9/10
·624 syf.··
2026 54. kitabı
Kitaba başlarken yarım bırakır mıyım acaba diye biraz çekinmiştim ama endişelerimin hepsi sayfalar ilerlerken yavaş yavaş yok oldu gitti resmen. Beklediğimden çok daha keyifliydi kitap. Sanırım zaman ilerledikçe okumaktan hoşlandığım türler de değişiyor. Daha önce okusam sıkılacağım kitaplardan çok büyük keyif almaya başladım ve Kıyamet Kitabı o listenin baya yukarısında diyebilirim. Aslında zaman yolculuğu temalı kitapları pek sevemiyorum ben. İşlemesi gerçekten çok zor bir konu ve her şey pamuk ipliğine bağlı olduğu için -özellikle geçmişe yapılan yolculuklarda- hikayeler genelde kasıntı oluyor gibi geliyor bana. Başlamadan önce biraz da bu yüzden çekinmiştim ama Kıyamet Kitabı diğer zaman yolculuğu kitaplarından çok farklıymış. Peki nasıl farklıymış? Her şeyden önce hikaye zamanda yolculuğun kendisinden çok yolculuk sonrası yaşananlarla ilgiliydi. Sadece bir kez zamanda geriye gidildi ve hikaye geçmiş ve -kitap evrenindeki zamana göre- günümüz olarak ikiye ayrıldı. Diğer kitaplardaki gibi sürekli başka yerlere geçip durmadılar yani. Ayrıca yolculuğun sebebi maceraya çıkmak için değil de bilime katkı sağlamak için olunca okuduğum diğer kitaplardan hemen ayrıldı. Şöyle birazcık da kitaptan bahsedelim; Geçmişe yolculuk yapan tarih öğrencisi Kivrin ve onun bu yolculuğa çıkmasını asla istemeyen, endişe içindeki üniversite hocası Dunworthy; bu iki dönemi bize anlatan iki ana karakterdi. Kivrin'in cesaretine gerçekten hayran kaldım ama Dunworthy'nin önsezilerini de hafife almamak gerektiğini Kivrin'le beraber kitabın ilerleyen sayfalarında yaşayarak öğrendik. Kivrin yanlışlıkla girdiği her eve ölüm getiren veba salgınının yaşandığı döneme gitmişti. Dunworthy'nin ağzından dinlediğimiz 2054'te ise bambaşka bir salgın (grip) ortaya çıkmıştı. İki ayrı dönemde salgınlara
Kıyamet KitabıConnie Willis · İthaki Yayınları · 2026206 okunma
Bin Yıldır Düşmeyen Cephemiz Doğu Türkistan
6/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
"İnsan kafasını fare kafasından ayıran en temel özellik zalime karşı duyduğu öfkedir." İhsan Şenocak'ın "Bin Yıldır Düşmeyen Cephemiz Doğu Türkistan" eseri, sadece bir coğrafyanın hazin hikâyesini değil, İslam ümmetinin kanayan iki büyük yarası olan Doğu Türkistan ve Gazze’nin sessiz çığlığını kalbimize mühürlerken, bu coğrafyalarda yaşayan ümmetin onur ve hürriyet davasını sarsıcı bir dille ele almaktadır. Kitaptan süzülen şu hakikatler ışığında hazırlanan bu inceleme, Doğu Türkistan’da yaşanan sessiz soykırımı iliklerimize kadar hissettirirken, okuyucuyu konforundan uyandırıp bir vicdan muhasebesine davet etmekte, her Müslüman’ın bu ve bunun gibi eserleri neden okuması gerektiğini gözler önüne sermektedir. Tarihin Sessiz Çığlığı: İkinci Endülüs Doğu Türkistan Bugün Gazze’de bombalar altında can veren kardeşlerimizin feryadı dünyayı inletirken, Doğu Türkistan’da "Sincan/Kazanılmış Topraklar" adı altında sessiz bir soykırım yaşanmaktadır. Yazar, bu kadim İslam beldesini "İkinci Endülüs" olarak tanımlar; dün Kilise’nin Endülüs’te yaptığı kültürel ve fiziksel yıkımın bir benzeri, bugün modern dünyanın gözleri önünde Çin tarafından Türkistan topraklarında sistematik bir şekilde tatbik edilmektedir. Bir yanda Gazze’nin açık hava hapishanesi hali, diğer yanda Türkistan’ın devasa bir toplama kampına dönüştürülmesi, kalbi olan her mümin için taşınması zor bir yüktür. Firavun’u Geride Bırakan Modern Bir Soykırım Eserde, Çin zulmünün ulaştığı boyutların tarihteki en zalim figürlerle kıyaslandığı görülmektedir. Yazarımız eserde bu konuyu şöyle vurgulamaktadır. "Firavun'un Beni İsrail'e yaptığından daha sefil bir zulüm var bugün Doğu Türkistan'da. Firavun, doğan çocuklardan sadece erkekleri, Çin ise daha anne karnında kız-erkek ayrımı yapmadan hepsini katlediyor. Ne var ki
Din
Bin Yıldır Düşmeyen Cephemiz Doğu Türkistanİhsan Şenocak · Hüküm Kitap · 2019534 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Doğu'nun Limanları
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 22:27
Semerkant ı okuduktan sonra kitaptan çok etkilendiğimden yazarın başka kitaplarını okumak isteyerek Doğunun Limanlarını okudum. Annesi Ermeni, babası Osmanlı soyundan olan İsyan'ın savaşa denk gelen trajik hayatının öyküsü. Müslüman İsyan'ın Yahudi Clara ile yaşadığı büyük ama imkânsız aşk etrafında geçen bir hikâye de diyebiliriz. Fakat bu, sadece bir aşk hikâyesi değil; savaşın, kimlik arayışının, aidiyetin ve hoşgörünün iç içe geçtiği etkileyici bir roman. Anlatımı sade ama hissettirdiği duygular oldukça derin. Yazar Amin Maalouf , insan olmanın sınırlar ve kimliklerden çok daha büyük olduğunu anlatmak istemiş. Kesinlikle okunmaya değer bir eser Doğu'nun Limanları
Edebiyat
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Türkan
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
TÜRKAN ( TEK VE TEK BAŞINA ) Sayfa : 344 - Tür : Biyografi Yazar : Ayşe Kulin Derleyen : İlk yayın yılı: Şubat 2015 Everest Yayınları - Haziran 2026 da dinledim Storytel Tavsiye puanım 9 / 10 KONU : Ayşe Kulin'in kaleminden çıkan Türkan, yaşamını eğitime, bilime ve çağdaş Türkiye idealine adayan Prof. Dr. Türkan Saylan'ın hayat hikâyesini anlatıyor. Kitap; çocukluğundan doktorluk yıllarına, cüzzamla mücadelesinden Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'ndeki çalışmalarına kadar hem mesleki hem de kişisel yaşamını etkileyici bir dille aktarıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin yakın tarihine de tanıklık ettiren biyografik bir roman. YORUM : Zaten çok sevdiğim Türkan Saylan'ın bu biyografisini okuduktan sonra kendisine bir kez daha hayran kaldım. Hayatındaki onca zorluğa, kalp kırıklıklarına rağmen yaşam azmi muazzam. Onun yalnızca başarılı bir doktor değil; cesur, ilkelerinden ödün vermeyen ve binlerce kız çocuğunun hayatına dokunan gerçek bir mücadele insanı olduğunu bu kitapta bir kez daha hissettim. Ayşe Kulin'in akıcı anlatımı sayesinde kitap hiç sıkmadan ilerliyor. Bence sadece bir biyografi değil, aynı zamanda ilham veren bir yaşam öyküsü. Özellikle Türkan Saylan'ı daha yakından tanımak isteyen herkesin mutlaka okuması ya da dinlemesi gereken eserlerden biri. Ağlamak serbest "Bazı insanlar yalnızca kendi hayatlarını değil, dokundukları binlerce hayatı da değiştirir. Türkan Saylan tam da onlardan biri..." Herkese keyifli okumalar... • Bunun gibi dizi ve kitap yorumları için Instagram Gülşah O. sayfamı takip edebilirsiniz. Not : Kitaptan yaptığım alıntıları 1000Kitap uygulaması üzerindeki profilimden görebilirsiniz (eyeofthebook) NE ZAMAN BİR KİTAP AÇIP OKUSAN, BİR AĞAÇ GÜLÜMSER ÖLÜMDEN SONRA YAŞAM OLDUĞUNU BİLEN
Kitap İncelemesi
TürkanAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20186bin okunma
Puan vermedi·438 syf.·
2026 30. kitabı
Gökyüzü herkesindir ama toprak sadece güçlünün... ​Bu satırlar, Yaşar Kemal’in dünyasından aldığım o derin ilhamla, bu koca kavgayı düşündükçe bana hissettirdikleri aslında. Kitabın kapağını her açtığımda içimde büyüyen, o binlerce sayfa boyunca anlatılan adaletsizliği benim gözümden tek bir solukta özetleyen, tamamen bu kitaptan esinlenerek kalbime düşen bir cümle bu. Kapağı açtığım an beni karşılayan o uçsuz bucaksız Çukurova’nın üzerine çöken karanlık bir bulut gibi hissettiriyor bana. İnce Memed’i kaçıncı kez elime aldığımı, o ilk sayfadaki tozlu yola kaçıncı kez düştüğümü artık gerçekten saymıyorum. Ama her defasında, sanki o sarp patikada Memed’le ilk kez karşılaşıyormuş gibi göğsüme kocaman bir yumru oturuyor. İçimde bir şeyler titriyor her açtığımda. Memed’in o çelimsiz, "ince" hali; aslında hepimizin hayatın bir yerinde sakladığı, bastırdığı, kimselere itiraf edemediği o "artık yeter" deme arzusunun ete kemiğe bürünmüş hali gibi geliyor bana. O zayıf omuzlardaki yükü taşırken onunla beraber nefes nefese kalıyorum. ​İnsan sayfalar arasında kayboldukça, o tozun toprağın sıcaklığını teninde hissettikçe şunu çok net anlıyor: Bizi asıl hapseden, bizi çürüten şey sadece kerpiç duvarlar ya da zalimlerin dayattığı o acımasız otorite değil; kendi içimizde besleyip büyüttüğümüz, bizi felç eden o bitmek bilmeyen korku. Memed, beş köyün tek hakimi olan Abdi Ağa’nın karşısına dikilirken aslında sadece etten kemikten bir adamla da savaşmıyor; yüzyılların getirdiği o köhne kabullenmişlikle, ruhlarımıza kazınan o "böyle gelmiş böyle gider" inancıyla çatışıyor. Onu her okuyuşumda, sanki hikayeyi hiç bilmiyormuşum gibi aynı heyecanla ve aynı sızıyla sarsılmamın sebebi tam olarak bu. Çünkü o "kaderin budur, bunu çekeceksin" diyenlere karşı verilen bu onur kavgası asla eskimiyor,
1000Kitap
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,5bin okunma
Puan vermedi·264 syf.··
2026 9. kitabı
Özellikle kırılgan, çabucak sıkılıp vazgeçen,en ufak bir sıkıntıda pes edip dağılan çocuklara ilham verecek bir gerçek yaşam öyküsü "Rüzgârı Dizginleyen Çocuk" Azmin, bilginin gücünün, imkansız gibi görünen şeylerin başarılabileceğinin kanıtı 14 yaşında ki William Kamkwamba. 1987 yılında Afrika Malavi de doğan William, yedi çocuğu olan yoksul bir ailenin ikinci çocuğuydu.Evin tek erkek çocuğu olan William’ın 6 kız kardeşi vardı.Yaşadığı bölgedeki kıtlık artık dayanılmaz olmuştu.Etrafındaki insanlar teker teker ölüyordu.Buna bir son vermeli,en azından denemeliyim diyerek yola çıktı William.Çevresinde ki insanların, hatta ailesinin bile ona deli gözüyle bakmasını hiç umursamadan sadece amacına odaklandı. Ve başardı! Maddi imkansızlıklardan okuluna devam edemeyen William' ın hayatını köylerine kurulan kütüphanedeki bir Fen bilgisi kitabı değiştirdi.Kitaptan ilham alarak hiçbir eğitimi,deneyimi veya herhangi bir desteği olmadan kendi çabası ve çalışmaları ile 14 yaşında evinin enerji ihtiyacını karşılamak için bir rüzgar gülü kurup bundan elektrik üretmeyi başardı. Bu sayede kendisine ve ülkesine parlak bir geleceğin kapısını açmış oldu William. Bazen bir kitap tüm hayatınızı değiştirebilir. Rüzgarı dizginleyemezsin belki ama onunla nasıl dans edeceğini öğrenebilirsin. Zorluklar rüzgar gibidir; ya savurur ya yükseltir. Seçim senin.
Rüzgarı Dizginleyen ÇocukWilliam Kamkwamba · Beyaz Balina Yayınları · 20244,969 okunma