Onların sınıfında iyilik, düşük ücretlerle çok çalışmak ve daha kolay bir yaşam için kendini satmayı küçümsemek; varlığın çölüne bir küçük tutam mutluluk için telaşla istekli ve bitmez tükenmez didinmenin çirkinliği ile daha korkunç bir sefaletin kara çukuru arasında bir kumar olan geleceği, cesaretle karşılamakla ölçülebildiğine göre, iyiydiler.
Sayfa 44·Kitabı okuyor
Öğretime; keyfiyet değil, kemiyet değeri verildi. Çok sayıda mektep açmak, diploma dağıtmak yarışı, öğretimi cansız ve kansız bıraktı. İlim ideâli, kemiyyetçi halk eğitimine feda edildi. Mektepte kaydedilen bu kayıpların yanında hayat, ciddî ve çetin bir müsâbâka sahası olmaktan çıktı, bir kumar masası hâlini aldı; diploma, gence hayat sahnesinde verilecek yeri tâyin etmez oldu. Büyük diplomalarla sürünenlerin yanında, küçük diplomalarla hattâ onlarsız yüksek mevkilere çıkanların çoğalması; mektebin itibârını sarstı. Onu elde etmek için en değerli gençlik enerjisini harcayanların emeği küçümsendi. Sınıfta birinci olanın, hayatta sonuncu olması tabiî karşılandı. Cemiyet nizâmındaki adâletsizlik, mektebi gözlerde çok küçültmüş ve cemiyet hayatiyle mektep arasındaki en değerli münâsebeti felce uğratmıştır.
Eğitim
Reklam
"Ben hep sanırdım ki ruh arkadaşlarının sevgisi koşulsuz bir sevgidir, hiçbirşey onları ayıramaz." "Koşulsuz mu?” diye sordu. "Ben hiç nedensiz, zalim ve nefret dolu davransam, seni paspas gibi çiğnesem, beni sonsuza kadar sever miydin? Seni dövüp serseme çevirsem, çekip gitsem, günlerce dönmesem, sokakta gördüğüm her adamla yatsam, son kuruşumuzla kumar oynasam, eve sarhoş dönsem, beni yine de sever miydin?" "Böyle ifade edince ... sevgim sarsılırdı," dedim. İçimden, bize ne kadar tehdit yönelirse o kadar az severiz, diye düşündüm. "Çok ilginç. Birisini koşulsuz sevmek, onun kim olduğuna ve ne yaptığına aldırmamak demek. Koşulsuz sevgi... kayıtsızlıkla bir oluyor!"
Sayfa 171 - Arkadaş Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
"yaşam birinin ellerinde olduğu zaman. İnsan doğal bir kumarbaz ve hayat da oynayabileceği en büyük bahis. Bahis oranı ne kadar büyükse heyecan da o kadar artıyor.”
Sayfa 123·Kitabı okuyor
Alıntı
Ülkemize Kayyum 15 Temmuz Sivil Darbesi Sonrası Atandı
Kayyum 15 Temmuz sivil darbenin ardından ülkemize hukuksuz yöntemler ile atandı. Tüm yetkiler bir kişinin niyetine teslim edildi. O niyetin neye hizmet edeceğini kontrol eden tüm denetim ortadan kaldırıldı. Öteki kayyumlar ve kayyumdan şikayet edenlerde bu hukuksuz süreçlerin suç ortaklarıydı. 11 Eylül 2001 günü kur vurgunu ile bir gecede servetleri kadar servet vurgunu yapan holdingler hala baş tacı yapanlar bu soyguncu tefecilere kayyum atayıp bu hakkı haklı gerekçelerle geri almak yerine, iz kaybettirmek için mi tavuk üreticilerine kayyumun atıyorlar. O holdingin biri akaryakıt sektöründe hem toptancı hem de perakendeci olarak çift dikiş kazançlar sağlıyor. Buna neden göz yumuyorlar? Bir toplum düşünün kumarın kendisi yasal olsa bile suç olduğu halde kumar kayıtdışı kumar oynatılmış. Bankacılık karşılığı olan ekonomik değerlerin saklama ve takas sistemi olmasına rağmen karşılıksız para basarak karşılığı olan satın alma gücü paranın ticaretini yasal tefecilik ile faize karşıyız adı altında dini siyasete alet ederek korudular. Serbest piyasa ekonomisi serbest soygun ahlaksızlığıdır. Yabancı para getirip parayla para kazanan sıcak para borsası ekonomisine yatırım demenin bir ahlakı yoktur. Fabrika açanlar aynı zamanda bu sıcak paranın sahipleridir. Halka arz toplumu ağa düşüren ve maliyetsiz soyguncu sermayeye toplumu kazanç elde edeceksiniz adı altında maliyetsiz kredi verilmesini sağlayan bir sistemdir. Anadolu gibi doğal fabrikası olan bir ulusun yabancı para ve yatırıma ihtiyacı yoktur. Beyin gücü ile gençleri kaybeden bir yönetim anlayışı ancak bu kadar büyük bir soygunu yönetebilir. Küresel soyguncu tefecileri ve yerli işbirlikçi kodaman tefecileri siyasi destekçileri ile birlikte rahatsız eden budur. Tavuk üreticilerine toptan kayyum atamak farklı
Hayata Dair
“…Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim.”
Reklam
Reklam