Herkesin kabul ettiği gibi insanın elindekinden daha fazlasını istemesi son derece doğaldır. İnsanoğlu, bundan başarılı olduğunda lanetlenmek yerine takdir edilir. Fakat bunu gerçekleştirecek kabiliyetten yoksun oldukları halde, her şeye rağmen, bunu elde etmeye çalışırlarsa hatalarından dolayı lanetlenmeyi hak ederler.
Sufiler, mutlulukta takılı kalmayı eksiklik saymışlar, mutluluk kavramını yaşamın temel gayesi olarak ele almayı anlamsız bulmuşlardır. Onlara göre mutluluk hallerden ancak bir haldir. O bütün hallerin gelip dayandığı en iyi ve nihai hal değildir. Ondan da geçmek, daha farklı hallere ve makamlara ulaşmak icap eder ki manevi yolculuk devam edebilsin.