Aklın pek garib bir hali vardır. Öyle bir yed-i tûlâ sahibidir ki bazen kâinatı ihata etmekle kucağına alıyor. Bazen daire-i imkândan çıkar, en yüksek dairelere müdahaleye çalışır. Bazen de bir katre suda boğulur, bir zerre içinde yok olur, bir kılda kaybolur.
Mesnevî-i Nuriye
Bu ise kısmete bağlıdır. Talebinde kalaka(zahmete) düşer. Ve sürat-i zevali (çabuk bitmesi) itibarıyla aklı başında olan onları kalbine alıp kıymet vermez.
Mesnevî-i Nuriye
“Arzu ettiklerinize henüz ulaşamamış olmanızın nedeni kendinizi, arzularınızın titreşimine uygun düşmeyen bir titreşim içerisinde tutuyor olmanızdır. Bu tek nedendir —her zaman!
Arzu ettiğiniz deneyime bir şey sunabilmenin yolu arzu ettiklerinizle titreşimsel bir uygunluk elde etmenizden geçer.”
( ALINTIDIR; kitap ve yazar ismini not almamışım)
🤔 NE DÜŞÜNÜYORUM? 🤔
Arzu ettiğimiz şeyi elde etmek için onunla titreşimsel bir uygunluk yakalamamız şart ise, ki şart, o halde hedeflediğimiz bu uyumun bizi titreşimsel olarak aşağı çekmeyeceğini de bilmemiz gerekir. Yani arzumuzun (ve de niyetimizin) âli olması… gerekiyor/gerekir.🤔 O zaman buna değer!
.