini sevdim.Metin ile okuyucu arasına giren zorlama bir dil kullanmamış.
Edebiyat
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
Yok olan tarihi mekanlar gibi bizde kaybetmiyor muyuz? Kendimizi
7/10
·180 syf.··
2024 4. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2024 15:32
Hakan Bıçakcıyla ilk tanışma kitabım. Kendisine instagram üzerinden ulaştığımda içgüdüsel olarak bu kitabı önermişti. Yazdığı cevabın içtenliği yazarık kitabını direk okuma isteği yarattı. Kitabımız Kahraman Kara karakteri üzerinden ilerliyor. Kitabın içindeki Kahraman Kara karakterini dış görünüşsel olarak her gün otobüste gördüğüm birisiyle kafamda özleştirdirdim fakat bir türlü bunu otobüsteki kişiyle paylaşamadım. O kişiyi ne zaman görsem Kahraman Kara'da otobüste diyorum. Kitap 2015-2017 seneleri arasındaki güzel olan tarih bir dokusu olan her şeyin yok olup betonlaşmasını ve vasıfsıslaşmasını çok iyi işliyor. Karakterin gelen turistler için çok yararlı olacağını düşündüğü rehber niyetinde ki kitabın, kitapta yer alan mekanların tek tek kapanmasıyla eski. İstanbul diye bir kitap haline gelmesi bende tam anlamıyla eski zamanlarda çok güzel olan şeylere özlemimi arttırdı. Kitap için yapılan ortam tasvirleri çok gerçekçiydi. Karakterin kitap içindeki yaşadığı acıyı, hüsranı, beton seslerini, yıkım seslerini kitabı okurken çok iyi hissettirdi. Bu eleştirilerin ardından Kahraman Kara'nın yaşadığı psikolojik durumları okurken Kahraman'ın yaşadıklarını onun ki kadar yoğun olmasa da kendiminde yaşadığını farkettim. Kitabın ilk başında mutlu son diye başlayıp sonunda öyle bitmesi o kadar bizden, bizim içimizden ki Kahraman Kara'nın yaşadığı psikolojik durumlar bende de aynı şekilde yaşarken bir gün bir anda o problemler Kahraman Kara'nın nasıl bittiyse aynı şekilde bende de bittiğini düşünüyorum. BURASI SPOİLER OLABİLİR. Kitapta anlamlandıramadığım tek nokta Kahraman Kara'nın suratındaki değişiklik, farklılaşmayla ne anlatılmak istendi, günlük hayatta neye atıf yapılmak istendi onu anlayamadım.
Edebiyat
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
Puan vermedi·180 syf.·
2023 10. kitabı
Kentlerle ilişkimiz rüyalarla olduğu gibidir/ italo calvino Kentsoylu bir roman.içeriğinde yitirilen kent kimliği,paralelinde değişen (editör/redaktör/yazar)kahramanımızdaki bilinç-bilinçaltı kargaşası. Yalın bir dil,mizahi anlatım eğlenceli diyaloglar.rüya ile gerçeklik arasında muğlak geçişler,düş mü gerçek mi olduğunu düşündürürken içinde yaşanılan ana bağlantılar çok başarılı. Kitapta sözü geçen Müzik,film ve şiirlerden dörtlükler not almaya değer nitelikte. Sıkılmadan okurken,kentsel dönüşüm denilen mimari ruh istilasında yazarın deyimiyle “yıkılan dünyada gülümseyip selfie çekmeye benzer ruh halini” olduğu gibi yansıtan kitap Okumaya değer.. Uyku sersemi/Hakan Bıçakcı
Hayat ve İnsan
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Haziran 2021 09:22
Yazarla olan sohbetimizde yazar, kitabı neden yazdığından bahsetti. Kendisinin kentsel dönüşüme olan tepkisinden doğmuş 'Uyku Sersemi'. Devinen ve dönüşen dünyada insan unsuru aynı kalabilir miydi? Duramaz, o da değişirdi.
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma
9/10
·180 syf.··
Beğendi
·
2018 9. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 25 Mart 2018 00:00
#kitapagacisabitfikirkulubu ile okuduğumuz mart ayı kitabımız Uyku Sersemi'ni her fırsatta sıkılmadan okudum. Ama 'Ay çok merak ediyorum acaba ne olacak' şeklinde merak uyandıran bir okuma olmadı benim için.. Yazarla tanışma kitabım oldu ama güzel bir başlangıç oldu benim adıma.. Kentsel dönüşümü kendi hayatı ile bağdaştırıp, kendi sesini ve simasını tanıyamaması gerçekten çok ilgimi çekti.. Bir şehir rehberi hazırlamaya çalışan yazarın gün be gün şehrin asıl mekanlarını kaybetmesine tanık oluşu asılda kendini kaybetmesine, sevgilisinin bile onu o şekilde gördüğüne inanmasına ve en sonunda da delirmesine neden oluyor.. Son bölümde ise yerleştiği terk edilmiş lüks villalar ise bence şu an ki insanlığımızın bir özeti.. Özellikle Berna'yı gömecek bir avuç toprak bulamaması ve çöp konteynırına atması beni çok üzdü Tam ülkemizin keşmekeşi.. Babaannesi ile olan diyalogları, İstanbul'un gittikçe değişen yüzü, bir dükkanın tutunamayan kiracıları/alıcıları beni çok etkiledi; çok doğru tespitlerle anlatmış.... Rüyada mı gerçekte mi hali çok anlamlı, çünkü bende hep yaşadığım olaylara göre görürüm rüyalarımı yada gördüğüm rüya gerçeğim olur.. "Kentlerle ilişkimiz rüyalarla olduğu gibidir" tanıtım cümlesi cuk oturmuş "İstanbul Kitabı"na.. Bence şu an ki hayatımızı ve kitabı özetleyen kısım ise: "Reçetede stresten uzak durmak gibi günlük hayatta karşılığı olmayan saçmalıklar vardı. Şehrin merkezine yakın, şehrin hayatının stresine uzak; galoşların mavisiyle marulların yeşilinin buluştuğu noktada, amatör dans manzaralı, yepyeni bir yaşam alanı!" Yazısıdır.
Uyku SersemiHakan Bıçakcı · İletişim Yayıncılık · 2017324 okunma

Yazar Hakkında

Hakan BıçakcıYazar · 18 kitap
1978’de İstanbul’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladıktan sonra 1996 yılında üniversite eğitimi için Ankara’ya gitti. 2001’de Bilkent Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirerek İstanbul’a döndü. İlk romanı “Romantik Korku” 2002, ikinci romanı “Rüya Günlüğü” 2003, üçüncü romanı “Boş Zaman” 2004, ilk öykü kitabı “Bir Yaz Gecesi Kâbusu” 2005 yılında ve dördüncü romanı “Apartman Boşluğu” 2008 yılında Oğlak Yayınları’ndan çıktı. Beşinci romanı “Karanlık Oda” 2010 yılında İletişim Yayınları tarafından yayımlandı. 2011 yılında "Apartman Boşluğu", "Boş Zaman" ve "Rüya Günlüğü" İletişim Yayınları tarafından yeniden yayımlandı. Yeni ve eski öykülerden oluşan öykü kitabı "Ben Tek Siz Hepiniz" 2011’de İletişim’den çıktı. "Apartman Boşluğu", 2009 yılında Arnavutçaya, 2010 yılında Arapçaya, 2011 yılında Bulgarcaya ve İngilizceye çevrildi. Çeşitli dergi ve gazetelerde edebiyat, sinema, popüler kültür konulu yazıları yayımlandı. Yayımlanmış Kitaplar: Ben Tek Siz Hepiniz / öykü / 2011 Karanlık Oda / roman / 2010 Apartman Boşluğu / roman / 2008 Bir Yaz Gecesi Kâbusu / öykü / 2005  Boş Zaman / roman / 2004  Rüya Günlüğü / roman / 2003  Romantik Korku / roman / 2002