c

Celal Kuru

1 üye
Takip
Körleşme...
Yahyâ, bunca okumaktan bahsetmişken, eğer bir gün "KörleşmeKörleşme"yi okursan, nasıl yavaş yavaş yenildiğimizi, bu yenilgiye gözlerimizi kapatarak, kör taklidi yaparak nasıl karşı koymaya çalıştığımızı ve bu çabanın bizi nasıl komik bir hâle düşürdüğünü daha iyi fark edeceksin. Bu farkındalık da seni incitmekten başka bir işe yaramayacak. -Celal KuruCelal Kuru, "Yahyâ'ya Mektup IV", edebifikir.com, 6 Nisan 2021-
Celal Kuru
KİTAP TAVSİYESİ ZEHİRLİ BİR ŞEY!..
Kitap tavsiye edenlerden de, etmekten de hep çekinmişimdir. [...] Evet, kitap tavsiyesi zehirli bir şey! Öncelikle tavsiye ettiğiniz kişiyi tanımanız, hangi kitapları okuduğunu, hangi türlerden hoşlandığını bilmeniz gerekiyor. Ayrıca tavsiye ettiğiniz kitabın üzerine mutlaka sohbet etmelisiniz. Aksi taktirde bütün tavsiyeler kısır kalacaktır. Geçenlerde sosyal medya üzerinden Mihail BulgakovMihail Bulgakov'un Usta ve MargaritaUsta ve Margarita’dan sitayişle bahsettim. Bu övgüden sonra okumaya başlayanların çoğu kitabı ya yarım bırakacaklar, ya da kitabı abarttığımı düşünecekler. Çünkü bir kitap tek başına bir anlam ifâde etmiyor. Ona akraba kitaplar da okunmalı ki bir mihenk taşın olsun. Konusu ruhunu şeytana ruhunu satan diğer kitapları, Honore de BalzacHonore de Balzac'ın Tılsımlı DeriTılsımlı Deri'si, Oscar WildeOscar Wilde'ın Dorian Gray'in PortresiDorian Gray'in Portresi'ni Hüseyin Nihâl AtsızHüseyin Nihâl Atsız'ın Ruh AdamRuh Adam'ı ve Johann Wolfgang Von GoetheJohann Wolfgang Von Goethe'nin FaustFaust’u okuyunca benim övgüm ve tavsiyem bir kıymete binip anlaşılacaktır... -Celal KuruCelal Kuru, "Müşâhede Notları II", edebifikir.com, 28 Kasım 2025-
Celal Kuru
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İYİ KİTAPLAR ve...
İnsan eliyle yazılmış en iyi eser deyince aklıma ilk Hikem’ül AtâiyyeHikem’ül Atâiyye İkinci olarak da Mantıku't-TayrMantıku't-Tayr gelir. Muhteşem Ferîdüddin AttârFerîdüddin Attâr, “Benim mısralarım harikulâde özelliklere sahiptir, (okuyana) her ân gittikçe daha fazla (manevi) kâr ve kazanç getirir. Mümkün olduğunca ne kadar sık okursan, onlar da her seferinde kesinlikle daha hoş gelecektir. Özene bözene büyütülmüş bu gelin sana duvağını bir çırpıda değil ancak azar azar açacaktır.” der. Bu sözler benim için kılavuz olmuştur. Bence iyi bir eser okuduğunda geri dönme, tekrar okunma isteği uyandırıyorsa ve ikinci, üçüncü kez okunduğunda, vay be ilkinde hiçbir şey anlamamışım, bu eserde nice güzellikler varmış dedirtiyorsa bu eser iyi bir kitaptır. Beş sene, on sene sonra tekrar okuduğun kitap sana zayıf geliyorsa o eser vasattır. -Celal KuruCelal Kuru, "Müşâhede Notları II", edebifikir.com, 28 Kasım 2025-
Celal Kuru
DUA, YOL ARKADAŞIN OLSUN...
... Mimar Burhan hakkında birkaç söz etmeden bu mektup biteceğe benzemiyor. Bu ağabeyimiz üniversitede okurken tanışıp âşık olduğu ve birlikte birçok zorlukları aştığı kızdan ayrılmak zorunda kalır. Aradan fazla bir süre geçmeden kızın evlendiği haberini alır ve o günün akşamında şantiyede işçilere pilav yaptırıp dağıtır ve hepsinden onun mutluluğu için dua etmesini ister. Bu hâdiseyi anlattıktan sonra söylediği söz hiç aklımdan çıkmaz: “İnsan sevip ayrıldıktan sonra sevdiğinin ardından beddua ediyor, kem söz söylüyor, kötülüğünü istiyorsa, bil ki o gerçek sevgi değildir. Gerçekten seven sevdiğinin kötülüğünü istemez, isteyemez.” Biliyorum sözü uzattım. Yahyâ, senden ricam odur ki, senin ilmin başkalarının cahilliğinden doğan bir kaza olmasın ve her zaman salihlerle birlikte ol. Eğer bunları gücün yetmezse onların hayatını oku. Karşılaştığım, tanıştığım gerçek ilim ehlinden duyduğum budur. Her yazdığımı unutsan da son söylediklerim yol arkadaşın olsun. -Celal KuruCelal Kuru, "Yahyâ'ya Mektup III", edebifikir.com, 22 Mart 2021-
Celal Kuru

Celal Kuru Konusuna Benzer öneriler

d
Dengbej7 üye · 1 yeni gönderi
Takip
k
Kendime..17 üye · 1 yeni gönderi
Takip
f
Fıkıh16 üye · 1 yeni gönderi
Takip
İŞ: BİLMEK DEĞİL, BİLDİĞİNLE AMEL ETMEK..
Yahyâ, Buhara Gönüllüsü Şevket abi vardı. Bembeyaz sakalları, dinginliği, vakarı, büyüklere sadakati insanda hayranlık bırakır ve doğrudan cezbederdi ve de insanda kendisiyle konuşma isteği uyandırırdı. Konuşmaya başlayınca da büyük bir hayâl kırıklığı olurdu. Her sohbette hemen hemen aynı şeyleri anlatır, namaz kıldırırken dili dönmediği için bâriz tecvit hatâları yapar bu da insanlar arasında dedikoduya sebebiyet verirdi. Özellikle iyice yaşlanıp gözleri zayıf görmeye başlayınca kitaptan okuduklarını da kekeleyerek okumaya başlamıştı. Bu da daha can sıkıcı bir hâl alıyordu. Ben dâhil birçok kişi bundan şikâyet ederdik. Yaşının verdiği tecrübeyle olsa gerek arkasından konuşulanları, bıyık altından gülenleri hisseder ama hiçbir şey söylemezdi. O büyük bir sadakatle verilen emri yerine getirmekten başka bir şey düşünmezdi. Günler böyle akıp giderken bir gün hastaneye kaldırıldığını işittim. İki gün sonra da evine göndermişlerdi. Akciğer kanseri olduğu ve bir-bir buçuk ay ömrünün kaldığını öğrendiğimde o eleştiren birkaç kişiyle birlikte riyakârca ziyaretine gittik. Şevket abi bedenen bitik bir hâldeydi ama ruhen acayip bir zindelik içindeydi. Konuşmaya başlayınca o kekeleyerek konuşan, sürekli aynı şeyleri anlatan abi gitmiş de yerine başka birisi gelmişti sanki. Öyle bir sohbet veriyordu ki değme hatipler bu üslûba erişememiştir. Böyle tane tane, kendinden bir şey katmadan, geldiği gibi anlatıyor, sohbet su gibi akıp yolunu buluyordu. Bu durum dilden dile dolaştı ve bütün ilçe haberdar oldu. Peyderpey insanlar ziyaretine gidiyor, sohbetinden istifade ediyor, şaşkınlıktan apışıp kalıyorlar ve iyileşmesi için dua edip bir ân önce sohbete başlamasını bekliyorduk. Son ziyaretine gittiğimizde: **"Bana öyle şeyler gösterildi ki şimdi size anlatsam hiçbiriniz inanmaz ve
Celal Kuru