nv.

nv.
@kuruincirli
𝒒𝒖𝒊 𝒂𝒎𝒂𝒕 𝒏𝒐𝒏 𝒍𝒂𝒃𝒐𝒓𝒂𝒕
Pal sokağı çocukları
10/10
·235 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2025 00:00
Pal Sokağı Çocukları... Bir çocuk kitabından çok daha fazlası. Kitabımız Budapeşte'de, Pal Sokağı'nda geçiyor. Herkesin gözdesi olan Arsa'nın başka ellere düşmemesi için verilen mücadeleyi okuyoruz. Parkta kendilerine yeterince oynayacak alan bulamayan Kırmızı Gömlekliler, Pal Sokağı Çocukları'nı Arsa'dan kovmak ister. Bu süreçte de çocukların birbirlerine karşı olan davranışlarını, aralarındaki askeri sisteme nasıl dikkatli bir şekilde tabii olduklarını ve cesurluğun boy ve güçle alakası olmadığını görüyoruz. Başrolümüz Nemescek Pal Sokağı Çocukları'nın en küçükleridir. Sarışın ufacık, tefecik bir çocuktur. Başlarda herkes tarafından itilip kakılan bu çocuk, Kırmızı Gömlekliler onlara savaş ilan ettikten sonra Arsa için canı pahasına elinden ne gelirse yapar. Arsa kalır ama Nemescek bu savaşta çok yorgun düşer. Hayata tutunamaz. Açıkçası kitabı ilk okumaya başladığımda böyle bir son beklemiyordum, herhalde kitabın sonunda iki grup barışır ve Arsa'da hepsi beraber oynar diye düşünüyordum. Öyle olmadı. İhanet, fedakarlık, pişmanlık, cesaret, hüzün... Pek çok duygu barındırıyor bu kitap. Beni kitapta etkileyen noktaları anlatmak istiyorum şimdi. Öncelikle çocuklar her ne kadar birbirleriyle düşman olsalar da herkes onurlu davranmak için üstün bir çaba gösteriyor. Dışarıdan bakan biri 'çocuklara bak askercilik oynuyor' diyebilir ama onların kendi içinde bu asla öyle 'oyun' denebilecek bir mesele değildir. Her iki grubun başkanı da son derece efendi ve etik kurallara uyan insanlar. O yüzden düşman taraf olmasına rağmen Feri Ats gerçekten örnek bir karakterdir, Boka da öyle. Diğeri ise ölmeden önce Arsa'yı görmek için çırpınan Nemescek'in bu isteğinin yerine getirilememesi ve o öldükten bir gün sonra Arsa'nın oyuna kapatılması ve inşaata başlanması. Bu kısım benim için
Düşünce
Pal Sokağı ÇocuklarıFerenc Molnar · Yapı Kredi Yayınları · 202536,2bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İyi Bir Anne Olamadım Sana
7/10
·214 syf.··
2025 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2025 00:00
Bu incelemenin başlığı kitaptan bir alıntı ve bu cümleye bakarsanız eğer 214 sayfanın özetini pekala anlayabilirsiniz. Uçurumlar Pilar Quintana tarafından yazılmış Havva Mutlu tarafından da çevirilmiş bir eser. Hikaye Kolombiya'da geçiyor, bir durum hikayesi denilebilir diye düşünüyorum. Annesi ile aynı ismi taşıyan Claudia'nın ağzından dinliyoruz her şeyi, bu açıkçası okurken bana baya zevk veren şeylerden biri oldu çünkü cidden sekiz yaşında bir kız çocuğunun günlüğünü okuyor gibiydim. Roman çok içimizden, ama bir o kadar merak uyandırıcı. Kitabı 4 günde okudum ama elimden bırakırken çok zorlandığımı söyleyebilirim. Sürekli 'peki şimdi ne olacak' diye düşünüp duruyordum halbuki bu pek de olaylı bir roman sayılmaz. Kitabın sonuna geldiğimizde avucumuzda minik bir yaşanmışlıklarla kalıyoruz. Mesela Claudia'nın annesini depresyona sokan o telefon konuşmasında neler söylendi? Karşıdaki kişi kimdi? Gonzalo muydu? Peki Gonzalo'ya ne oldu? Bunların hiçbirini öğrenemeden, ormanın derinliklerine bırakarak ayrılıyoruz kitapla. Beni garip bir şekilde okurken çok huzurlu hissettiren bir kitaptı. Uzun süredir ağır romanlar okuyorsanız eğer araya nefes niteliğinde sıkıştırabilecek müthiş bir roman.
İnceleme
UçurumlarPilar Quintana · Can Yayınları · 2024466 okunma
Asil Yaşayan Adil Ölür
9/10
·213 syf.··
Beğendi
·
2025 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 17 Nisan 2025 17:12
Asil mi? Hasil mi? Adil mi? Hangisiydi azledilen? Hangisinin geçmişi veya şimdisi gerçekti? Okuduklarımız kimin hayal dünyası ya da boyutuydu? Meydanda dövülerek öldürülen kimdi? Uzun zaman sonra roman okumaya Hakan Günday 'ın Azil kitabıyla döndüm. Tesadüf müydü bu kitabı almam, yoksa kader çizgimde altın harflerle çoktan yazdırmış mıydı adını bilinmez. Sadece öylesine mutluyum ki bu kitabı okuduğum için hiç anlamadığım Asil'i çoktan özlemeye başladım. Onun zaten anlaşılmasına gerek yoktu, Asil zaten anlaşılmamanın getirdiği özgürlükle hareketlerini sınırlamayan biriydi. Asil zaten hareketlerini sınırlayabilecek kadar Ben'liğinde değildi. Onun boyutlarında, zihin yanılsamalarında gezmek, daha yeni yaşananların hangisi gerçekti diye kafa patlatmak, bunu nasıl yaptı diye düşünürken aslında Asil'in bambaşka gerçeklikler yaşıyor oluşu bemi mest etti. Sarhoş değildim ama Asil'i takip ederken uçuyor gibiydim. Gerçeğe bu kadar düşkün olduğumuz bu zamanlarda Asil'in yaşadıklarını çözümleyebilmeye çalışmak insana diğer bildiğim her şeyde böylesine boyutlu mu diye düşündürmüyor değil. Asil iyi biri miydi, kötü biri miydi bilmiyorum. Onda tuhaf olan neydi onu da tam olarak açıklayamam. Belki de onun ruhuyla sarılmış Yahya bir gün bize neler olduğunu açıklar. Bu kitap herkese göre, net okuyun bayılacaksınız diyemiyorum. Öyle bir kitap ki kaybolmayı göze alıyorsanız, kitabı elinize alabilirsiniz.
Edebiyat
AzilHakan Günday · Doğan Kitap · 202411,3bin okunma
İnsanlığını Yitirdi
7/10
·128 syf.··
2024 9. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Ekim 2024 16:47
Daha önce hiç Japon edebiyatına ait bir kitap okumadığımdan açıkçası bu kitap başlangıç için biraz sert ve anlaşılmaz oldu benim adıma. Gerçekten son söz sayesinde tüm taşlar tam olarak yerine oturmuş gibi hissettim. Ben Roman... Daha önce okumadığım, tatmadığım türden bir kitaptı benim için. Kitabın kendim için neler ifade ederken yazarın belirttiği Yozo karakterini ele alarak anlatmamayı tercih edeceğim, çünkü ben türün adını bilmesem bile Şuci Tsuşima'yı (Osamu Dazai) hayal ederek okudum hep. Belki de kitabı okumadan önce yazarın intihar etmeden önce tamamladığı son kitap olduğu bilgisi ile böyle hissettim. Bilemiyorum. Aslında depresif kitaplara karşı daha bir ilgiliyimdir, garip bir şekilde onların içinde daha fazla anlam ve edebiyat barındırdığını düşünürüm. Ama son aylarda hiç böyle bir kitapla karşı karşıya bırakmamıştım kendimi, okuduğum süre boyunca sayfalar ilerlerken sanki Şuci'de peşinden sürükledi beni. Kitabı 'okusam da bitti diyebilsem' diyerekten okudum yalan söyleyemeyeceğim, öyle bir ağırlık bindirdi üstüme. Eminim bu kitabı lise yıllarımda okusaydım en sevdiğim kitaplar arasına şüphesiz yerleştirirdim. Kitapla alakalı karakter böyle böyle, şöyle şöyle yapmış; etmiş diyemeyeceğim. Çünkü gerçekten bir romandan çok bir günlük okuyordum. Birileri Tokyo'da gerçekten yaşamıştı bunları. Ve garip bir şekilde bu kitaba herhangi bir yorum hakkım bulunmuyormuş gibi hissediyorum. 'Keşke Yozo şunu yapmasaymış, onunla konuşmasaymış, gitmeseymiş, kullanmasaymış... vb.' gibi şeyler demek kulağıma saçma geliyor bu seferlik. Bir kaderin acımasız yazgısını yazılı halde okuyor gibiydim. Sanki Şuci'yi anlar ve görür gibiydim. Onu suçlamak ya da yüceltmek gelmiyor içimden. Sadece 'susmak' gerekir diye düşünüyorum. Susmak ve onu sessizce anmak. Kitabın üzerimde etki
Felsefe-Düşünce
İnsanlığımı YitirirkenOsamu Dazai · İthaki Yayınları · 202560,3bin okunma
Farklı İki Hayat
7/10
·254 syf.··
2024 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2024 23:58
7/10 Sabahattin Ali 'nin yarım bıraktığım kitaplarını saymazsak bu ona ait bitirdiğim ilk kitap ve okurken beni pek çok duygudan başka bir duyguya sürükleyen bir kitap. Başlarda her şeye rağmen çok güzel ilerleyen bir ilişkiye sahip olan Ömer ve Macide zaman geçtikçe aralarındaki farkları daha fazla görmezden gelemezler, daha doğrusu o farklılıklar zaten hiçbir zaman ortadan yok edilememiştir. Ne birbirlerini törpüleyip birbirine kalıp gibi oturan iki insan olabilmişlerdi, ne de her şeyi kabul ederek birbirlerinden ayrılmaya düzgünce xesaret edebilen. Ömer'e de Macide'ye de kızdığım çok yer oldu. Birbirlerini sevdikleri belliydi ama duygularına sadık olduklarını söyleyemem. Bu sevgi bana göre bir minnet sevgisiydi çünkü ikiside birbirlerinin hayatında en zor anlarında radtlamışlardı ve bir nevi birbirlerine kurtarıcı görevi görüyorlardı. Bu yüzden minnet duygusu azaldıkça gerçeklerde yağ gibi yükseldi yüzeye. Sonu tahmin edilemez bir hikaye değil, tabii kitabın başından bunu anlayamayız ama hikaye ilerledikçe nereye bağlanacağını az çok kestirebiliyor insan. Başlarına gelecek olursam da eğer gerçekten çok tatlı bir aşk hikayesi okuduğumu reddemeyeceğim. Belki de ikisine kitap sonlarında bu yüzden çok sinirlendim, belki de birbirlerine olan sevgileri bana da geçtiği için ve hep öyle mesut kalmalarını istediğim içindi. Güzeldi. Bazen fazla betimlemeler insanı illallah ettirse de yine de tekrar okumak isteyebileceğim kitaplar arasında kendisine yer edindiği kesin. İçimizdeki Şeytan
Edebiyat
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma