Mustafa Kemal'in corinne'e gönderdiği on ikinci mektup
Siirt, 6 mart 1916 Aziz Madam, Bu defa hakiki dostluğumuzu hatırlatmak için ilk önce ben kalemi elime alıyorum. Batıdan doğuya kadar devam eden uzun ve yorucu bir yolda iki ay kadar seyahat ettikten sonra bir istirahat anı bulunabileceğine inanılır, değil mi? Fakat heyhat! Görülüyor ki, bu ancak ölümden sonra mümkün olacak. Fakat bu hayali rahata kavuşmak için Allahımızın cennetine gitmeye kolay kolay razı olacak değilim. Yarın başka bir seyahat istikametine gideceğim. Diyarıbekir'e gelen Nuri'ye beni, bugün bulunduğum Siirt'ten üç gün uzakta Miyafarkin'de bulmasını emrettim. Nihayet üç gün sonra birbirimizi göreceğiz ve eminim geçmiş günlerden ve bilhassa sizin aziz varlığınız sayesinde yaratılan iyi ve sevimli hatıralardan hararetle bahsedeceğiz. Bu satırları yazarken Doktor Hüseyin Bey yanımda, size ne yazdığımı soruyor ve bunların Matmazel Edith'e ait olacaklarını anlamakta ısrar ediyor. Çok memnun olsun diye, aziz Edith'in melekane tavırlarla fala baktığı tatlı anları hatırlamaklığınıza müsaade ediniz Valideniz hanımefendiye seçkin hürmetlerimi arz ederim. Doktor, Matmazel Edith için yazdığım cümleyi dinledikten sonra beni yalnız bırakı. Ben yalnızım, fakat her şeyi tasvirden acizim! Bu sayfanın geri kalan kısmını önümde bulunan bir kitaptan aldığım bazı sözlerle dolduruyorum: "Orduların hala devam eden mekanik hareketleri sona ermek üzereydi. Zira halkın hareketi sündüğü zaman askerler bulunmaz. Ruhların takati bittiği zaman generaller kendilerine gelemezler ve zaferler askerlerle, generallerle ve para ile birlikte sona erer..." Mignet. Son söz: "ya hiç doğmamış olmak veya hiç unutulmamak isterdim." Chateaubriand. M. Kemal Adres: General Mustafa Kemal Diyarıbekir.
Sayfa 58·Kitabı okudu
İyice karıştı kafam. Boz bulanık oldu beynim. İnsanların kitaptan vazgeçmeyeceğini düşünüyorum ya da gönlüm bunu arzuluyor. Ancak ne desem haklı çıkıyor ellerinin dijital olmasından mağrur, dediğinden pek emin adam.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sadece okumaya yarıyorsa kitaptan iyi afyon yok!…
Sayfa 10 - Ayrıntı Yayınları·Kitabı okuyor
An’ da kal
Einstein'ın dediği gibi, zaman içinde yaşadığımız bir durum değil, bizim düşünme biçimimiz. Benim bu kitaptan anladığım şey, gerçek olana odaklanmamız gerektiği çünkü zamanı bu şekilde yaratıyoruz. Durmadan gelecek denen o soyut hiçliği düşünerek değil.
Alıntı
“ Şunu iyi bil ki Bassanio, işine geldğinde Şeytan da Kutsal Kitap’tan örnekler verebilir.”
Doç. Dr. Mustafa Uzun anlatıyor.. Benim Hocayla asıl yakınlığım "Tasavvuf" kitabının yazımı ve yayımı sırasında oldu. Bu kitabın hazırlandığı günlerde ben Hoca'nın Feneryolu'ndaki evine çok gittim geldim. Hem Yüksek İslâm'dan öğrencisi, hem de kitabın yayıncısı sıfatıyla. O sıralarda dikkatimi çeken şeylerden biri şuydu. Her gidişimde bana dolmuş ücreti üzerinden gidiş-dönüş parası verirdi. Tabii biz böyle şeye alışık değiliz. Ben kaç sefer almak istemedimse de, Hoca israrla: Hayır, dedi, sen buraya benim için gelip gidiyorsun. Bu parayı alacaksın! Hocam, geliyorum ama, ben sizden istifâde ediyorum! Ayrıca yemeğinizi yiyorum, çay içiyorum... Eğer hesaba vurulursa ben size borçlu çıkarım!... Filân dedimse de, Mahir Hoca, aynı ısrarla: Hayır, sen buraya benim için geliyorsun, dedi diretti. -Tarikat-ı Furkaniyye derdi Hoca kendi meşrebine- Tarikat- Furkaniyye'de esas, insanın kendi (nefsi) için uygun gördüğünü, kardeşi için de uygun görmesidir. Sonraa... Kitabı bastırdık, satışa sunduk. Kitaptan elde edilen ilk parayı kendisine götürdüğüm zaman Mahir Hoca beni, Kadıköy'de bir tatlıcıya götürdü. Osman Ağa Câmii civarında o zamanki adı Çömçe olan bir yere gittik. Herkes tanıyor Hoca'yı orada -Buyurun efendim buyurun! Hoş geldiniz, ne arzu edersiniz? -Biz künefe yiyeceğiz dedi hoca. İlk defa o gün, orada künefe yedim ben.