Selamlar!
Bugünün kitapları Monika Helfer’den okuduğum iki kitap olan Baba ve Yük. İkisinin de bende derin izler bıraktığını söylemem gerek. Yaşayan bir yazar olan Helfer’i okumak büyük mutluluk.
Travmaların kuşaklar arası aktarımı açısından bakarsak Yük, sorumluluğu ağır bir kırılma noktası!
Birinci Dünya Savaşı'nın tarihsel arka planda gezindiği, erkeğin cephede, kadınınsa çocuklarıyla
Herkesin bir hikayesi vardır derler, doğrudur. Sorsanız pek çok insan yaralarından anlatmaya başlar anlatmaya, peşi sıra mutluluklar da gelir, hayatın cilveleri de.
Ama öyle birden bire sorulursa
Yük, odağında kadınların olduğu otobiyografik özellikler taşıyan bir aile anlatısı.
Eşi Josef cepheye çağrılınca, güzeller güzeli, herkesin ilgi odağı Maria, çocukları ile yalnız kalır.Karısını, belediye başkanına emanet eder, Josef cepheye giderken.
Kitabın anlatıcısı Maria'nın torunu.Anlatıcının annesi Grete'nin doğumu ile birlikte, dedikodu kazanı kaynamaya başlar.Askerdeyken iki kez izne gelmesine karşın, Josef'in, Grete'nin babası olamayacağı iddia ediliyor köy ahalisi tarafından.
Kitap ismini, ailenin yük taşıyıcılığından alsa da yük olanın daha çok Maria'nın kıskanılan güzelliği olduğunu düşündüm.
Savaş zamanlarında; kadınların geride kalan olarak, çocuklarıyla birlikte yarı aç yarı tok hayatta kalma mücadelesi hiç bir coğrafyada değişmiyor.
Anlatıcı sık sık araya girerek, dayıları, teyzeleri tanıtarak, hikâyeye dahil ediyor onları da.Bu kitaba sanırım iki kez başlayıp, yarım bırakmıştım.
Anlatımdaki dağınıklık, hikâyeyi içselleştirmemi çok zorlaştırdı.
Bir kitap hem çok güzel hem de kötü olabilir mi, oluyormuş. Güzel yanı; eğer dönem kitapları, dizileri seviyorsanız konusu ilginizi çekecektir. 1910’ların başında savaş zamanı bir ailenin hatta bir annenin (hem de herkesin dönüp bir daha baktığı güzellikte bir anne) mücadelesini anlatıyor.
Kötü yanı; Yazar o kadar çok konudan konuya atlayarak yazmış ki bu kitaba adapte olmamı çok zorladı. Geçmiş ve geleceği anlatırken en azından farklı yazı türüyle ya da yeni bir sayfaya geçişle belli etse çok daha anlaşılır olabilirdi. Bu şekilde bir anlatım bütün konuyu bastırmış bence.
Bununla beraber okurken daha çok eski zaman merak ediliyor Maria ve Josef’in hayatı. Ama yazar ısrarla ve sıkça gelecekteki hallerini anlatıyor. O kısımları fazla uzun tutması beni sıktı açıkçası. Kitap ince olduğu için okuması kolay. Mini hikayeleri sevenler şans verebilir. İyi okumalar dilerim :)
~~
Bazen bazı eserler okurken anlık duygu geçişi yaşatır insana. Ne bileyim duygusal bir kitap okurken; arada geçen , kısa keyifli bir anda tüm ruh halimizin değişmesi gibi. Şimdi bence tür olarak
Bu kitabı bana kim önerdi ve alacaklarım listesine nasıl girdi bilmiyorum. Yazının sonunda yapacağım eleştiri dışında kitabı sevdim.
Kitabın kapağı çok ilgimi çekmişti ve araştırdığımda kapak
Kurt yalnız kalınca başının çaresine bakamaz. (Sayfa yirmi dört) bu öykü annem doğmadan önce başlıyor. Hepi topu iki inek bir de keçileri var. Beş tanede çocukları
YÜK – MONİKA HELFER
Çok etkileyici bir aile hikâyesi. Kadın çok güzeldir, kocası askere gider. Çocuklarıyla zor bir yaşam onları bekler. Spolier olmasın, susuyorum.
Monika Helfer’in üslubunu çok beğendim. Başka biri yazsa yedi yüz sayfalık roman çıkarırdı. Bu kadar yalın, akıcı ve muhteşem bir üslup. Konuşur gibi. Tek bir kısmı açıkta bırakmadan merakımızı dindiriyor. Bu kadar geniş bir öyküyü kısaca anlatabilmesi çok etkileyici. Diğer kitaplarını da okuyacağım.