Yalnızlar

Erhan Bener
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·600 syf.··
2023 58. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2023 21:32
"Yaşam ne acı , ne tatlı ; renksiz , kokusuz , dümdüz , anımsanacak değer taşımayan bir yığın küçük olaylar zincirinden başka bir şey değildi . Acılar vardı durmadan anımsanan . Bir de, arada şimşek gibi parlayıp sönen mutluluk anları. Hepsi bu kadar." Türk edebiyatının ilk distopya örneklerinden biri olan Yalnızlar, 1950’li yılların Türkiye’sinde, Edremit kasabasında geçer. Roman boyunca insanın temel duygu ve özlemlerine ilişkin yalnızlık, aşk , ölüm, yaşama içgüdüsü , mutluluk arayışı ve cinsellik temaları üç roman kişisinin (Nevzat , Nermin , Necati ) iç dünyasında yinelenir ve irdelenir. Her birinin yaşamı , algılayışı ve beklentisi farklıdır . Ancak hepsi de bu temel duygu ve özlemlerle iç içedir. Kasaba aydınlarının üç yıllık bunalım sürecini , çıkmazlarını zaman zaman yaşama tutunuşlarını güzel bir şekilde ele almış Bener . İnsan mutlak olarak yalnız mıdır? Hayatın anlamı nedir? Bu soruların izi sürülüyor kitapta, Hayat, kimine göre sevgi, kimine göre acıyla baş etmedir diyor. Yaşamı anlamlamlandırmak için aşka sığınan bu insanlar , ağır düş kırıkları yaşamış; karşı karşıya kaldıkları duygusal yıkımlarla baş edememişlerdir.Vicadan azabı , suçluluk psikolojisi insanı derinden etkiler . Ne yaparsan yap, nereye gidersen git insan yaptıkları şeylerden ölünceye kadar, gerek düşlerde gerekse gerçek hayatta insanın içinden atılmayacak tramvalar oluşturur .Kaçışlar da kurtuluş değildir .Hayat kalabalıklar içinde geçen yalnızlıklardan ibarettir çoğu zaman . Bu kitabı okumamda vesile olan canım arkadaşım @Scgscg çok teşekkür ediyorum. "Hep aynı özdeş koşullar içinde , aynı ortak sıkıntıları yaşayarak , ama birlikte oldukları zaman bile kendi öz yalnızlıkları içine kapatılmış olduklarını fark etmeden , karmaşık ve bir bakıma heyecanlı bir yaşam sürdüklerini
YalnızlarErhan Bener · Everest Yayınları · 2015127 okunma
Türk Edebiyatında benzerinin bulunmadığı harika bir roman.
Puan vermedi·600 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2021 19:40
Erhan Bener, Yalnızlar romaninda insan ruhunun karanlık yanlarına yönelip, psikolojik çözümlemeri yalnızlık teması üzerinden yapmıştır. Romanda, kentten küçük bir taşra kasabası olan Edremite çeşitli görevlerle gelen iyi eğitimli insanlar olan Doktor Nevzat, Müzik öğretmeni Nermin, Fransızca ögretmeni Necati geldikleri bu taşra yaşamına uyum sağlayamazlar ve bir türlü çevreleriyle iletişim kuramazlar,  bu durumun yarattığı olumsuzluk, bu insanları yalnızlığa sürükler. Bu taşra aydınları, birbirleriyle pamuk ipliğine bağlı, zayıf ilişkileri olan,  yaşadıkları acılar karşısında tek başlarına yüzleşmek zorunda kalıp, birbirlerine  destek olamayan tamamen iç dünyalarına gömülmüş yalnızlığın pençesinde boğuşurlar.  Romanda, sevgi, ölüm, varoluş, kendinden ve toplumdan kaçış, çaresizlik, özlem gibi kavramların anlamları dışında, evlilik kurumu ve toplum bakış açısı felsefik düzeyde ele alınıp, ustaca sorgulanmıştır. "En güçlü sanılan sevgiler bile, kurtaramıyordu onları kendi içlerindeki yalnızlıktan."
YalnızlarErhan Bener · Everest Yayınları · 2015127 okunma
8/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Ocak 2024 18:58
Kitabın ismi Yalnızlar; ah ne trajik hayatlar okuyacağız, ne çok üzülüp dertleneceğiz, kalbimiz kederle dolacak bu yalnızlara, diye düşünüyorsunuz değil mi? Ama öyle olmuyor işte... Erhan Bener, edebiyatımızda geç keşfettiğim yazarlardan biri; şüphesiz kendisi tam bir karakter tahlilcisi, aynı zamanda duygu tasvircisi. Kitaptaki baş karakterimiz, düşünce suçu sebebiyle İstanbul'dan Balıkesir'in Edremit ilçesine sürgün edilmiş Doktor Nevzat. Yeni yaşamında öğretmen, savcı, eczacı, subay gibi, geneli hizmet sektöründe olan eğitimli kişilerle tanışıp ahbaplık ediyor. Ancak eğlencenin ve alkolün dozu kaçınca Nevzat'ta hayat düzeni diye bir şey kalmıyor. Hayatına çeki düzen vermek için de yapılabilecek en yanlış şeyi yapıp evlenmeye niyetleniyor. Hem de hiç tanımadığı bir genç kızla, ani bir kararla, alelacele. Hikâye sanırım 60'lı yıllarda geçiyor; evet tüm karakterler yalnız: Nevzat, Necati, Galip, Macide, Nermin, Adalet, hatta Terzi Nuri bile... Ancak bu yalnızlardan Macide ve Adalet hariç, diğerlerine üzülmeyi bırakın, kitabın sonuna kadar hepsinden etimle kemiğimle nefret ettim ben. İçleri salt kötülükle dolu, empatiden yoksun, şehveti aşk zanneden zavallılar ordusu... Her bölümde farklı bir karakterin cephesinden anlatıyor yazar olan biteni, ancak öyle çok fazla bir olay beklemeyin kitaptan. Dediğim gibi, müthiş duygu betimlemeleri, metaforlar ve kişilik analizleri ön planda. Hal böyle olunca kitabın yarısına kadar mest olarak okuyan ben, yarıdan sonra artık tekrarlara düştüğünü fark ettim yazarın ve olaysızlıktan bir parça sıkıldım, bir gelişme olsun istedim. Ayrıca Necati'nin karanlık düşüncelerini tekrar tekrar okumaktansa, Savcı Şevket'in duruşmada bir anda neden Nazım Hikmet şiiri okuyarak delirdiğini öğrenmek isterdim mesela... 600 sayfa değil de 300-400
Edebiyat
YalnızlarErhan Bener · Everest Yayınları · 2015127 okunma
6/10
·600 syf.··
2021 10. kitabı
İstanbul Zeytinburnu’ndan satın aldığım kitabı, Bingölün yüksek dağların da askerlik yaparken okudum. Orhan Bener yalnızlarda yoğun ve karmaşık karakterlerden bahsetmez, her bir karakteri detaylı ve uzun bir şekilde anlatır , iyi bir okuyucuyu dahi sıkacak detaylar söz konusu kitabın hacimli oluşu istikrarla karakterleri detaylandırmasından kaynaklanıyor. Yine de karşımıza güçlü ve cesur bir romancı olarak çıkıyor. Bireyin yeni bir dünya arayışı ve sonunda yalnızlığıyla kayboluşu , bir nevi çağımızın insanın bir çıkış yolu bulamadığının göstergesi yalnızlar bizim tekdüze sıradanlaşan önemsiz hikayemiz. Halit Aslan
YalnızlarErhan Bener · Everest Yayınları · 2015127 okunma
8/10
·600 syf.··
Beğendi
·
2021 13. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2021 04:09
Vüs'at O. Bener'i kendisinden bir ay kadar önce keşfetmiştim ki yolumuz erkek kardeşi ile de kesişti. Hem de tuhaf bir rastlantı sonucu. O yüzden daha bir iştahla, merakla başladım kitaba, iyi ki de başlamışım. Kusursuz bir eser değil belki ama türk romancılığında farklı bir boyut, daha felsefi, Dostoyevski vâri. Daha çok karakter analizleri, isminden de anlaşılacağı üzere olaylardan, diyaloglarından ziyade iç seslerin yüksek olduğu bir eser. Kitabın bence doluluğu da bundan. Ne kadar yer yer yinelemeler olsa da beğenilecek cinsten. Sırf emek diyebilirim. Hatta ben arada o yinelemeleri de, yazarın arada unutup yazmış olabileceğini düşündüm. Düşünün ki üç karakter var üçüde sürekli konuşuyor ama içinde. Yazması zordur gerçekten allah sabrını vermiş demek diyorum. Ve bir de, evet okuyun! Okunması gereken bir esermiş, ben de o yüzden okudum :)
YalnızlarErhan Bener · Everest Yayınları · 2015127 okunma
Puan vermedi·600 syf.··
2022 4. kitabı
Yalnızlar İstanbul Zeytinburnu’ndan aldığım kitabı Bingölün yüksek dağların da askerlik yaparken okudum. Orhan Bener yalnızlarda yoğun ve karmaşık karakterlerden bahsetmez, her bir karakteri detaylı ve uzun bir şekilde anlatır , iyi bir okuyucuyu dahi sıkacak detaylar söz konusu kitabın hacimli oluşu ısrarla karakterleri detaylandırmasından kaynaklanıyor. Yine de karşımıza güçlü ve cesur bir romancı olarak çıkıyor. Bireyin yeni bir dünya arayışı ve sonunda yalnızlığıyla kayboluşu , bir nevi çağımız insanının bir çıkış yolu bulamadığının göstergesi. Yalnızlar bizim tekdüze sıradanlaşan önemsiz hikayemiz. (Halit aslan)
Düşünce
YalnızlarErhan Bener · Everest Yayınları · 2015127 okunma

Yazar Hakkında

Erhan BenerYazar · 37 kitap
Erhan Bener, Türk yazar ve bürokrattır. Türkiye'nin ilk fen doktorlarından Raşit Bener'le Mediha Hanımın oğlu, felsefeci Cemil Sena Ongun'un yeğenidir. Ayrıca kendisi gibi yazar Vüs'at O. Bener'in kardeşi, Yiğit Bener'in babasıdır. Türk edebiyatının 1950 kuşağı yazarlarındandır. Roman, öykü, anı, deneme ve tiyatro oyunları yazarlığının yanı sıra, çocuk kitapları, radyo oyunları ve senaryolar yazdı, çeviriler yaptı. Eserleriyle çok sayıda ödül kazandı. Böcek, Sisli Yaz, Ölü Bir Deniz ve Yalnızlar romanları sinemaya aktarıldı. Böcek filmi, 32. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü'ne değer görüldü. YAŞAMI; 1929 yılında Lefkoşa'da doğdu. Babası Türkiye'nin ilk fen doktorlarından Mustafa Raşit Bey, annesi Mediha Hanım'dır. Babasının Kıbrıs Türk Lisesi'nde fen bilgisi öğretmenliği yaptığı sırada doğdu. Ailenin ikinci çocuğu idi. Ağabeyi öykücü Vüs'at O. Bener onun yetişmesinde etkili oldu. Amcası felsefeci Cemil Sena Ongun ise çocukluk ve gençlik yıllarında değil ama sonraki yıllarda onun düşüncelerinde etkili oldu. Kız kardeşi Bilge, kendisinden on yıl sonra doğdu. Ortaöğrenimini, öğretmen olan babasının sık sık görev yerinin değişmesinden ötürü Anadolu'nun çeşitli il ve ilçe merkezlerinde tamamladı. İlkokul yıllarından itibaren yazarlığa heves duydu. Öğrenimi sırasında en uzun süre kaldığı yer olan Kayseri'de geçirdiği yıllar, düşünsel ve edebi yaşamında önemli yeri oldu. İlk şiirleri ve ilk öyküsü Küçük İstasyon, Kayseri Halkevi Dergisi olan Erciyes'te yayımlandı. 1948'de Sesler adlı şiir kitabını babası Kayseri'de kendi bütçesinden karşılayarak bastırdı. 1946 yılında girdiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden 1950 yılında mezun oldu. Üniversite öğrenimi sırasında edebiyat tutkusu devam etti. Öğrenciliği sırasında iki roman yazdı ve Ahmet Halit Yaşaroğlu'na başvurarak yayımlatmak istedi ancak o yaşta bir gencin bu tarz romanlar yazamayacağı gerekçesiyle reddedildi. 1950'de Maliye Bakanlığı'na memur olarak girdi; müfettiş yardımcılığı, hesap uzmanlığı ve hazine genel müdür yardımcılığı, kambiyo kontrol dairesi başkanlığı görevlerinde bulundu. Bu dönemde maliye üzerine eserler yazdı. Uzman yardımcısı olduğu üç yıllık dönemde görevi gereği Anadolu kentlerinde gezdi, işinden arta kalan zamanı yazarak değerlendirdi. Bu dönemin ürünü olarak ilk romanı Acemiler'i 1952 yılında yayımladı. Ardından Yalnızlar romanı, Bülent Ecevit'in arka kapak yazısı ile Ulus gazetesinde tefrika edildi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden 1956'da lisans diploması aldı. 1957'de Neşecan Otyam ile evlendi. 1957'de staj için bir yıllığına Brüksel'e gönderildi. İlk çocuğu Yiğit Bener, Brüksel'de bulundukları sırada doğdu. Erhan Bener bu görev sırasında katıldığı Expo’58'e ilişkin izlenimlerini Batıdan başlığıyla bir yıl boyunca Varlık dergisinde yayımladı. Avrupa Yazarlar Birliği'nin Roma'daki genel kuruluna katılarak birçok batılı yazarla tanıştı. 1963-1966 ve 1969-1973 yıllarında Paris'te, önce Türkiye Büyükelçiliği maliye müşaviri daha sonra da OECD Türkiye Daimi Temsilciliği başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Ara Kapı adıyla 1961'de yayımladığı romanı ilk yurtdışı görevi sırasında 1965'te Fransızcaya çevrilerek Le Chat et la mort adıyla yayımlandı; Fransız-Türk Kültür Cemiyeti Büyük Roman Ödülü'ne değer görüldü (Fransızca baskısı sonrasında yazar, eserinin ismini Kedi ve Ölüm olarak değiştirmiştir). 1966'da ilk yurtdışı görevinden sonra edebiyat çalışmalarına ara verdi. 1966'da yayımlanan Baharla Gelen romanından sonra 1977'ye kadar eser yayımlamadı. İkinci çocuğu Yaprak, 1967'de Ankara'da doğdu. 1975'te, Emekli Sandığı genel müdürüyken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı; 1990 yılına kadar özel sektörde danışmanlık, 1992-1994 arasında avukatlık yaptı. Emeklilik yaşamında yazarlığını sürdürdü ve siyasetle uğraştı. İlk siyasi deneyimi, 1975'te CHP'ye üye olması idi. Parti ile aynı çizgideki Özgür İnsan dergisinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. İkinci siyasi deneyimi ise 1999 yılında ÖDP'ye üye olmasıdır. Bener, bu partiden Ankara 1. Bölge milletvekili adayı oldu. Emekli olduktan sonra edebiyat alanındaki ilk çalışması, bürokrasi yaşamındaki gözlemlerine dayanan Bürokratlar adlı öykü kitabı oldu. Eser önce Milliyet gazetesinde tefrika edildi ve büyük ilgi gördü.[6] Ardından Yalnızlar romanını yeniden yazdı. Eser, Tuncer Baytok tarafından televizyona uyarlandı; dokuz bölümlük dizi olarak çekildi. Bener, eski kitaplarının yeni baskıları ile birlikte art arda eserler yayımladı ve birçok edebiyat ödülüne değer görüldü. 1980 Askeri Darbesinin ardından yazdığı Oyuncu (1981), Böcek (1982) ve Ortadakiler (1988) romanlarında toplumsallığa daha yoğun vurgu yaptı. Ölü Bir Deniz (1983) romanı 1989'da Atıf Yılmaz tarafından; Böcek (1982) adlı roman ise 1995'te Ümit Elçi tarafından sinemaya uyarlandı. Böcek filmi, 32. Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film, 9. Altın Koza Film Festivali'nde En İyi İkinci Film seçildi. 8 Aralık 2007'de Ankara'da öldü.