Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·207 syf.··
2024 18. kitabı
Hastalık ve ölüm gibi hakikatleri bir teselli hükmünde açıklayan, insanı hakikatlerde buluşturup fani dunyaya değil baki aleme inkişaf ettiren seni tahayyüle zorlayan pek mütessirli felaha ve refaha erdiren kitabı kudsiyenin bir parçası...
ZühretünnurBediüzzaman Said Nursî · Envar Neşriyat · 2006163 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2023 33. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2023 19:53
Elhamdülillah bir eserin daha sonunu getirdik duamız okuduklarımızla amel edebilmiktir.. Eseri zevkle okudum bazen zorlanıyorum ama olsun çok lezet aldığım çok güzel konulara değinmiş zamanımızın ihtiyacı olan ilaçlara dokunmuş.. Evella, hastalık riselesinden kesitler okuyacaksınız benim en sevdiğim risale okudukça gönlümdeki sevinci anlatamam size zamanında çok büyük bir hastalıkla imtahanımız olmuştu ve keşke o zaman bu güzel risale elime geçse idi ve bende güçlü bir iman nazarıyla o hastalığa bakabilseydim onun içinde ki hikmetleri görebilseydim diye hayıflaniyorum... Ve en sevdiğim başka bir konu çağımızın bence en büyük hastalığı "anne ve baba "konusu onlara karşı tavırlarımız ve maalesef onları tek başına dört duvar arasına mahkum eden evlatlara risela çok güzel seslenmekte ! Ölüm,konusu hepmizi titreten bir gerçek onu da okuyacaksınız ve iman gözlüğünü takıp yola revan olunca ne güzel bir nimet olduğunu göreceksiniz Ölüm ebedi kavuşmaların ve ebedi oluşun habercisi... Ve son olarak da Bediüzzaman'ın tarihçe-i hayatımdan da kesitler okuyacaksınız Bol istifadeli okumalar diliyorum okuyun okutun derim
ZühretünnurBediüzzaman Said Nursî · Rnk · 2015163 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
·
87 günde okudu
·
Okunma: 07 Ekim 2024 19:55
Evet gerçekten de anne ve babanın hakkı ödenmez anne ve babalarımız yaşlılarımızın her biri birer incidir bizim için yol ışığıdırlar. Yüce rabbimiz üstad Bedîüzzaman hazretlerinden bin defa razı olsun.
ZühretünnurBediüzzaman Said Nursî · Rnk · 2015163 okunma
Puan vermedi·207 syf.··
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2026 00:23
Yirmibeşinci Lem'a (Hastalar Risalesi) Üçüncü Şuâ (Sekizinci Hüccet-i İmaniye - Münacat) Yirmialtıncı Lem'a (İhtiyarlar Risalesi) Yirmibirinci Mektub (Yirmialtıncı Lem'anın Zeyli) Evdeki ihtiyarlara hürmet ve kıymetlerini bilmek hakkında Onyedinci Mektub (Yirmibeşinci Lem'anın zeyli - Çocuk Ta'ziyenamesi) Onyedinci Lem'anın Onikinci Notası (Eski Said'in gülmeleri, Yeni Said'in ağlamalarına inkılab edeceği hengâmda; gençliğin gaflet uykusundan ihtiyarlık sabahıyla uyandığı bir anda yazdığı Arabî münacat ve niyazının Türkçeye çevrilen bir kısmı) Bir Nur Talebesinin mahkemedeki müdafaasıdır. Valla ben erdim mi bilmiyorum ama şöyle bir şey oldu, bu risaleyi okurken baktım başında hastalar risalesi, münacat derken peşine ihtiyarlar risalesi, dedim ki dur yazayım anlaşılan bir iki Risale-i Nur dersinin toplamı bu risale. Ne okuduğumu unutmayım çünkü derse dalınca başlık başlık bilemem. Başladım yazmaya. Yukarıdakiler benim yazmam değil ama. Çünkü son sayfaya gelince bir de ne göreyim âdet olmadığı bir şekilde arkasında fihrist var. Buna mı erdim? Bilmem bence kıymetli. Ben her zaman risale okumanın himmetini hissettim üzerimde. Mutlu oluyorum. Bana sanki sen yorulma dendi. Ne bileyim hoş geldin bana. Üstad üstad diye gezmem ortada yalan yok şimdi çünkü öyle bir şey hissetmiyorum. Bu kitapları seviyorum ve üstadın da o kitaplara talebe olduğunu düşünüyorum. Bunu birine söylesem, daha doğrusu söyleseydim kesinlikle kınama yerdim. Hiç zannetmiyorum anlaşılabileceğimi. Yargılama kesin bence. Neyse. Zaten üstadın da benimle bir derdi olduğunu zannetmem. Mesela bir keresinde babam bizim namaz odasında talebelerle ve üstad ile namaz kıldığını görmüş. Peki ben ne gördüm, kabenin içinde meğer risale kütüphanesi varmış ve ben orayı görünce tamam diyorum kabeye gidilir bunun için.
Edebiyat
Zühretü'n-NurBediüzzaman Said Nursî · Söz Yayınevi · 2005163 okunma

Yazar Hakkında

Bediüzzaman Said NursîYazar · 173 kitap
Bediüzzaman Said Nursî (Mart 1878, Bitlis - 23 Mart 1960, Şanlıurfa), İslam alimi, düşünürü. 1892'de Bitlis'te Şeyh Emin Efendi ve diğer İslam alimlerinin de bulunduğu ilim meclisinde yapılan imtihan ve münazara sonunda Molla Fethullah tarafından Bediüzzaman unvanı verilmiş; diğer alimler tarafından da kabul görmüş ve bu isimle anılmaya başlanmıştır. I. Dünya Savaşı'nda gönüllü alay komutanı olarak Kafkas Cephesi'nde mücadele etti. Savaş sırasında birçok öğrencisi ölmüş, kendisi ise gazi olmuştur. Başarılarından dolayı kendisine Harp madalyası verildi. Ordu-yu Hümâyun'un tavsiyesi ile Dar'ül-Hikmet'ül İslamiye azası olarak atandı. 1922'ye kadar görevini yerine getirdi. 1923 yılında TBMM'nin daveti üzerine Ankara'ya gelen Nursî, Ankara'da aradığı atmosferi bulamaz. Van'a dönerek inzivaya çekilir ve daha sonraları bu dönüşünü Yeni Said'in başlangıcı olarak nitelendirir. Bu dönemde sosyal ve siyasi meselelerden uzaklaşır. En önemli vazifenin imanı kuvvetlendirmek olduğunu söyler. Şiddetle karşı çıktığı ama silah çekmediği Cumhuriyet idaresi tarafından bu dönem zarfında uzun yıllar sürgün, gözetim ve yer yer hapis hayatı yaşatılacak ve zorunlu ikamete tabi tutulacaktır. Büyük çoğunluğunun Isparta Barla'da yazıldığı Risale-i Nur külliyatının yazımı ve Nur Cemaati'nin oluşumu bu dönemde yaşanmıştır. 23 Mart 1960'ta Şanlıurfa’da vefat etti. Detaylı bilgi: tr.wikipedia.org/wiki/Said_Nursî