Yeni Hayat

Ziya Gökalp
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2024 35. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2024 00:00
Büyük bir fikir adamı ve öncü bilim adamı olan Ziya Gökalp, Sosyolojinin kurucusu, Kültür ve Medeniyet Tarihi biliminin öncülerindendir. Çöküş ve Kurtuluş döneminde ortaya çıkan siyasi Lider Mustafa Kemal'in uygulayıcılığının arkasındaki fikrî ve teorik güçlerin en etkilisidir. ️Yeni Hayat, başlığı altında bir araya getirilen şiirlerinde Türkçülük mefkûresini geniş halk kitlelerine daha kolay tanıtabilmek ve onu duygu temelinde işleyebilmek için Türkçenin adeta bütün imkânlarını seferber eder. ️Yeni Hayat Hareketi, yeni bir toplumsal hayat hedefidir. Yeni Hayat fikri hakkında makalelerle düşündüklerini yazan Gökalp, 1918 yılında hareketiyle aynı isimde şiir kitabı Yeni Hayat'ı, ilim, fikir, sanat ve edebiyat dergisi. olan Yeni Mecmua isimli dergide yayınlar.
Edebiyat
Yeni HayatZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 2025500 okunma
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
·
19 saatte okudu
·
Okunma: 12 Şubat 2021 15:21
Ziya Gökalp’in okuduğum ilk kitabı değil ama bitirdiğim ilk kitabı, çünkü önceki okumaya çalıştıklarım çok derindi ve başka zamana ertelemiştim. Gelelim bu kitaba, öncelikle bir şiir kitabından bahsetiyoruz -ben bunu bilmeden aldım- ve biraz alışılmışın dışında diyebilirim. Kitabın dili biraz ağır olmasına rağmen sayfa altlarındaki anahtarlara bakacak kadar da değil bence, şahsen birkaç kısım hariç anahtara bakmadım ben. İçerik bakımından Ziya Gökalp’in fikirlerini bilmeyen yoktur -temel anlamda milliyetçi diyebiliriz- o fikirlerle doğru orantılı şiirler güzel işlenmiş ancak bilinmeyen yönlerinden şiirler de yok değil. Kadınlar üzerine yazdıkları gerçekten çok hoş. Genç Cumhuriyetin ilham kaynaklarından olan Ziya Gökalp’in şiirlerini çeşitli sayfalarda, bloglarda, duvarlarda, sokaklarda, kürsülerde ve sohbetlerde duyduğunuzu düşünüyorum tabii o şiirlerin sahibinin Ziya Gökalp olduğunu bilmeden duydunuz; şimdi hazırlanın o şiirleri topluca okuyacaksınız. İyi okumalar dilerim...
Şiir
Yeni HayatZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 2025500 okunma
YENİ HAYAT İNCELEMESİ - Dikkat spoiler içerebilir!
6/10
·88 syf.··
2019 109. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 28 Kasım 2019 23:17
Sosyal inkilabin siyasi inkilaptan daha zor olduğunu düşünen Ziya GÖKALP'in Türkçülük üzerine yazdığı şiirlerden oluşmaktadır. Şiirlerin de Türk milletine yeni fikir, yeni hayat felsefesi aşılamak istemiştir. Okurken coşmamak mümkün değil. Keyifli okumalar diler, böyle güzel bir mecrayı bizlere sunduğu için 1K ekibine teşekkür ederim.
Yeni HayatZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 2025500 okunma
8/10
·88 syf.··
2021 19. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2021 21:18
* Uzun bir inceleme olacak ona göre hazırlığınızı yapın :) ~ Mustafa Kemal Atatürk’ün "Fikirlerimin babası Ziya Gökalp'tir" dediğini duymuştum. Ancak bu 'şiir' kitabını okuduktan sonra artık duymaktan öte biliyorum Mustafa Kemal Atatürk'ün fikirlerinin babasının Ziya Gökalp olduğunu. Bunu aşağıda daha detaylı olarak anlatacağım. ~ Kitabın adı gibi muhtevası da tamamen Yeni Hayat üzerine. Şiirlerinde eski hayatı öldürüp yeni hayat düzeninde olmasını istediği düşüncelerini sunmuş bize. O yüzden bu kitaptan alıntı paylaşmadan inceleme yapmayı doğru buldum. ~ Ziya Gökalp 1924 yılında vefat etmiş, cumhuriyet tarihinde gerçekleşen yenilikler de bu tarihten sonraki sürece tekabül ediyor. Demem o ki "yeni hayat"ta görmek istediği fikirleri öldükten sonra gerçekleşmiş. Şimdi gelelim bu fikirlere: 1- Ezanın ve Kuranın türkçe okunması, 2- Devlet yönetimine dinin etkisinin olmaması, 3- Çiftçilerin belini büken aşar vergisinin kaldırılması, çiftçilere eğitim verilmesi, 4- Türkçede sadeleşmeye gidip Arapça ve Farsça unsurların atılması, İstanbul Türkçesinin kullanılması, 5- Demir yollarının, kara sularının millileştirilmesi, 6- Medreselerin kaldırılıp burada verilen eğitimin Darülfünun'daki İlahiyat fakültesinde verilerek birliğin sağlanması, 7- Kadınların sosyal hayattaki etkinliğin artması, kadınlara mirastan eşit hak verilmesi, 8- Aile hukukunun düzenlenerek dini hükümlere göre olmaması, 9- Evkaf nezaretinin kaldırması. ~ Bunlar gözüme çarpanlar. Belki daha fazlası da vardır. Bu saydıklarımın hepsini az çok inkılap derslerinden hatırlıyoruzdur. Yapılan İnkılapların hepsinin kaynağı tabiki Ziya Gökalp demek yanlış olur. Ancak fikirleriyle inkılaplaşma sürecini etkilediği hakikat.
Şiir
Yeni HayatZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 2025500 okunma
3/10
·64 syf.·
2025 238. kitabı
Yeni Hayat Ziya Gökalp Ziya Gökalp’in Yeni Hayat adlı eseri, 64 sayfalık kısa bir kitap olmasına rağmen, içeriği itibarıyla yoğun bir fikrî dünyayı barındırıyor. Kitap, yaklaşık 30 dakikalık bir okuma süresinde tamamlanabilse de, arka planındaki ideolojik boyut, eseri yalnızca bir şiir kitabı olmaktan çıkarıyor. Eserin genel çerçevesi, içtimai ve siyasi şiirlerden oluşuyor. Özellikle Türkçülük ideali, millî kimlik ve toplumsal bütünlük vurguları, Gökalp’in şiir anlayışını belirleyen temel çizgiler. Bu yönüyle kitap, Milli Edebiyat dönemi şiir anlayışının tipik bir örneği sayılabilir. Ancak, kitabın içerisinde yer alan bazı dizeler, benim için kabul edilebilir bir yan taşımıyor. Örneğin, Gökalp’in, "Bir ülke ki camiinde Türkçe ezan okunur, Köylü anlar manasını namazdaki duanın... Bir ülke ki mektebinde Türkçe Kur’an okunur, Küçük büyük herkes bilir buyruğunu Hüdâ’nın. Ey Türk oğlu; işte senin orasıdır vatanın!" şeklindeki dizeleri, bir Müslüman olarak benim inanç anlayışımla bağdaşmamaktadır. İslam’ın ibadet diline müdahale edilmesini reddediyorum. Ben başka dinlerin ibadet dillerine karışmazken, İslam’ın ibadet diline de dışarıdan müdahale edilmesini doğru bulmuyorum. Bu nedenle eserdeki bu yaklaşım bana oldukça sorunlu göründü. Bununla birlikte, kitapta katıldığım ve beğendiğim dizeler de yok değildi. Özellikle Gökalp’in “Türklüğün bölünmezliği” vurgusu, millî kimliğin etnik ayrımların ötesinde bir bütünlük ifade etmesi gerektiğini dile getirdiği dizeler oldukça etkileyiciydi: "Deme bana 'Oğuz, Kayı, Osmanlı…' Türk’üm, bu ad her unvandan üstündür… Yoktur Özbek, Nogay, Kırgız, Kazanlı, Türk milleti bir bölünmez 'bütün'dür…" Bu dizeler, Türk milletinin birliği ve kardeşliği konusunda güçlü bir
Şiir
Yeni HayatZiya Gökalp · Kapra Yayıncılık · 2020500 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 26 Şubat 2021 12:00
Ziya Gökalp, kendini en güzel kendi dizelerinde anlatmış.. Ruhu şad olsun. ..... Türklüğe çalıştım, sırf zevkim için, Ummadım bu işten asla mükafat! Bu yüzden bin türlü felaket çektim, Hiçbir an esefle demedim: Heyhat!. ....
Şiir
Yeni HayatZiya Gökalp · Karbon Kitaplar · 2018500 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2020 11:33
Alıntı yapmak istedim ama eğer böyle bir işe kalkışırsam kitaptaki bütün satırları yazmak zorunda kalırım. Her biri birbirinden güzel, birbirinden anlamlı şiirler... Okumanızı şiddetle tavsiye ederim.
Yeni Hayat (Cep Boy)Ziya Gökalp · Karbon Kitaplar · 2019500 okunma
10/10
·88 syf.·
2020 58. kitabı
İdeal Türkçü toplumun sahip olması gereken yeni hayatı, Ziya Gökalp bu sefer şiirleri ile anlatmıştır. Toplumun her alanından konular üzerine yazılan şiirler kafiye ve redif bakımından da oldukça zengin.
Şiir
Yeni HayatZiya Gökalp · Ötüken Neşriyat · 2025500 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2021 28. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Temmuz 2021 23:56
Atatürk'ün "fikirlerimin babası" dediği bir yazar olan Ziya Gökalp'in okuduğum ilk kitabı. Şiir kitabı olan Yeni Hayat' ta Türklüğü öven şiirlerin yanısıra kadınlarla ilgili şiirler de bulunuyor. Kadınlarla ilgili olan şiirini pek beğenmedim, kadını övüyor mu yeriyor mu anlamadım açıkçası.
Yeni HayatZiya Gökalp · Kapra Yayıncılık · 2020500 okunma
7/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2000 17. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 01 Ocak 2000 00:00
Türklüğü ve Türkçülüğü yücelten şiirleri var. Pragmatist açıdan bakarsak oldukça yararlı bir kitap. Birkaç tane alıntı: Herkes meyus iken sendin ümitvar Bu millete ancak senden ümit var (Syf. 91) Ey kurtaran bizi zalim Yunan'dan Kurtar bizi daha bir çok düşmandan Medeniyet, gerçi bize uzaktır Mefküremiz güneş kadar parlaktır (Syf. 92) Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir ; Turan (Syf. 119) Bana yol gösteren benden olmalı; Olamaz Türk'e baş "Türk'üm" demeyen (Syf. 120)
Yeni HayatZiya Gökalp · Karbon Kitaplar · 2018500 okunma

Yazar Hakkında

Ziya GökalpYazar · 47 kitap
Mehmet Ziya Gökalp, yapıtları ve görüşleriyle Türkçülüğü ve Türk milliyetçiliğini önemli ölçüde etkileyen Türk toplumbilimci, yazar, şair ve siyasetçidir. Meclis-i Mebusanda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde milletvekilliği yapmıştır. "Türk millîyetçiliğinin babası" olarak da anılır.rnrnZiya Gökalp 23 Mart 1876da, yerel bir gazetede çalışan memur Çermikli Tevfik Beyin oğlu olarak Diyarbakır Çermikte dünyaya geldi. Annesi Zeliha Hanım’dır. 16. yüzyıla kadar Araplar ve Farslar egemenliğinde olan Diyabakır sonradan Türk, Kürt ve Ermeni toplulukların millî çekişmeleri ile şekillenmiştir. Bu kültürel ortamın onun millî benliğine etki ettiği öne sürülmüştür. Sonraları, siyasi düşmanları onun Kürt kökenli olduğunu öne sürdüğünde, Gökalp, babası tarafından Türk ırkına sahip olduğundan emin olduğunu ama aslında bunun önemsiz olduğunu belirtmiştir. "Sosyolojik çalışmalarımdan öğrendim ki milliyet, eğitime dayalıdır". Bazı tarihçiler buna rağmen onu Kürt asıllı olarak tanımlamışlardır.rnrnEğitimine doğduğu yer olan Diyarbarkır’da başladı. 1886’da Mektebi Rüştiye-i Askeriyye’ye (Askeri Lise) girdi; özgürlük düşüncesini ilk defa bu okuldaki hocası Kolağası (Önyüzbaşı) İsmail Hakkı Bey aşıladı. Askeri rüştiyenin son sınıfında iken babasını kaybetti.1890’da amcası Müderris Hacı Hasip Bey’den geleneksel İslam ilimleri ile ilgili ders almaya başladı. Öğrenimine İstanbul’da devam etmek istediyse de bu imkânı bulamayınca 1891’de Diyarbakır’da İdadi Mülkiye’nin(Sivil Lise) ikinci sınıfına kaydoldu. Son sınıfta öğrenci iken “Padişahım Çok Yaşa” yerine “Milletim Çok Yaşa” diye bağırması, hakkında soruşturma açılmasına yol açtı. O sırada okul süresinin beş yıldan yedi yıla çıkması üzerine 1894’te okuldan ayrıldı.rnrnLiseden ayrıldıktan sonra amcasından Arapça ve Farsça dersleri aldı. Tasavvufla ilgilendi. Fransızca öğrenmeye başladı. Diyarbakır’daki kolera salgını nedeniyle bu şehirde görevlendirilen Doktor Abdullah Cevdet Bey ile tanıştı, fikirlerinden etkilendi. Ekonomik sıkıntılar yüzünden öğrenimine devam etmek için İstanbul’a gidememesi, ailesinin evlenmesi için baskı yapması gibi nedenler 18 yaşındaki Mehmet Ziya’yı intihara sürükledi. İntihar girişiminin sebebi olarak idadideki hocası Dr. Yorgi Efendi’den aldığı felsefe eğitimi ve ailesinin verdiği dini eğitim arasında yaşadığı çatışma da gösterilmektedir. Kafasına sıktığı kurşun, güç koşullar altında yapılan morfinsiz bir ameliyatla çıkarıldı. Ameliyatı gerçekleştiren Dr. Abdullah Cevdet Bey ve Diyarbakır’da bulunan genç bir Rus operatördü. İntihar girişiminden sonra kendisini tekrar okumaya verdi. Özgürlüğe düşman olanlara çatan pek çok şiir yazdı.rnrn1896da , Erzincan Askeri Lisesi’nde öğrenci olan kardeşi Nihat sayesinde Harp Okulu öğrencileri ile birlikte İstanbula giden Gökalp, ücretsiz olduğu için Baytar Mektebine kaydını yaptırdı. Buradaki öğrenimi sırasında ülkedeki özgürlük hareketine katılmış insanlarla tanışmak için gayret gösterdi; İbrahim Temo ve İshak Sükûti ile görüştü. Jön Türkler’den etkilendi. İttihat ve Terakki Cemiyeti’ne katıldı. “Yasak yayınları okumak ve muhalif derneklere üye olmak” nedeniyle 1898’de tutuklandı. Bir yıl cezaevinde kaldı.rnrnSerbest bırakıldıktan sonra 1900de Diyarbakır’a sürgüne gönderildi. Yüksek öğrenimini tamamlayamayan Mehmet Ziya’nın Diyarbakır’daki amcası ölmüş ve kızı Vecihe ile evlenmesini vasiyet etmişti. Amcasının vasiyetini yerine getirmiş ve Vecihe Hanım ile evliliğinden bir oğlu (Sedat), 3 kızı (Seniha, Hürriyet, Türkan) olmuştur.rnrn1908e kadar Diyarbakırda küçük memuriyetler yaptı. Eşinin mal varlığıyla rahat bir yaşam sürdürürken el altından hürriyet çalışmalarını yürüttü. O dönemde bölgenin güvenliği için kurulan ve başında Kürt asıllı İbrahim Paşanın bulunduğu Hamidiye Alayları hırsızlık ve soygun olaylarına karışınca halkı örgütleyerek eyleme yöneltti. 3 gün boyunca Diyarbakır Telgrafhanesini işgal ederek buradan saraya İbrahim Paşa ve adamlarını cezalandırmaları için telgraflar çekmeye başladı.rnrnDoğu ile Batı arasında ki kilit bağlantı noktalarından olan Diyarbakır Telgrafhanesinin işgali işin içine Batılı devletlerinde karışmasına neden oldu. Onlarında saraya yaptığı baskı neticesinde bölgeye bir araştırma heyeti gönderildi. Fakat bir süre için sinen İbrahim Paşa ve adamları daha sonra aynı kanunsuzluklara yeniden başlayınca Ziya Gökalp ve arkadaşlarının önderliğindeki halk bu sefer 11 gün süre ile telgrafhaneyi yeniden işgal ettiler. Bu direnişin sonunda İbrahim Paşa ve adamları bölgeden uzaklaştırılmıştır.rnrn1904- 1908 arasında Diyarbakır Gazetesi’nde şiir ve yazılarını yayımladı. İbrahim Paşa’nın halka yaptığı zulümleri "Şaki İbrahim Destanı" adlı yapıtında anlattı.rnrnII. Meşrutiyetten sonrarnrnII. Meşrutiyet’ten sonra İttihat ve Terakkinin Diyarbakır şubesini kurdu ve temsilcisi oldu. "Peyman" gazetesini çıkardı.rnrnMehmet Ziya, 1909da Selanikte toplanan İttihat ve Terakki Kongresine Diyarbakır delegesi olarak katıldı ve örgütün Selanik’teki merkez yönetim kuruluna üye seçildi. Selanik’te kalmayı sürdürerek çevresinde bir kültür hareketi yaratmaya çalıştı. Lise programlarına sosyal bilimler dersi koydurtarak bu disiplinin okullarımıza girmesini sağladı. İttihat ve Terakki Selanik Şubesi’ni gençlik işleri ile uğraşan kolunun başına geçen Ziya Bey, çevresindeki gençlere toplumbilim ve felsefe dersleri verdi. Tevfik Sedat, Demirtaş, Gökalp gibi takma adlarla Selanik’te yayımlanan felsefe dergisinde yazılar yazdı. Dünyadaki Türkleri birleştiren, güçlü bir Türk devleti kurulmasını tasarlayan Ziya Bey, bu ülküyü dile getirdiği Altun Destanı’nı 1911’de Genç Kalemler Dergisi’nde yayımladı.rnrn1912de Derneğin merkezi İstanbul’a taşınınca, Ziya Gökalp de İstanbul’a geldi, Cerrahpaşa semtine yerleşti. Mart ayında Ergani/Maden (Diyar-ı Bekir) mebusu olarak Meclis-i Mebusana seçildi. Meclis dört ay sonra kapatılınca Edebiyat Fakültesi’nde öğretim görevlisi oldu. Kurumda onun eğitimle ilgili görüşleri kabul gördü; Darülfünun ve Eğitim Fakültesi’nde ders programları, okutulacak kitaplar onun önerileri doğrultusunda kararlaştırıldı. 1913 ve 1914 yıllarında kendisine önerilen Maarif Nazırlığı (Milli Eğitim Bakanlığı) görevini kabul etmedi, üniversitedeki görevini sürdürdü. 1915’te İstanbul Üniversitesi’nin Felsefe bölümünde İctiamiyyat müderrisi (Sosyoloji Hocası) olarak atandı. İstanbul Üniversitesi’ndeki ilk sosyoloji profesörü idi, üniversitelerimize toplumbilim onun sayesinde girdi.rnrnDüşüncelerini Türkçülük etrafında şekillendiren Mehmet Ziya Bey, İstanbul’a gelir gelmez Türk Ocağının kurucuları arasında yer almıştı. Derneğin yayın organı "Türk Yurdu" başta olmak üzere Halka Doğru, İslam Mecmuası, Milli Tetebbular Mecmuası, İktisadiyat Mecmuası, İçtimaiyat Mecmuası, Yeni Mecmuada yazılar yazdı. Balkan Savaşı öncesinden I. Dünya Savaşı başlarına kadar Türk Yurdu dergisinin yönetim kurulunda kaldı, derginin her sayısın bir şiir bir de yazı verdi. Türkleşmek-İslamlaşmak-Muasırlaşmak başlıklı yazı dizisinde önemli konular yer verdi. Sonraki yıllarda Yeni Mecmua’yı çıkardı.rnrnZiya Gökalp, bir yandan da eser vermeyi sürdürüyordu. 1914’te "Kızıl Elma"; 1918’de ise Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" adlı eseri ile "Yeni Hayat" isimli şiir kitabını yayımladı.rnSon yıllarırnrnI. Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin yenilmesinden sonra tüm görevlerinden alındı. 1919da üniversite içinde İngilizler tarafından tutuklandı; dört ay Bekirağa Bölüğü’nde tutuklu kaldıktan sonra Ermeni soykırımı iddiaları ile ilgili işgal mahkemesi tarafından yargılandı. Mahkeme sürecinde soykırım iddialarını kesinlikle reddetmiş ve Mukatele(karşılıklı öldürme) tezini savunmuştur. Yargılama sonucu diğer İttihatçılarla birlikte Malta’ya sürgüne gönderilen Ziya Gökalp, orada arkadaşlarına toplumbilim ve felsefe dersleri verdi. Malta sürgünlüğü dönemde ailesiyle yaptığı mektuplaşmalar daha sonra Limni ve Malta Mektupları adıyla kitaplaştırılmıştır; sözkonusu kitap Malta sürgünlerinin orada geçirdikleri hayat şartlarıyla ilgili elimizdeki tek eserdir.rnrnZiya Gökalp, 2 yıllık sürgün döneminden sonra İstanbul’a döndüğünde üniversitede ders vermeye devam etmek istediyse de bu isteği kabul edilmedi. Bir ay kadar Ankara’da yaşadıktan sonra ailesiyle Diyarbakıra gitti, Ahmet Ağaoğlu’nun desteğiyle Küçük Mecmuayı çıkardı, yazılarıyla Kurtuluş Savaşı’nı destekledi.rnrn1923te Maarif Vekaleti Telif ve Tercüme Heyeti Başkanlığına atandı, Ankaraya gitti. Aynı yıl Türkçülüğün Esasları isimli ünlü esrini yayımladı. Ağustos’ta İkinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisine Atatürk tarafından Diyarbakır mebusu olarak seçildi. Ankara’ya yerleşen Ziya Gökalp, kültürel ve düşünsel çalışmalarına hiç ara vermdi;e dünya klasiklerinin dilimize çevrilip yayımlanması ile uğraştı. 1924te kısa süren bir hastalığın ardından dinlenmek için gittiği İstanbulda 25 Eylül 1924 günü hayatını kaybetti. Sultanahmet’teki II. Mahmut Türbesi haziresine defnedildi.rnGörüşlerirnrnOsmanlı Devletinin parçalanma sürecinde yeni bir ulusal kimlik arayışına girdi. Düşüncesinin temelinde, Türk toplumunun kendine özgü ahlaki ve kültürel değerleriyle, Batıdan aldığı bazı değerleri kaynaştırarak bir senteze ulaşma çabası yatıyordu. "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak" diye özetlediği bu yaklaşımın kültürel öğesi Türkçülük, ahlaki öğesi de İslamdı. Uluslararası kültürün yapıcı öğesinin ulusal kültürler olduğunu savundu. Saray edebiyatının karşısına halk edebiyatını koydu. Batının teknolojik ve bilimsel gelişmesini sağlayan pozitif bilim anlayışını benimsedi. Dini, toplumsal birliğin sağlanmasında yardımcı bir öğe olarak değerlendirdi.rnrnToplumsal modeli, Emile Durkheimin teorik temellerini kurduğu "dayanışmacılık" temel