"...Dünyanın kabul ettiği, bu böyle dediği şeylere, beğenmediğim için, bana uymadığı için ya da sırf karşı çıkmak için karşı çıkmıyorum artık, o şeylere yalnızca kalbim çarpmadığı için bakamıyorum. Biliyorum. Özletmeyeni aramıyorum. Gümletmeyeni okumuyorum. Gülen insanları seviyorum. Gerçek insanları, hakiki duyguları. Kimsenin bir şey satabileceği biri olmamaktan memnunum. Hayatı bir müşteri gibi yaşamamaktan. Tüm ilişkilerini, arkadaşlıklarını bile bir müşteri gibi yaşayanlardan uzaklaşmaktan... "
“İki insanın sarılarak geçirdiği sarsıntı özü olmalı evrenin. Sonsuza dek varan, var eden, yaşatan, yaşamı ileri çağlara doğru devreden bu birleşme...”
İki insanın birleşmesindeki sonsuzluk özü olmalı insan yaşamının. Özü olmalı güneşin. Özü olmalı sevişmeyi duyan ve duyuran gücün. Bizi saran sıcaklığın. Soğuyan gecelerin.