Platonik aşıklara müjdem var;
Esasında hiçbir aşk hatta hiçbir platonik aşk boş değil, boşa gitmiş değil ve aslında karşılıksız değildir. Tıpkı söylenmiş hiçbir sözün yazılan hiçbir yazının, yaşanan hiçbir mevsimin, toprağa atılan hiçbir tohumun boşa gitmemesi gibi. Einstein'in yapmış olduğu araştırmalardan birinde bir teorisinde bulduğu önemli sonuçlardan biri şudur "kâinatta enerji yok olmaz." Yine yapılan bilimsel çalışmalarda Dünyada yüzlerce yıl önce geçmişte söylenilen sözlerin bile yok olmadığı uzayın derinliklerinde yankılandığı tespit edilmiştir. Yani esen bir yelden, en ufak bir kalp çarpıntısına varıncaya kadar hiçbir şey boşa gitmemektedir. Bazen emeklerim zayi oldu deriz bazen iflas ettik deriz aslında kaybettiğimizi sandığımız her şey bize başka bir surette geri dönecektir. Çünkü her şeyin kendine göre bir enerjisi vardır. Bu enerji kimi zaman kinetik kimi zaman potansiyel enerjidir. Ama o enerji orada varlığını sürdürmektedir. İşte kaybettiğimizi sandığımız her şeyinde bir enerji boyutu olduğunu ve boşa yaşanmadığını bilmeliyiz. Toprağın altındaki En ufak bir karıncadan tutalım, Satürn gezegenindeki bir taş parçasına kadar hiç bir şey lüzumsuz abes ve boşu boşuna değildir. Aşk mevzusuna geri dönecek olursak, hiç bir yaşanmışlık ve duygu boş ve anlamsız değil ise aşk gibi önemli bir duygu ve inanç boşa gitmiş olabilir mi? O elbet bir gün tezahür edecektir. Tıpkı bir cismin bazen katı bazen sıvı bazen gaz halinde olması gibi. Her ne kadar gaz halindeyken cisimleri göremesek bile orada olması gibi o yine oradadır. Yeter ki sabırlı olalım unutmayalım ki her gelecek olan yakındır.
Yolda giderken arkadaşıma, "Seni sevmeyen birini sevmek çok saçma, asla birine platonik aşık olmam," demiştim, yıllar önceydi, çok zaman önce. O zaman bulanık geliyordu bana o sevgi, hep