Zülfikar (Risale-i Nur Külliyatından)

·
Okunma
·
Beğeni
·
8
Gösterim
Adı:
Zülfikar
Alt başlık:
Risale-i Nur Külliyatından
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
458
Format:
Ciltli
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Envar Neşriyat
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
*Sen anlaşılıyor ki, bir parça firengî okumuşsun.

*Bu İslâm yazılarını okuyamıyorsun.
*Hem de bilenden sormuyorsun.

İşte gel, en büyük fermanı sana okuyacağım.
Bu mecmua büyük bir bahçedir, her adam her meselesini her meyvesini elde edemez. Ne kadar bilse kârdır.

Baştaki kısımdan herkes ve nısf-ı âhirden ehl-i ilim tam istifade edebilir.

Bütününü bilemedim diye vazgeçme, tekrar ile oku.

Said Nursî
Demek sükût ile tasdik ediyorlar.
Halbuki o asr-ı sıdk ve hakikatta ve o hakperest ve ciddî ve doğru adam olan sahabeler, zerre miktar yalanı görse, red ve tekzib ederler.

Halbuki bahsedeceğimiz vakıaları çoklar rivayet etmiş ve ötekiler de sükût ile tasdik etmişler.
Demek herbir hâdise manen mütevatir gibi kat'îdir.
Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm'ın mu'cizatı çok mütenevvidir. Risaleti umumî olduğu için, hemen ekser enva'-ı kâinattan birer mu'cizeye mazhardır. Güya nasılki bir padişah-ı zîşanın bir yaver-i ekremi mütenevvi hediyelerle muhtelif akvamın mecmaı olan bir şehre geldiği vakit, her taife onun istikbaline bir mümessil gönderir; kendi taifesi lisanıyla ona "hoş-âmedî" eder, onu alkışlar.

Öyle de: Sultan-ı Ezel ve Ebed'in en büyük yaveri olan Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm, âleme teşrif edip ve küre-i arzın ahalisi olan nev'-i beşere meb'us olarak geldiği ve umum kâinatın Hâlıkı tarafından umum kâinatın hakaikına karşı alâkadar olan envâr-ı hakikat ve hedaya-yı maneviyeyi getirdiği zaman; taştan, sudan, ağaçtan, hayvandan, insandan tut tâ Ay'dan, Güneş'ten, yıldızlara kadar her taife, kendi lisan-ı mahsusuyla ve ellerinde birer mu'cizesini taşımasıyla, onun nübüvvetini alkışlamış ve hoş-âmedî demiş.
Çünki sırr-ı imtihan ve hikmet-i teklif iktiza eder ki, akla kapı açılsın ve aklın ihtiyarı elinden alınmasın.

Eğer gayet bedihî bir surette olsa, o vakit aklın ihtiyarı kalmaz.
Ebu Cehil de, Ebu Bekir gibi tasdik eder.
İmtihan ve teklifin faidesi kalmaz.
Kömür ile elmas bir seviyede kalırdı.
Yalnız İbn-i Cevzî gibi bazı muhakkikler tenkidde ifrat edip, bazı ehadîs-i sahihaya da mevzu' demişler.

Fakat HER MEVZU

' şey'in manası yanlıştır demek değildir;

belki "Bu söz hadîs değildir" demektir.
İşte -nakl-i sahih-i kat'î ile- ashabına haber vermiş ki:

"Siz umum düşmanlarınıza galebe edeceksiniz; hem Feth-i Mekke, hem Feth-i Hayber, hem Feth-i Şam, hem Feth-i Irak, hem Feth-i İran, hem Feth-i Beyt-ül Makdis'e muvaffak olacaksınız. Hem o zamanın en büyük devletleri olan İran ve Rum padişahlarının hazinelerini beyninizde taksim edeceksiniz!.."

Haber vermiş, hem "Tahminim böyle" veya "Zannederim" dememiş. Belki görür gibi kat'î ihbar etmiş, haber verdiği gibi çıkmış. Halbuki haber verdiği vakit, hicrete mecbur olmuş. Sahabeleri az, Medine etrafı ve bütün dünya düşmandı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Zülfikar
Alt başlık:
Risale-i Nur Külliyatından
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
458
Format:
Ciltli
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Envar Neşriyat

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Edeb-î Kelâm

Kitap istatistikleri