Tahmini Okuma Süresi:
1 sa. 49 dk.
Sayfa Sayısı:
64
Basım Tarihi:
2009
İlk Yayın Tarihi:
1879
Yayınevi:
Mitos Boyut Yayınları
Orijinal Adı:
Woyzeck - Leonce und Lena
Orijinal Dil:
Almanca
Orijinal Ülke:
Almanya
ISBN:
9789758875405
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

6/10
·64 syf.·
2021 21. kitabı
Eser hakkında bilgi verebilmem için öncelikle yazarın hayatından kısaca bahsetmem gerekiyor. 19. yüzyılın başında (1813) Almanya'da doğan Georg Büchner, annesi aracılığıyla henüz küçük yaştan itibaren tattığı ünlü edebi eserlerin etkisiyle büyümüştür. Lise yıllarında fen bilimlerine yatkınlığı olmasına rağmen edebi yazınlardan da kopmamıştır. Babası doktor olduğu için eğitimine tıp ile devam etmiştir ama Fransız Devrimi' nin yarattığı etkiler sonucu içinde bulunduğu toplum da hızla değişmektedir. Üniversitede bulunduğu yıllarda hükümete karşı özgürlük ve toplumda herkesin eşitliğini savunan gizli birliklerin düşüncelerinden, yaptıkları eylemlerden etkilenmiş ve o da bu birliklere katılıp, bu idealle tanışmıştır. Daha sonra arkadaşlarıyla birlikte yeni bir gizli birlik kurup mücadele etmeye başlamışlardır. Köylülerin haklarına kavuşmaları, herkesin eşitliği için bildiriler yazmış eylemler yapmışlardır. Sonucunda hükümetin baskısıyla ve içlerindeki bazı muhbirler yüzünden arkadaşlarının bir kısmı yakalanmış hatta birkaçı idam edilmiş ya da intihar etmişlerdir. Büchner de yargılanmış ama sonra serbest kalmıştır. Tıp eğitimini tamamlamış ve o alanda yaptığı bilimsel bir çalışma ile başarılı olup tanınmıştır. Daha sonrasında birkaç oyun ve bir öykü yazmıştır ve henüz yirmi dört yaşında tifüs hastalığının ilerlemesinden dolayı hayata veda etmiştir. Eserlerinin sayısı bir elin parmaklarını geçmese de ölümünden sonra onu büyük üne kavuşturmuştur. Yazarın hayatı kısaca böyle, şimdi gelelim Woyzeck'e. Yazarın yaşamından çıkarılacağı gibi toplumcu ve herkesin eşitliğini savunan duyarlı bir kişilik Büchner ve bu eseri toplumda en alt basamakta yer alan bir gencin iç dünyasıyla bozuk toplumun çatışmasını ve sonucunu anlatan bir oyun. Kitabı okumaya başladığımda uzun olduğu için
WoyzeckKarl Georg Büchner · Mitos Boyut Yayınları · 2009329 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2021 47. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2021 01:38
"Senin kadar güzel olabilir mi en korkunç günah?" Kıskançlığın, sefaletin ve tahakküm altına alınmanın doğurduğu sonuçları kısa ama derin cümlelerle dile getiren ve sonu tamamlanmamış bir tiyatro. –bunun roman olmasını daha çok isterdim– Eserin baş kahramanı Woyzeck, bir berber aynı zamanda bir dokturun deneği. Birlikte olduğu kadının onu aldattığını öğrenince dayanamayıp kadını bıçaklar. Konusu bu kadar kısa ve pek bir sapma yok konunun dışına çıkan belki de tamamlanamadığı için de bu kadar kısa olmuştur. Her şeyden çok yazarın dili çok dikkatimi çekti ve bana kalırsa çok iyiydi. Bir yerde geçen, "Senin kadar güzel olabilir mi en korkunç günah?" bu cümle bana Voznesenski'nin Oza'sını hatırlattı. Sanki iki eseri aynı yazar yazmış gibi geldi bana. Daha sonrasında devam ediyor, "Bu kadar büyük günah ... Gökteki melekleri bile kaçırtır günahının kokusu! Günah kadar güzelsin..." ve Oza'da ise, "Ve görmek, senden ancak payını alan bir ağzı kalabalıklar sürüsünün ortasında..." ve devam ediyor Oza: "O unutulmaz göğe tabut çivileri gibi sert yıldızlar çaktım!" ve Böchner de şöyle yazıyor: "Hayır, bir şey olmalı sende! Her insan bir uçurumdur; başın döner dibine baktın mı!" bunun gibi çoğu yerinde cümleler şiirseldi ya da sadece bana öyle gelmiş olabilir sonuçta burda laf olsun diye yazıyorum Bişeyler. Aynı zamanda çoğu yerinde ise bir isyan, bir yakınma var gibiydi:" Beri yandan bir yolcu, zamanın akışına yaslamış sırtını, duruyor ya da Tanrı’nın kerametine akıl erdirmeye çalışıyor ve soruyor kendi kendine: İnsan ne içindir? İnsan ne içindir? Ama gerçekten, söylüyorum size bakın: Eğer Tanrı insanı yaratmasaydı, neyle geçinirlerdi köylüler, badanacılar, ayak kabıcılar, doktorlar? Eğer İnsanın içine utanma denen duygunun tohumunu ekmeseydi,neyle geçinirdi terziler? Ya askerler
1000Kitap
WoyzeckKarl Georg Büchner · Mitos Boyut Yayınları · 2009329 okunma
8/10
·64 syf.··
2019 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2019 11:34
Her defasında yeniden okuyup farklı düşüncelerin içinde buluyorum kendimi. Cümleleri o kadar anlamlı ki. İşci sınıfının trajedisi çok iyi bir şekilde aktarılmış okuyucuya. Georg Büchner Alman tiyatrosunun temellerini atmış bir yazar olmasına rağmen incelemesi yapılmamış. Mutlaka incelenilmesi, üzerine düşünülmesi gereken bir kitap. Herkesin okumasını tavsiye ederim kesinlikle!
1000Kitap
WoyzeckKarl Georg Büchner · Mitos Boyut Yayınları · 2009329 okunma
Woyzeck by Georg Büchner
Puan vermedi·64 syf.·
2021 3. kitabı
'Bir zamanlar yoksul bir çocuk varmış, annesi de yokmuş, babası da, herkes ölmüş, hiç kimse kalmamış yeryüzünde. Herkes ölmüş, çocuk da gece gündüz aranmış durmuş. Bakmış yeryüzünde kimse yok, o da gökyüzüne çıkmak istemiş. Ay dede ahbap ahbap göz kırpmış ona; sonunda Ay dedeye vardığında bakmış. Ay dede çürük bir tahta parçası. Bunun üstüne kalkmış güneşe gitmiş, güneşe vardığında bakmış, güneş solmuş bir kasımpatı. Yıldızlara vardığında bakmış, yıldızlar da küçük, parlak sinekler, çaylağın onları yaban eriği ağacına taktığı günden beri sallanıp duruyorlarmış orada. Bunun üstüne yeryüzüne geri dönmek istemiş, ama yeryüzü devrilmiş bir oturağa benzemiş. Tek başına kalmış çocuk. Oturmuş bir yere, ağlamış, hâlâ da orada oturuyor, hem de yapayalnız.' Marie sanki öleceğini hissetmiş gibi bunları çocuklara anlattığı gün denek olarak kullanılan eşi tarafından öldürülür... Kimse ne yapmış olursa olsun ölümü haketmez. Burada Woyzeck suçlu olarak görülür ama durum farklı, Woyzeck tek başına işlemez bu cinayeti. Georg Bürger dönemi o kadar iyi eleştirmiş ki dönemin burjuvalarının insanları istedikleri gibi kullanabilmelerini eleştirir. Woyzeck'in devamlı bezelye yemesi için onu denek olarak kullanan doktor Woyzeck'in ikili karakterinden keyif alır devamlı. Onun betimlemeleri soyutlaştıkça verdiği ücreti artırır... içler acısı... Bir hayvandan farksız davranır ona. Bu psikolojik çıkmaz aldatılan Woyzeck'in şizofrenik hareketlerini artırır ve bile isteye cinayete teşvik eder. Üstü başı kan lekeleriyle dolu olan karakter bıçağı bulup nehre atmak için tekrar döndüğünde 'Neden saçlarını örmedin Marie?' diye sorar ve bu davranış şuursuz hareketlerini kanıtlar. youtube.com/watch?v=AqsnZ-B... Bu şarkı Tom Waits tarafından Woyzeck oyunu için yazılıp bestelenmiştir. O
WoyzeckKarl Georg Büchner · Mitos Boyut Yayınları · 2009329 okunma
Woyzeck
7/10
·64 syf.··
2023 10. kitabı
Yorucu bir günün akşamında okuduğum oyun. 1 perde Dram . Savaş dönemi ayakta kalma çabalarını görüyorsunuz.Tabii ki yazar diğer oyunlarında olduğu gibi ( danton un ölümü ve leonce ile lena <yazarın en sevdiğim oyunudur>) gerçekçilik yanı ön planda. Oyun daha çok oda tiyatrosun uygun bir dram. Özellikle Woyzeck'in bazı replikleri çok dikkat çekici ama fazlasıysa umutsuz..
Edebiyat
WoyzeckKarl Georg Büchner · Mitos Boyut Yayınları · 2009329 okunma
Spoiler içerir.
4/10
·64 syf.··
2025 16. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2025 00:28
Karl Georg Büchner (1813-1837) genç yaşta tifo hastalığına yakalanarak 23 yaşında ölmüştür ve Woyzeck adlı son eserini bu nedenle tamamlayamamıştır.Yani eseri bize eksik ulaştığı için,yazar tam olarak nasıl bitirmek istiyordu ya da değişiklikler yapacak mıydı bilmiyoruz. Karl Georg Büchner bu eseri gerçek hayattan esinlenmiştir.Woyzeck aslında 1821 yılında Leipzig'de sevgilisini kıskançlık yüzünden öldüren bir berberdir.Yani eserin kaynağı bir tıp dergisinde yayınlanan rapordur aslında.( Hekim Hofrat Clarus'un raporu) GİRİŞ Woyzeck bir tiyatro eseri ve Toplumsal eleştiri içeren bir trajedidir.Oyun her ne kadar eksik ve düzenlenmemiş konuşmalar içerse bile verilmek istenen mesaj gayet açıktır,Woyzeck sadece yoksulluktan acı çekmez,bunun yanı sıra toplum tarafından da ezilir. Kendisi sıradan bir asker ve berberdir.Marie adında bir karısı ve Christian isimli çocuğu vardır.Geçimini berberlik yaparak sağlar ama bu yetersiz kaldığı için,Doktor'un deneği olmayı kabul etmiş ve buradan da ekmek parası çıkarmaya çalışmaktadır. Konuşmalardan yaptığım çıkarım ile asker olmasından dolayı zaten bir psikolojik rahatsızlık seyir etmektedir çünkü gaipten sesler duyduğunu konuşma içinde görüyoruz.Yoksulluğun,ve asker olmanın getirdiği psikolojik baskıya bu sefer karısının onun bir çavuşla aldatması eklenir.Artık Woyzeck yavaş yavaş deliliğe sürüklenmeye başlamıştır. Bir bıçak satın alır ve karısını bir göl kenarında bıçaklar.Sonrasında köye geri döner ancak kan lekelerinden onu sorgulamaya başlayan birkaç köylüden korkar ve cinayet mahalline geri döner,karısına son bir kez bakar ve öldürdüğüne inanmayarak birkaç dakika geçirir,sonra bıçağı göle atar.Ancak arkasından sesler duyar ve ona doğru koşan adamlar görür. Eser burada son bulur. Gürsel Aytaç,eserin içerisinde doktorun Woyzeck'i bir
1000Kitap
WoyzeckKarl Georg Büchner · Mitos Boyut Yayınları · 2009329 okunma
Yarım kalmasının çekiciliği
8/10
·115 syf.··
2022 7. kitabı
Büchner'nın erken ölümüyle bir kitap parçası olarak kalmış olan Woyzeck ağır diliyle ve sahnelerin düzensizliğiyle okuru hayli yoruyor. Fakat karakterler üzerinden verilen mesajlar ve Büchner'nın kendi dünya görüşünü okura iletme biçimi çok ilgi çekicidir. Öncelikle okur ana karakter Woyzeck'in toplumun en alt tabakasını oluşturan, fakir, zihinsel problemli ve evlilik dışı çocuğu olan ve bu yüzden hor görülen bir karakter olduğunu öğrenir. Halbuki durumu sadece kötüye gider. Buna karşın doktor gibi karakterler Woyzeck'e bir zıtlık oluştururlar. Doktor sadece kendini düşünen, Woyzeck'i bir kobay faresi olarak gören bir karakterdir ve onun zihinsel problemlerine yol açan bir diyet karşılığında para vermektedir. Ama özetten öte Büchner'nın bu karakterlerle neyi ortaya koyduğundan bahsetmek istiyorum. Kitabın asıl konusu sosyal sınıfların arasındaki çatışmadır. Burada yazarın apaçık gösterdiği durum ise her ne kadar bir fikir ayrılığı içinde bulunsalar da feodal yüzbaşı ve şehirli burjuva doktorun Woyzeck'in bulunduğu ortamda güçlerini birleştirip ona karşı duygusal saldırıya geçmeleridir. Buna müteakip Woyzeck'in zihinsel durumu fenalaşır ve kıskançlıkla da birleşerek onu bir cinayet işlemeye sürükler. Bir başka ilginç konu ise Woyzeck'in aslında Büchner'nın dünya ve toplum görüşüne en çok uyan karakter olmasıdır. Woyzeck kararlarında bir irade gösteremeyen, bastırılmış ve özgür olmayan bir kişiliktir ve bu Büchner'nın kendi mektuplarındaki fatalist, kaderci sözlerine mükemmel bir paralel oluşturmaktadır. İdealizmi tamamıyle reddeden Büchner Woyzeck üzerinden insanın tarihi değil tarihin insanı belirlediğini anlatmaya çalışmıştır ve bunu yarım kalan kitabına rağmen başarmıştır. 1834'te nişanlısına yazdığı meşhur mektuptan bir alıntıyla bitiriyorum: "Der Einzelne nur
İnsan ve Duygular
WoyzeckKarl Georg Büchner · Schöningh · 2006329 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2025 168. kitabı
Bir oyununda komedi de var hiciv de; sınıf çatışmaları, aristokrasi taşlaması, zarafet ve özgürlük arayışı da. Var da var yani. Bir klasik eder bu kadar çok şeyi nasıl böyle incelikle taşıyor, akıl almıyor doğrusu. Ayrıca Georg Büchner’in tıp okuduğu bazı bölümlerde yoğun olarak hissediliyor. Mesela aristokrat ve diplomatları tek hücrelilere benzeterek onları mikroskop altında incelemekten bahsediyor ki bir yer de bayıldım:)) Ay o preparatları ben de bir görmek isterdim doğrusu:)) Son olarak da Woyzeck yarım kalmış; ama işin ilginç yanı metin bittiğinde öyle bir yarım kalmışlık hissedilmiyor. Bu da Büchner’in edebi gücü değil de ne… Çok ama çok sevdim.
1000Kitap
Woyzeck – Leonce ve LenaKarl Georg Büchner · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025329 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2025 349. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 24 Kasım 2025 15:19
Georg Büchner’in Woyzeck ve Leonce ve Lena adlı iki oyunu, birbirinden çok farklı atmosferlere sahip görünse de aslında aynı sorunun iki ayrı cevabıdır: “İnsan hayatı ne kadar özgürdür?” WOYZECK Woyzeck, modern tiyatronun en karanlık, en keskin ve en erken yazılmış toplumsal eleştiri metinlerinden biridir. Büchner burada bireyin nasıl sistem, bilim, ordu, otorite ve sınıf farkı tarafından parçalandığını anlatır. Woyzeck bir karakter değildir; baskının, yokluğun ve aşağılanmanın kırdığı sıradan insanın trajedisidir. Oyun, “insan doğuştan iyi midir, yoksa şartlar mı onu bozar?” sorusunun çarpıcı bir yanıtıdır: Büchner’e göre insanı delirten, insanın kendisi değil, ona yaptıklarımızdır. Modern dünyanın ilk “psikolojik parçalanma” oyunlarından biri olan Woyzeck, hem sosyal bir çığlık hem varoluşsal bir fısıltıdır. LEONCE VE LENA Leonce ve Lena ise bu karanlığın zıt kutbunda duran, hafif görünümlü ama sert bir siyasal ve romantik hiciv oyunudur. Burada Büchner, monarşiyi, mekanikleşmiş toplumu ve bireyin boş vermişliğini mizah yoluyla yerle bir eder. Leonce’nin hayat karşısındaki bıkkınlığı ve anlamsızlık hissi, Büchner’in dünyaya yönelttiği sorunun başka bir tonu: “Ya hayat anlamsızsa? O zaman özgürlük neye yarar?” Leonce ile Lena’nın kaçışı, bir aşk hikâyesi değil; zorunluluklarla dolu bir dünyadan kaçmaya çalışan iki ruhun trajikomik mücadelesidir. İki Oyunun Kesiştiği Yer Her iki eserde de Büchner, insanı sıkıştıran yapıları sınıf, devlet, kader, toplum, gelenek sorgular. İster Woyzeck’in yoksulluğu, ister Leonce’nin sarayındaki sıkıntı olsun, ortada aynı gerçek vardır:
1000Kitap
Woyzeck – Leonce ve LenaKarl Georg Büchner · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025329 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Karl Georg BüchnerYazar · 6 kitap
Karl Georg Büchner, (kaʁl ˈɡeːɔʁk ˈbyːçɐ d. 17 Ekim 1813, Goddelau, Hessen Büyük Dükalığı - ö. 19 Şubat 1837,Zürih, İsviçre) Alman oyun yazarıdır. 20. yüzyıl Alman tiyatrosunun temellerini atmıştır. Alman romantizminin aksine yapıtlarında, insanları toplumsal, tarihsel ve psikolojik boyutları ile ele aldı. 1835'de yazdığı, ilk oyunu olan Danton'un Ölümü, Fransız Devrimi'ni konu alıyordu. 1836'da yazmaya başladığı fakat yarıda kalan oyunu Woyzeck sonradanAlban Berg tarafından opera olarak bestelendi. Lenz adında bir uzun öykü yazmıştır. Darmstadt yakınlarındaki Goddelau'da Dünya'ya geldi. 1831'de Strasbourg'da tıp okumaya başladı. 1833'de Giesen Üniversitesi'ne geçti; felsefe, tarih dersleri aldı. 1834'te "Hessenli Köy Habercisi" adlı bir bildiri dağıtarak, köylülere kendi haklarını elde etmeleri ile ilgili bir çağrıda bulundu. Ancak bizzat köylüler tarafından ihbar edilip, kaçmak zorunda kaldı. 1835'te Zürich Üniversitesi'nde doğa bilimleri doktorası yaptı. Victor Hugo'dan oyunlar çevirdi. 1836 yılında Zürich Üniversitesi'nde Karşılaştırmalı Anatomi Kürsüsü'nde hoca oldu. Çağdaş tiyatronun gelişmesinde derin bir etkisi olan Büchner, bir oyun yazarının tarihle ilgilenmesi gerektiğini savunmuş ve bireyin adaletsiz toplumsal yaşam düzeni içinde yalnızlığını ve iletişimsizliğini, toplumsal ve tarihsel koşulların elvermezliğini ortaya koymaya çalışmıştır. Fransız Devrimi ve Aydınlanma hareketinin etkilerini taşıyan yapıtlarında, tarihte halkın konumu, sıradan insanların yazgı sorunlarını (Danton'un Ölümü), monarşinin gülünçlüğü (Leonce ve Lena), insan kişiliğini ezen toplumsal baskıyı ve bu baskıya karşı bilincin uyanışını (Woyzeck) işleyen Büchner, son yıllarında içinde yaşadığı Alman romantik akımını aşmış, yeni bir gerçekçilik anlayışıyla kesin kurallara bağlı dramatik tiyatro anlayışının dışına çıkmıştır. Maddeci düşünür Ludwig Büchner onun kardeşidir. 23 yaşında tifo hastalığı yüzünden Woyzeck'i tamamlayamadan hayatını kaybetmiştir.