Korkunçtu ama hiç korkmuyordum.
Niye korkunç, bilmem, niye korkmam onu da bilmem.
Bildiğim birçok şey olduğunu bilerek fakat neyi bildiğimi bilmeyerek bakındım çevreme. Oraya aittim… ve değildim… her ikisinden de aynı derecede emindim…
Niye oradaydım ki?
Niye olmayaydım ki?
Doktor maddi acıların müthiş olduğunu söylüyordu ki bu bir gerçekti. Ama manevi acıları maddi acılardan daha da korkunçtu. Çektiği ıstırabın asıl sebebi de buydu.
Doğanın mantığı hoşuna gitmeyecek kadar korkunçtu. Bazı canlılara gösterilen merhametin diğerlerine zorbalık demek olması, onun uyum anlayışını sakatlıyordu. Büyüdükçe, küçükken hissettiği gibi kendini zamanın çeperinde bir noktada değil, merkezinde hissettiğinde bir tür ürpertiye kapılıyordu insan; bunu idrak etmişti.