(4/4) 13. yüzyıla gelindiğinde de mimaride gotik üslup ön plana çıkmıştır. Batı sanatı durağan bir sanat değildir. Sürekli bir değişim halindedir. Doğu sanatı ise durağandır. Bu nedenle batıda, 12. yüzyılda Roman üslubu varken, 13. yüzyılda gotik üslupla karşılaşmak şaşırtıcı bir durum değildir. Ama 14. yüzyılın başlarında perspektifin bulunuşu, ortaçağın en büyük buluşlarından biri sayılmalıdır.
Sayfa 40 - Babil Yayınları: 29, Birinci Basım: 2003·Kitabı okudu
"Gösterişçi cüzamlı öpme, Ortaçağ dervişleri ve soylu ruhban
sınıfı arasında moda olmuştu. Kudüs'teki şövalyeler, Kutsal Toprakların cüzamlılarının yaralarını öpmek için kâfirleri katletmeye
ara vermişlerdi, cüzamlıların acılarına imreniliyordu, çünkü acı
çekmek insanı Tanrı'ya yaklaştırıyordu.
Aquitaineli Eleanor (1122-
1204) cüzamlı öpmeye düşkündü. Cinselliğe düşkünlükleri yanlış
bir biçimde hastalığın nedeni olduğuna inanılıyordu. Ortada olan
yeryüzü süprüntülerini öpmekten daha büyük bir keyif ve daha iyi
bir alçakgönüllülük kanıtı olabilir miydi? Yasak erotik özlemleri
gizlemenin, insanın bedenini dokunulmaz kılmasından daha iyi bir yolu olabilir mi? Kendine ihanetin cezası öpüşmeydi."
Orta Çağ'da İslâm dünyasında üç ayaklı bir para sistemi bulunuyordu: Altın parayı ifade eden dinar, gümüşten imal edilen dirhemler, sadece darp edildiği ülkede geçerli olan, bozuk para diyebileceğimiz akçeler...
Orta Çağı anlamlandırma çalıştığımızda okunması gereken bir kitaplardan. Arkadaşların dediği gibi bazı eksikleri olsa da konuyu alış şekliyle ve ifade edişiyle kafa açıcıdır. Batı Roma’nın yıkılmasından başlayıp siyasi tarihi başta olmakla birlikte din anlayışını, feodal yapıyı, teknoloji durumunu, ekonomi, salgınların etkisi gibi konulara değiniyor. İyi okumalar.
‘’Yetkinin dayanağı giderek daha fazla toprak mülkiyetinden geçecek, ahlâkın dayanağı ise bağlılık ve inanç olacak, bu değerler uzun sure Eski Yunan-Roma yurttaşlık erdemlerinin yerini alacaktır. Antik Çağ insanı doğru dürüst olmak zorundaydı, Ortaçağ insanı ise sadık olmak zorundadır.’’ (sayfa 64)
Ve son olarak kendi önermesiyle bitirmek istiyorum gerçekten de Orta Çağ karanlık çağ mıdır?
“Bir zamanlar erkekler yakışıklı ve boylu bosluydular, ama bu, yaşlanmakta olan dünyanın acıklı durumuna tanıklık eden birçok nedenden yalnızca biri. Gençler artık hiçbir şey öğrenmek istemiyorlar, bilim geliyor, tüm dünya tepetaklak olmuş, körler körleri yönetiyor ve onları uçuruma sürüklüyorlar, kuşlar daha uçmayı öğrenmeden yuvadan ayrılıyor, eşekler çalıyor, öküzler oynuyor…”