a

Aydınlanma Felsefesi

4 üye
Takip
Kavramlar ve fikirler ve güce kavuştuklarında kendilerine tapındırmak ve keyfi kararlar vermek cihetinden insanlarla aynı eylemi gösterirler; demek ki Yeni Çağ'ın ampirizmi de meydana gelirken içine, tam anlamıyla inançlı rasyonalizme karşı biraz üstün körü bir muhalefet karışmış, o muhalefet de bizzat güce kavuşunca, sığ maddeci, tabiat ve toplum felsefesi zihniyetinin zaman zaman adeta popülerlik kazanmasının kabahatlilerinden olmuştur.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Aydınlanma Felsefesi
AKIL ve VAHİY...
Aydınlanma felsefesi de farklı görüşlerle, kilise-akıl savaşına bir çare-çözüm bulmaya çalıştılar. John Locke, dinin devlete, devletin de dine müdahil olmadığı lâik bir din tasavvurunu savundu. Ona göre vahiy, aklın ulaşamadığı metafizik âlemin malûmatını bildiriyordu. Yâni bir mânâda vahiy akıl üstüydü. Fakat bu akıl üstülük akla aykırı oluşa kadar varmamalıydı. 18. asrın deistlerinin öncü isimlerinden John Toland, Hıristiyanlığı her türlü sırlarından arındırarak bütünü ile bir akıl dini hâline getirmeye çalıştı ve vahyin mutlaka akla uygun olması gerektiğini savundu. Bu anlayışa göre akıl, vahye dair yargıda bulunan bir üst merci kabul ediliyordu...
Sayfa 28 - Kilisenin Çaresizliği, Hüküm Kitap.
Aydınlanma Felsefesi
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
FARKLI AKIMLAR...
Akla yüklenen aşırı güven ve mutlak özgürlük talebi, Skolastik felsefenin muhkem kalelerini sarstı. "Skolastisizmi temsil eden "din"le, Aydınlanmayı temsil eden "akıl" savaşında, kilise, inananlarının imanlarını koruyabilmek için çareler aradı. Akılla anlaşmanın yolarını aradı. Bu çerçevede birçok farklı akım zuhûr etti...
Sayfa 27 - Kilisenin Çaresizliği, Hüküm Kitap.
Aydınlanma Felsefesi
AYDINLANMANIN MUTLAK TANRISI: AKIL...
Aydınlanmayı, kendisinden önceki çağlardan farklı kılan en önemli anlayış ise, onun akla yüklediği anlamda aranmalıdır. Ona göre akıl, tarihî ve içtimâî olarak belirlenmiş bir kavram olmaktan çok, bütün içtimâî süjeler, milletler ve şahsiyetler için geçerli, gerçek, cihanşümul, öz taşıyan bir kavramdır. Çünkü aklın Pozitif bilimle, gerçek olan her şeyi en yalın formlarına ve amme ile ilgili inançtaki köklerine kadar tesbite çalışan ve bu tesbiti de müşahhas bir bütüne götüren tahlil gücü vardır...
Sayfa 26 - 27 Aydınlanma Felsefesi, Hüküm Kitap.
Aydınlanma Felsefesi
Aydınlanma ile Akıl tekrar işlerlik kazanacaktı. İnsan, düşünme ve değerlendirmede din ve geleneklere bağlılıktan kurtarılacaktı. hayatın her alanına lâik bir dünya görüşü hâkim olacaktı. 18. asra gelindiğinde bütünüyle Avrupa, bu nev'i temennilerin yüksek sesle tekrar edildiği seküler bir coğrafya görünümündeydi. Aydınlanma, tanrı-kilise merkezli bir dünyadan, insan-akıl merkezli bir dünyaya geçişin çağı olmuştur...
Sayfa 26 - Aydınlanma Felsefesi, Hüküm Kitap.
Aydınlanma Felsefesi
Fakat Gog bence çok öğretici ve aydınlatıcı bir örnektir.
Aydınlanma Felsefesi