“ Nadir rastlanan bir insan olduğu için
Duyulan kıskançlık da o derece büyük olur;
Kıskanan da güçlü bir kişi olduğu için,
Şiddetli olacaktır kıskançlığı da.” (s.24)
William Shakespeare insanın en zayıf yanlarından birine dokunuyor aklın sustuğu yerde duygunun nasıl kontrolü ele aldığını kış masalında gösteriyor.
Oyun beş perde boyunca sakin ve dengeli ilerliyor, saray hayatının içinde dostlukların, evliliklerin ve sadakatin kurduğu düzen kendini gösteriyor. Ancak küçük bir şüpheyle başlayan süreçte ilişkilerin yavaş yavaş sorgulanmasına ve dengelerin bozulmasına neden oluyor. Hiçbir somut kanıt olmadan büyüyen bu kıskançlıkla kurulan sevgi bağı yavaş yavaş yok ediyor.
Suçlamalar, kayıplar ve geri dönüşü olmayan hatalar peş peşe geliyor. Yıllar geçiyor ama zaman araya giriyor ve hikaye ikinci bir hayat buluyor. İlk bölümdeki sertlik, yerini daha yumuşak ve umutlu bir tona bırakıyor.
Shakespeare trajedi ile birlikte umutlu bir hikaye kuruyor. İlk bölümde sert bir çöküş izletirlen ikinci bölümde affetmenin ve yeniden başlamanın mümkün olduğunu hissettiriyor. Bu geçişle karanlıktan aydınlığa doğru ilerleyen bir yapı kuruluyor.
Okurken sahneler iki ayrı dünya gibi akıyor. Ağır ve karanlık bir atmosfer yerini daha sıcak ve canlı bir havaya dönüşüyor. Kış Masalı kıskançlık hikâyesiyle insanın hatalarıyla yüzleşip yeniden ayağa kalkabileceğini anlatan bir kurgusallıkla oluşturuyor. Geçmişin yüküne rağmen umutla her şeye rağmen devam edilebileceğini gösteriyor.
Herkese keyifli okumalar.