Eğer çevrenizde kırıcı bir olarak tanınıyorsanız güzel ahlâkı ihmal ediyorsunuzdur. Randevularına geç gelen biri olarak tanınıyorsanız, söze sadakati ihmal ediyorsunuzdur. Dostlarını arayıp sormayan biri olarak tarif ediliyorsanız, vefayı ihmal ediyorsunuzdur.
Eşiniz ve çocuklarınız tarafından sürekli eleştiriliyorsanız, ailenizi ihmal ediyorsunuzdur. Kimse size vazife vermiyor, verdiği zamanda bir türlü rahat etmiyorsa, görevlerinizi ihmal ediyorsunuzdur. Kalbiniz sürekli huzursuzsa, gözünüz harama, diliniz gıybete meylediyorsa, işlerinizden ve amellerinizden tat alamıyorsanız ibadetlerinizi ihmal ediyorsunuzdur.
İki kelimeyi bir araya getirip konuşamıyorsanız, kendi davanızı bile anlatmaktan aciz kalıyorsanız, okumayı ihmal ediyorsunuzdur. Yorgunluk, bıkkınlık ve halsizlik yaşıyorsanız kendinizi ihmal ediyorsunuzdur. İhmalkârlığın çözümü ise planlı yaşamaktır.
“En iyi anti-depresan insanlara hizmet etmektir,
eğer depresyondaysanız kendinizle ilgilenmekten vazgeçin ve hizmet edebileceğiniz birilerini bulun.
Allah, sizi ona götürecek bir dünya yarattı.”
''Söylenen her söz binamıza yeni bir tuğla ekler. Bu yüzden ağzımızdan kaçmamalı kelimeler. Onlar bizim mahkumlarımızdır; izin verdiğimizde çıkmalılar dışarıya. Publis Syrus ne kadar haklı: “Konuştuğuma çok kere pişman oldum. Fakat sustuğuma asla!''