sadece aldığımız keyfe göre severiz, arzularız, neşeleniriz ve umutlanırız; nefret etmek, korkmak ve kederlenmek de tamamen acıya bağlıdır. kısacası, tüm hırslarımız keyif ve acıya sebep olan şeyler tarafından şekillenir veya keyif ya da acı bir şekilde onlara bağlıdır. bu nedenle nefretimizi genelde bize acı veren şeye yönlendiririz çünkü onun bizde bıraktığı korku bitmeyen bir acıya yol açar. ancak bize iyiliği dokunan bir şeyi sürekli sevmeyiz çünkü onun bize verdiği keyif az önce bahsedilen şeyin verdiği acının yanında zayıf kalır ve ondan bize tekrar iyilik geleceğine dair umut beslemeye hazır değilizdir.
bununla beraber mesuttum. bütün bu şeylerin yokluğuna karşılık hayatı ve sokağı kazanmıştım. mevsimler, insanlar, hayvanlar, eşya en munis, en değişik yüzleriyle benimdi.
anadolu’nun fakirliğinde vaktiyle kendi hastalığı olan ve insanını asırlarca tahrip eden sıtmaya benzer bir şey vardır. tadanlar bilir ki hiçbir lezzet sıtma üşümesi ile yarışamaz.