İleri mi atılmalıydı, yoksa olduğu yerde mi kalmalıydı? Bu soru, Oblomov için Hamlet'inkinden daha derindi. İleri atılmak; ropdöşambrını yalnız omuzlarından değil, zihninden ve ruhundan atmak, tozları ve örümcek ağlarını yalnız duvarlardan değil, gözlerinden de silmek, dünyayı yeniden görmek demekti.
Organizasyonunuza gelince, gelecek on yıl içinde onu dönüştürme hırsınız olmalı ki, böylece on yıl sonra çalışanlarınız geriye dönüp baktıklarında kafalarını pişmanlıkla sallayıp birbirlerine şöyle desinler: “Bir zamanlar işleri öyle yaptığımıza inanamıyorum. Deli falandık herhalde.”