Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
128
Basım Tarihi:
26 Ağustos 2021
Yayınevi:
Düşbaz Kitaplar
Orijinal Adı:
Die Bagage
ISBN:
9786257425025
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Yük ve Baba Kitaplarına Tek Bir İnceleme
9/10
·128 syf.··
2024 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2024 00:00
Selamlar! Bugünün kitapları Monika Helfer’den okuduğum iki kitap olan Baba ve Yük. İkisinin de bende derin izler bıraktığını söylemem gerek. Yaşayan bir yazar olan Helfer’i okumak büyük mutluluk. Onun daha çok yazmasını, onu okumaya devam etmeyi çok isterim. İki kitaptan ayrı ayrı bahsetsem sanki eksik kalacakmış hissi doğdu bende. Yük, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde, Baba ise İkinci Dünya Savaşı’nı hissettirerek ilerliyor. İki kitabın da ortak özelliği adeta zamanda yapılan yolculuk ve yazarın ailesinin kurgu ile birleşerek ele alınması. Anlatıcı hem geçmişin kendinde ve ailede bıraktığı yaralara dokunuyor yeniden hem de iç içe geçen trajedi ile insan yaşamının yönlerini sunuyor okura. Yük ile başlayayım istiyorum. Yazarın Birinci Dünya Savaşı’na giden dedesi Josef’i ve güzeller güzeli büyükannesi Maria’yı okuyoruz, hayatlarının trajik değişimine şahit oluyoruz kitap boyunca. “Yükçü” diye adlandırıyor halk onları, hamal demek yükçü. Ama halk bunu söylerken birçok şeyi gözden kaçırıyor. Yaşamın yükünü, kadın olmanın ve anne olmanın yükünü, yalnız olmanın yükünü, savaşın ve asker olmanın yükünü, çocuk olmanın, sorumluluk almanın, güzel olmanın yükünü taşıdığını bilmiyorlar karakterlerin. Helfer öyle keskin cümlelerle, öyle bizden ve gerçekçi ele alıyor ki geçmişi; sahtelikten eser yok okuduklarımızda. Baba ise İkinci Dünya Savaşı’nda Rusya’ya cepheye gönderilen ve bacağını kaybederek eve dönen Josef’in yaşadıkları ile ailesine yaşattıklarına odaklanıyor. Yazarın babası Josef. Dedesi ile aynı ismi taşıyor. Farklı zamanlarda aynı kaderde buluşup savaşa gidiyorlar ikisi de. Savaştan dönen ve travmalarını da beraberinde getiren babalarına dair anılarını, akıllarında kalan ona dair detayları gözlemliyoruz. Biten bir savaşın izlerini taşıya topluma ışık tutuyor Helfer
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
8/10
·128 syf.··
2021 122. kitabı
·
35 saatte okudu
·
Okunma: 16 Kasım 2021 21:30
Travmaların kuşaklar arası aktarımı açısından bakarsak Yük, sorumluluğu ağır bir kırılma noktası! Birinci Dünya Savaşı'nın tarihsel arka planda gezindiği, erkeğin cephede, kadınınsa çocuklarıyla evde açlık sınırında yaşadığı, toplum normlarının ev etrafında şekillendiği, üstelik savaş, aile ve yuva üçgeninin çocuk psikolojisi üzerindeki etkisini de güçlendirdiğine dair bir metin! Monika Helfer, anneannesi Grete'nin yaşadığı travmalar üzerinden anlattığı, kısmen otobiyografik özellikler de barındıran bu metnin anlatım dili akıcı. Gözardı edemeyeceğimiz hususlarına baktığımızda tamamen gerçekçi, yormayan, lüzumsuz ayrıntılara odaklanmayan bu metnin kafa açan bir yanı olduğunu söylemem gerekir. Biz Yük'e hangi açıdan bakarsak bakalım, bir yanı eksik kalacakmış gibi hissediyorum. Henüz ilk cümlesinde "Al kalemi eline, buraya bir ev çiz; evin biraz aşağısına bir dere, bir de kuyu çiz," diyerek açılışı yapan Helfer, ev, aidiyet ve kök bağlamında oldukça ufuk açan girizgâh yapıyor. Atalarının yükçülüğünü sürdüren bir ailenin savaş sürecindeki yaşadıkları kaleme alınsa da etkisini azımsamayalım. Evin erkeği Josef, cepheye giderken evdeki güzeller güzeli eşi Maria'yı belediye başkanına emanet ederek uzaklaşır. Çünkü karısı hakkında korkuları vardır. Kurgunun ana izleği bu korkunun üzerine kurulduğu için Josef'in fikrini destekleyen olaylara şahit oluyoruz. Cepheden iki kere izne gelen Josef'in karısıyla olan birlikteliğinin ardından her şey Maria için elzemleşir. Köyün diline dolanan Maria'nın çocuklarıyla birlikte başlarından geçenlere toplum değerlerinin incitildiğini öne süren halkın zulmü de birleşince savaşın verdiği açlığın üçe katlanması kaçınılmazdır. Bir de Grete açısından bakalım. Maria, uğradığı tacizlerle de birlikte zorlu hamilelik sürecini çocuklarının
Edebiyat
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
8/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2024 00:00
Herkesin bir hikayesi vardır derler, doğrudur. Sorsanız pek çok insan yaralarından anlatmaya başlar anlatmaya, peşi sıra mutluluklar da gelir, hayatın cilveleri de. Ama öyle birden bire sorulursa size ‘yahu senin hikayen ne?’ diye zamanmış mekanmış olay bütünlüğüymüş gelmez aklınıza, ağzınızdan dağınık cümleler dökülmeye başlar. O cümleler derlenip toparlanır belki, belki de takatiniz kalmaz ‘aman ne yapacaksın benim hikayemi’ der kaçarsınız, Monika Helfer kaçmıyor ama. Bir resim çizerek başlıyor anlatmaya. Güneşli günde bacasından duman çıkan evleri çizdiğimiz türden değil; daha uzak bir yerde, bir köyde, köyün de tepesinde, içinde çocuğun bol, diğer her şeyin kıt olduğu bir resim. Güzelliğin de bir bela olabileceğini anneannesinden öğreniyor, Maria’dan. Annesinden yok sayılmayı, dayılarından ve teyzelerinden hayatta kalmayı, dedesinden ise yükçülüğü, yükleri sırtlanıp durmayı. . Kısa bir eser Yük. Birinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerine, Avusturya’nın bir dağ köyüne götürüyor bizi. Bu aralar her gün defalarca dinlediğim bir türküye de götürdü beni, Karacaoğlan’ın sözleriyle ‘bir ayrılık, bir yoksulluk’a. Neşet Ertaş ‘yoksuzluk’ diyor gerçi, yoksul bile olamamanın varlığından sebep, yok’un bile adının geçmemesinden. Diyeceksiniz ki nereden nereye bağladın Yük’ü. Bir ayrılık baba Josef’in gitmesiydi bana göre, bir yoksulluk savaşın getirdiğiydi. Karacaoğlan, ayrılığın-yoksulluğun ve ölümün, gül benizleri de solduracağını yazıyordu, Maria’nın bakılmaya doyulmayan yüzü gibi.. . Severek okudum Yük’ü. Altında ezildiğim de oldu kimi zaman. . Çeviride Levent Tayla yer alırken; kapak resmi Bruegel’in Children’s Game tablosundan~
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2023 15. kitabı
Yük, odağında kadınların olduğu otobiyografik özellikler taşıyan  bir aile anlatısı. Eşi Josef cepheye çağrılınca,  güzeller güzeli, herkesin ilgi odağı  Maria, çocukları ile yalnız kalır.Karısını, belediye başkanına emanet eder, Josef cepheye giderken. Kitabın anlatıcısı Maria'nın torunu.Anlatıcının annesi Grete'nin doğumu ile birlikte, dedikodu kazanı kaynamaya başlar.Askerdeyken iki kez izne gelmesine karşın,  Josef'in, Grete'nin babası olamayacağı iddia ediliyor köy ahalisi tarafından. Kitap ismini, ailenin yük taşıyıcılığından alsa da yük olanın daha çok  Maria'nın  kıskanılan  güzelliği olduğunu düşündüm. Savaş zamanlarında; kadınların geride kalan olarak,  çocuklarıyla birlikte yarı aç yarı tok hayatta kalma mücadelesi  hiç bir coğrafyada değişmiyor. Anlatıcı sık sık araya girerek, dayıları, teyzeleri tanıtarak, hikâyeye dahil ediyor onları da.Bu kitaba sanırım iki kez başlayıp, yarım bırakmıştım. Anlatımdaki dağınıklık, hikâyeyi içselleştirmemi çok zorlaştırdı.
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
6/10
·128 syf.··
2024 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Eylül 2024 00:10
Bir kitap hem çok güzel hem de kötü olabilir mi, oluyormuş. Güzel yanı; eğer dönem kitapları, dizileri seviyorsanız konusu ilginizi çekecektir. 1910’ların başında savaş zamanı bir ailenin hatta bir annenin (hem de herkesin dönüp bir daha baktığı güzellikte bir anne) mücadelesini anlatıyor. Kötü yanı; Yazar o kadar çok konudan konuya atlayarak yazmış ki bu kitaba adapte olmamı çok zorladı. Geçmiş ve geleceği anlatırken en azından farklı yazı türüyle ya da yeni bir sayfaya geçişle belli etse çok daha anlaşılır olabilirdi. Bu şekilde bir anlatım bütün konuyu bastırmış bence. Bununla beraber okurken daha çok eski zaman merak ediliyor Maria ve Josef’in hayatı. Ama yazar ısrarla ve sıkça gelecekteki hallerini anlatıyor. O kısımları fazla uzun tutması beni sıktı açıkçası. Kitap ince olduğu için okuması kolay. Mini hikayeleri sevenler şans verebilir. İyi okumalar dilerim :)
1000Kitap
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2025 16:14
YÜK Yazar: Monika Helfer "İnsanın hayal kurarken bencil olmasında hiçbir sakınca yoktur." ♡ Herkese Merhaba Kitabın konusuna geçmeden önce, kitabın kapak tasarımından bahsetmek istiyorum. Ben kitabın kapak tasarımına bayıldım, kitabın son sayfalarında yazarın da bu tabloya atıfta bulunmasıyla biraz araştırdım ve kapak fotoğrafının, Pieter Bruegel’in 1560’ta yaptığı “Çocuk Oyunları” tablosundan alındığını öğrendim.Tablonun aslı da Viyana Sanat Tarihi Müzesi’nde yer alıyormuş. Avusturyalı yazar Monika Helfer, doğumundan sonra babasının tek bir kez bile konuşmadığı anneannesi Grete 'nin üzerinden olağanüstü aile öyküsünü anlatıyor bizlere. Bir dağ köyünün kıyısında çocuklarıyla birlikte hayatlarını idame ettirmeye çalışan Josef ve Maria çiftinin yaşamlarına konuk oluyoruz. Yükçülük yaparak, yük taşıyarak para kazanan köyün yoksulları.. Birinci Dünya Savaşı 'nın şiddeti ve ağırlığı tüm köyün üzerindeyken kocası Josef 'e gelen celp emriyle her şey bir anda değişir. Josef savaşa gider. Josef 'in zorunlu meseleler dışında konuştuğu tek insan belediye başkanı Fink 'ti. Savaşa gitmeden önce de eşi Maria 'yi ve çocuklarını ona emanet etmektedir. Kocasının savaşa gitmesiyle Maria 'nın güzelliği de başına bela olacak, köyde çıkan dedikoduların ardı arkası kesilmeyecektir. Parasızlık, yoksulluk, hasretlik bir yana, Maria kendisine yönelik ithamlara da mücadele vermeye çalışır. Josef 'in askerden geldiği kısa süreli izinlerde değişen tavrı ve davranışları, ailenin üzerine bambaşka yükler de bindirir. Yük, bir ailenin kuşaklar boyunca taşıdığı maddi manevi yükleri tüm ağırlığıyla okura hissettiriyor. Kitabı genel olarak çok sevdim. Kısacık, ama oldukça etkileyici bir hikayeydi. Lakin... Kitapla ilgili eleştirimi de söylemeden geçemeyeceğim. Yazarın dağınık anlatımı ve kitabın
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 96. kitabı
~~ Bazen bazı eserler okurken anlık duygu geçişi yaşatır insana. Ne bileyim duygusal bir kitap okurken; arada geçen , kısa keyifli bir anda tüm ruh halimizin değişmesi gibi. Şimdi bence tür olarak da insanın kalıplaşmış tarzından çıkıp farklı türlere de yönelmesi ve deneyimlemesi gerekiyor. Tabi bu benim fikrim. Gerçekten tarzım dışı okuduğum eserlerde de “bunu daha önce neden okumadım “ cümlesini çok kullandım. Şimdi bunu neden anlattım ; daha öncesinden tarihi içerikli yada eski dönemlere dayanan eserleri sevmiyorum deyip sıyrılıyordum işin içinden. Ama deneyimledikçe ve şansıma da güzel eserleri tercih ettikçe bu tarz konular içeren eserlere daha bir yönelir oldum. Bu eser de tam bu döneme ait bir hayatı anlatıyor. Birinci Dünya Savaşı zamanında hayatta kalmak için mücadele veren ve toplumun en uç noktasındaki bir ailenin hikayesine konuk oluyoruz. Geçmiş zamanda yaşanılan bu hikayeyi de Maria isimli dillere destan güzellikteki kadının torunu tarafından aktarılıyor bize. Konuyu özetleyecek olursam ; Maria ve Josef yoksullukların da getirdiği zor şartlarda bir dağ evinde kalıyorlar. Geçimin kaynağı yükçülük(hamallık). Ancak Savaş kapıda olduğu için köylüler arasında bazıları tekrar savaşa asker olarak gönderiliyor. Bunlar arasında güzeller güzeli Maria’nın kocası Josef Moosbrugger de var. Tabi gitmek sorun değil de geride köydeki herkesi güzelliği ile kıskandıracak ve çekimine hayran bırakacak olan karısını bırakmak zor geliyor. Belediye Başkanı olan Finkin’den ,bu konuda karısına ve çocuklarına göz kulak olmasını istiyor. O zamanın şartları ve elalem ne der baskısı öyle kötü ki ; attığın her adıma dikkat etmek zorundasın. Hele de kocan başında değilse…Ve yapılan bu anlaşma bu aileye sadece sıkıntı getiriyor… Dediğim gibi Maria’nın torunu ağzından okuyoruz eseri.
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2024 8. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2024 00:00
Bu kitabı bana kim önerdi ve alacaklarım listesine nasıl girdi bilmiyorum. Yazının sonunda yapacağım eleştiri dışında kitabı sevdim. Kitabın kapağı çok ilgimi çekmişti ve araştırdığımda kapak fotoğrafının, Pieter Bruegel’in 1560’ta yaptığı “Çocuk Oyunları” tablosundan alındığını öğrendim. Tablonun aslı da Viyana Sanat Tarihi Müzesi’nde yer almaktaymış. Yazar kitabında bu esere de atıfta bulunuyor. Monika Helfer, yarı otobiyografik özellikler barındıran bu kitapta, anneannesi Maria’nın yaşadığı travmaları anlatmış. Yazarımızın dedesi Josef cepheye çağırılıyor ve cepheye giderken de güzelliği herkesi kıskandıran karısı Maria’yı ve çocuklarını belediye başkanına emanet ediyor. Maria o kadar güzeldir ki ondan hoşlanmayan erkek yoktur ve kadınlar kocalarını Maria’dan kıskanırlar. Bu yüzden kocası da karısıyla ilgili korkulara sahiptir. Maria kendini korumaya çalışır ve çocuklarını da açlıktan kurtarmaya çalışır. Kocasının birkaç kez izne gelmesine rağmen, Maria yazarımızın annesi Grete’ye hamile kaldığında köyde dedikodu kazanı kaynar ve hepsi daha zor günler yaşamaya başlar. Kitapta bir sürü sarsıcı olay yaşanıyor ancak bence en kötüsü yazarımızın annesinin kendisinden olmadığından şüphelenen dedesi Josef’in, annesi Grete’ye sürekli iğrenerek bakması, dokunmaması ve yok saymasıydı. Gerçekten içim sızladı. Kitapta hamal oldukları için bu aileye yükçüler dendiğini söylüyor ancak kitabı okurken hep kitabın isminin Maria’nın güzelliğinden gelen yükten aldığını düşündüm. Kitabın yazım dili akıcı olsa da, yazar sürekli aralarda dayılarını, teyzelerini anlatıyor. Küçük hallerinden birden büyük hallerine geçiyor ve onların yaşadıklarından bahsediyor. Ve bunu olağan akışında yapmadığı için açıkçası kitabın içine girmekte zorlandım. Kitaba yapacağım en büyük eleştiri bu olur
İnceleme
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
yaşamak ve insanların davranışlarının etkileri
Puan vermedi··
Beğendi
Kurt yalnız kalınca başının çaresine bakamaz. (Sayfa yirmi dört) bu öykü annem doğmadan önce başlıyor. Hepi topu iki inek bir de keçileri var. Beş tanede çocukları
İnsan ve Duygular
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 14:20
YÜK – MONİKA HELFER Çok etkileyici bir aile hikâyesi. Kadın çok güzeldir, kocası askere gider. Çocuklarıyla zor bir yaşam onları bekler. Spolier olmasın, susuyorum. Monika Helfer’in üslubunu çok beğendim. Başka biri yazsa yedi yüz sayfalık roman çıkarırdı. Bu kadar yalın, akıcı ve muhteşem bir üslup. Konuşur gibi. Tek bir kısmı açıkta bırakmadan merakımızı dindiriyor. Bu kadar geniş bir öyküyü kısaca anlatabilmesi çok etkileyici. Diğer kitaplarını da okuyacağım.
YükMonika Helfer · Düşbaz Kitaplar · 2021117 okunma