Dini önderler kendi ihtişamlarıyla yetinmez, tüm aile fertlerini güçlendirmeye çalışırlar; onlar da halk yığınlarını soyup soğana çevirerek kan kustururlar. Bir hükümdarın şanı, ölümünden sonra, miras olarak büyük oğluna geçer her zaman; ancak dini bir önderin şanı, onun yaşayan erkek kardeşlerini ve yeğenlerini de ünlendirir! Böylece Hıristiyan piskopos, Müslüman imam, Brahman rahip, fırsat düştüğünde, avlarını çok sayıdaki kollarıyla yakalayıp, çok sayıdaki ağızlarıyla onların kanını emen birer deniz canavarına dönüşürler.
Sayfa 32 - Türkiye İş Bankası İstanbul Kültür Yayınları·Kitabı okudu
“Daha da ileri gidiyor, tüm ölümlerin yüzde doksanının intihar sayılabileceğini söylüyordu. Hayata karşı merak beslemeyen, var olmaktan çok az sevinç duyan kimseler, bilinçaltında hastalıkla, kazayla ve şiddetle işbirliği yapar, onları kendi üstlerine çekerler, diyordu.”
Eğer bir tartışmacı tartışmasını duygularına kapılmadan yürütüyorsa ve sadece tartışma konusunu düşünüyorsa, okuyucu da ister istemez o tartışma konusuna odaklanır.