Herkese merhaba,Denis Diderot’un Rahibe isimli eserinden bahsetmek istiyorum. Dinin ve aristokrasinin hegomanyasını reddetmesiyle yaklaşmakta olan Fransız İhtilali'nin fikri yapısına katkı koymuş olan Denis Diderot,dan şahane bir romantik roman.Ortaçağ artığı manastır yaşamında rastlanan çirkinlikleri bütün açıklığı ile bize aktarmış. Manastırların iç yüzünü cesurca anlatmış yazar. Din adamı deyince mükemmel ahlaklı insanlar hayal ederiz ancak işin özü hiç de öyle değildir. Dinli ya da dinsiz ahlak başka bir meziyettir.
Gördüğüm en cesurca yazılmış kitaplardan biri.Yazar hristiyanlığı ağır bir dille eleştirmiş.Yazarın değindiği dinsel çarpıklıkların günümüze kadar gelmesi ve devam etmesi, kitabın çağını aştığının ve aşacağının göstergesidir bence.Üslubun çok akıcı olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.Bu kitabı okuduğunuzda hem hristiyanlık hakkında birçokşey öğreneceksiniz hem de bir rahibenin dramını yaşayacaksınız.
İnsan toplum yaşamı için yaratılmıştır. Onu öteki insanlardan ayırın, yalnız bırakın, düşünceleri karmakarışık olmaya, karakteri bozulmaya başlar. Kalbinde binlerce gülünç ilgi belirir, kafasında acayip düşünceler filizlenir, tıpkı boş bir tarladaki dikenler gibi... Bir adamı ormanda bırakın, yabani olur. Bir manastırda ise gereksinme düşüncesi, kölelik düşüncesi ile birleşerek insanı daha köleleştirir. Bir ormandan çıkılır, manastırdan çıkılmaz.
Söylediklerim manastırdaki özgürlükle ilgili değil Darkreader_ İnsan toplum yaşamı için yaratılmış... bilemedem ... ama hepimiz toplumun içinde mecbur doğuyoruz o kesin, başka şansımız yok, dünya kalabalık bir yer :)
Öleceğinize inanır mısınız? Evet, insanoğlu ölümlüdür, ben bir insanım: buradan... Hayır, o değil: bildiğinizi biliyorum. Bense şunu soruyorum: bu sayfayı tutan parmakların günün birinde sararıp, buz gibi olacağına inandınız mı, kesinlikle inandınız mı, aklınızla değil de vücudunuzla inandınız mı, hissettiniz mi?
Hayır: kesinlikle inanmıyorsunuz ve bu yüzden bugüne kadar da onuncu kattan kaldırıma atmadınız kendinizi, bu yüzden hâlâ yiyorsunuz, sayfayı çeviriyorsunuz, tıraş oluyorsunuz, gülümsüyorsunuz, yazıyorsunuz...