1. Karamazov Kardeşler | Fyodor Dostoyevski
2. Yeraltından Notlar | Fyodor Dostoyevski
3. Savaş ve Barış | Lev Nikolayeviç Tolstoy
4. Kroyçer Sonat | Lev Nikolayeviç Tolstoy
5. Madam Bovary | Gustave Flaubert
6. Aşk Üzerine | Stendhal
7. Kayıp Zamanın İzinde | Marcel Proust
8. Körleşme | Elias Canetti
9. Bulantı | Jean Paul Sartre
10. Yabancı | Albert Camus
11. Sisifos Söyleni | Albert Camus
12. Gazap Üzümleri | John Steinbeck
13. Şato ve Dava | Franz Kafka
14. Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar | Stefan Zweig
15. Böyle Buyurdu Zerdüşt | Friedrich Nietzsche
16. İnce Memed | Yaşar Kemal
17. Kurt Kanunu | Kemal Tahir
18. Buddenbrooklar – Bir Ailenin Çöküşü | Thomas Mann
19. Nietzsche Ağladığında | Irvin D. Yalom
20. Kolera Günlerinde Aşk | Gabriel García Márquez
21. Büyücü | John Fowles
22. Büyülü Dağ | Thomas Mann
23. Uğultulu Tepeler | Emily Brontë
24. Ulysses | James Joyce
25. Mrs. Dalloway | Virginia Woolf
26. Niteliksiz Adam | Robert Musil
27. Lolita | Vladimir Nabokov
28. Sebastian Knight’ın Gerçek Yaşamı | Vladimir Nabokov
29. Zorba | Nikos Kazancakis
30. Genç Werther’in Acıları | Johann Wolfgang von Goethe
Bu aralar yükselişte olan Kalp Çarpıntısı’nı ben de okumuştum ve son olan olaylar nedeniyle inceleme yazma gereği duydum. (Sırf baş karakterlerin yönelimleri nedeniyle birçok yerde satıştan kaldırıldığı söyleniyor.) Elbette incelemeyi yazmadan önce diğer yorumları okudum. Yapılan eleştirilerin neredeyse hepsi birbirine benziyordu. Tek tek hepsini ele alamam ama bu konu hakkında kendi düşüncelerimi belirtebilirim. (Yakında bu hakkımı da elimden alacaklar gibi hissediyorum. Hadi hayırlısı…)
Öncelikle bu kitap bir ‘çizgi roman’. Doğal olarak sayfaların çoğu çizimler, boşluklar ve o çizimleri anlaşılır kılan az sayıda cümle ile dolu. Bu yüzden de bu kitabı 30 dakikadan daha uzun bir sürede okuyan varsa şaşırırım. Çizgi romanların olayı hızlı ve kolay tüketilebilmeleri değil mi zaten? Bu kolaylık daha fazla mürekkebe ve sayfaya ihtiyaç duyduğu için fiyatı biraz tuzlu. Bunların hepsi olağan şeyler, bu noktalardan eleştirilmesi bana garip geldi.
Kurgusunu eleştirmeden önce bir şeyi açıklığa kavuşturalım. Aşk aşktır. NOKTA. Bir başkasının tercihlerini, suç teşkil etmediği sürece, sohbetlerimin konusu haline getirmem. BL veya gay çiftin aşk hikayesi gibi etiketlerin kullanımına ise gıcık oluyorum. Bir kadın ve erkeğin ilişkisini anlatan kitapları tanımlarken BG ya da hetero bir aşk hikayesi denmiyor sonuçta. Bildiğin aşk hikayesi işte!
Ben bu çizgi romanı bayıla bayıla okudum. Hemen bitmesin diye bazen bir kenara koymak istedim ama o kadar merak uyandırıcıydı ki kendime engel olamadım. Hemen bitti… Devam kitapları da tamamen çıktığında onları da alıp hemen bitireceğim maalesef. Okuyup okumama tercihiniz size kalmış ama okumadan yorum yapanlara sonsuza kadar sinir olacağım.
Kitapların toplatılma konusu ise bence oldukça yaralayıcı. Nazi Almanya’sı mı burası? Utanmayın