"Aklımızın daima açıklıktan ve kesinlikten yana olmasına karşın, ruhumuz daha çok kuskulu seylerden hoşlanır. Ruh kendisini yabancı hissettiği, bütün bilinen objelerin kendisini terk etmiş göründüğü yerlere ulaşmak için, felsefi araştırma ve mantıki sonuç çıkarmanın zahmetli yolundan yürümek yerine hayal gücüyle -biraz da bilinçsiz olarak- tesadüflere ve şansa sığınmayi tercih eder."